|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yönetici seviyesinde olanlar yine de resmi görüşlerle durumu kurtarıyorlardı ama, dün hangi milletvekiline "ne oluyor?" diye sorulsa hepsinin ağzından keyifsiz bir, "Artık kesin. Seçime gidiyoruz galiba..." cümlesi dökülüyordu. Ardından bir, "lanet olsun" demedikleri kalıyordu. Milletvekillerinin çoğu seçimi istemiyor çünkü, hepsinin zihninde "her seçimde TBMM'nin ortalama yüzde 70'i yenileniyor" istatistiği var ve bu korkunç rakam uykuları kaçırmaya yetiyor. Gerçi, birçoğu zamanında bile olsa seçime hep bu gözle bakıp kaçmaya çalışacaklardı ama 5 yıllığına seçilip 3,5 yıl sonunda kendi sözleşmesini kendi eliyle feshetmek de akıl kârı sayılmaz doğrusu! Liderlerin statükolarını koruma çabalarının ceremesini her defasında erken seçimlerle koltuklarını kaybeden vekiller ödüyor. Yine de bu işin iyi bir tarafı var... Hiç olmazsa, kimse çıkıp da seçilmişlerin koltuğa yapıştığını iddia edemez. Meclis'in seçim periyotları, böyle olmadığının açık örneğidir. Önceki Meclis, 3 yıl 3 ayda, şimdiki ise 3,5 yılda kepenkleri kendi üzerine kapattı. 5 yılı dolduran Meclis ise, zaten yok...
Beklenen haber..
Şimdi takvimin son gününe gelindi. Meclis'te böyle günler çok oldu. Yani erken seçim kararı ve onun perde arkasında onlarca senaryonun uçuştuğu zamanlar. Geçen dönem büyük gürültü koparan bir Küskünler Hareketi vardı sonuç alınamadı, öncekinde yine anti-seçim bloku oluşmuştu. İlk kez bu kadar sakin ve DSP'nin itirazını saymazsak neredeyse muhalefetsiz bir erken seçim süreci işliyor. Bu da akıllara, "acaba gürültü ne zaman kopacak" sorusunu getiriyor. Bugünkü oylama öncesine kadar herkes, altındaki sandalyenin tekmelenmesini bekleyen idam mahkumu gibi, bir umutla "infazı durdurun" sesini bekleyecek. Aslında bu ses epeyidir ANAP lideri Mesut Yılmaz'dan bekleniyordu. 3 Kasım tarihinin zikredildiği günden itibaren denge politikası izleyen ve seçimi istemediği halde istiyormuş gibi yaparak, hiç olmazsa "seçimden kaçan taraf" görüntüsü vermeyen Yılmaz, kendisinden atraksiyon bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattı. Yılmaz, değil seçimi engellemek, Ecevit'in neredeyse yalvar-yakar "seçimi erteleyelim" çağrısına da kulak tıkayarak "meşru kaçış planı"na da engel oldu. Herkes ANAP'ın yapılacak seçimlerde baraj altında kalma ihtimali yüksekken Yılmaz'ın neden böyle davrandığını anlamaya çalışıyor. Cevabı çok basit: Yılmaz, kendisini ANAP'ın barajı aşacağına inandırmış bulunuyor. Dahası, Yılmaz'ın seçime doğru şaşırtıcı hamleler hazırladığı da söyleniyor. Seçim kaçınılmaz olunca sadece ANAP değil diğer partiler de yarış için kolları sıvamaya başladılar. Bu saatten sonra, ittifaklar başta olmak üzere baraj tehlikesinden uzak durmak için bütün yollar denenecek.
Ama, fakat, lakin..
Kim ne derse desin Türkiye bu seçimlere MHP'nin turnayı gözünden vurduğu kendince başarılı bir siyaset hamlesinin sonunda gidiyor. MHP, hem sandığı halkın önüne getiren, hem de Türkiye'nin Avrupa Birliği yolunu tıkayarak; yani Öcalan'ın idamdan kurtulmasını, yani Kürtçe'nin serbest bırakılmasını önleyerek kendi tabanına karşı söyleyecek epeyi söz biriktirmiş oldu. Ankara'daki havadan anlaşılan, bu saatten sonra Meclis'ten işe yarayacak hacimde bir AB yasaları külliyatı çıkarılması mümkün görünmediğidir. Seçim kararını alan vekiller doğal olarak seçim bölgelerine dağılacaklar ve kimse siyasi sonucunun ne olacağı belli olmayan, "Apo ve Kürtçe" bahsinde risk almak istemeyecektir. Sadece MHP değil, hemen hemen her partinin AB yasaları konusunda farklı çekinceleri ve her ayrı yasa için, "Kabul ama..." ile başlayan itirazları var. Yılmaz bu durumu dünkü konuşmasında, "hem evet hem de hayır diyen, havetçiler var" diyerek dile getirdi. Yine de bu seçimler AB yanlıları ile karşıtları arasında bir söylem çatışmasına dönüşecek ama görünen o ki, karşıtlar göğüslerini gere gere, "vatanı bölünmekten kurtardık" diyebilecekken yanlılar, "oy verin ülkeyi AB'ye sokalım" gibi belirsiz bir politik hedefle iktifa etmek zorunda kalacaklar. İlk raundun galibi MHP'dir. Zaten, bu süreçte şaşırtıcı olan, seçimlerin erkene alınması değil, MHP takviminin sorgusuz sualsiz kabul edilmesiydi.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |