|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hangi ANAP başarılı?
ANAP lideri Yılmaz'ın, "Türkiye'nin son 20 yılındaki tüm hizmetlerde ANAP imzası var" sözleri, "Özal'ın ANAP'ı ne hale geldi" sorularına neden oldu.
Başbakan Yardımcısı ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın grup toplantısında "Türkiye'nin son yirmi yılında yapılan bütün hizmetlerde ANAP'ın imzası var. Vicdan sahibi olan herkes bunu kabul eder" şeklinde açıklaması Turgut Özal'ı sevenleri kızdırdı. "Yılmaz doğru söylüyor; ama kendisinin başkanlığındaki ANAP, Özal'ın ANAP'ı olmaktan çıktı. Yılmazlı ANAP her seçimde küçüldü, eridi" diyen Özal'ın sevenleri, "Barajı aşamayayacağını anlayan Yılmaz, Özallı ANAP'ı gündeme getiriyor. Oysa Özal, Yılmaz'ın ANAP'ı mahvettiğini görünce, Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrılarak ikinci büyük değişim projesini uygulamak üzere yeni bir parti kuracaktı. Ama ömrü vefa etmedi" dediler. 20 Mayıs 1983'de merhum Turgut Özal tarafından kurulan ve iki defa tek başına seçim kazanan ANAP, bugün "barajın altında" görünüm veriyor. 10 yıldır Mesut Yılmaz'ın kontrolünde olan partinin oyları kamuoyu yoklamalarına göre yüzde 6 seviyesinde. ÖZAL'IN GENİŞ UFKU
Turgut Özal, ANAP'ı 1983'de yüzde 42, 1987'de ise yüzde 36 oy ile iki kez tek başına iktidara taşıdı. Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na kişisel başvuru hakkı tanındı. Vatandaşların ana dillerini serbestçe konuşabilmesi sağlandı. TCK'nın 141, 142 ve 163. maddeleri kaldırıldı. Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu değiştirildi, Türkiye dünyanın en rahat kambiyo rejimine kavuştu. 1980-1988 döneminde dünyada ihracat % 40 artarken, Türkiye'de % 300 arttı. 1980 yılı ihracatımız 2,9 milyar dolar iken 1988 yılı ihracatımız 11,6 milyar dolar oldu. 1983'de 420 milyon dolar olan turizm geliri, 1990'da 3,2 milyar dolara yükseldi. 1983'de 1,2 milyar dolar olan döviz rezervi 1991'de 12 milyar dolara yükseldi. Sermaye piyasası kuruldu, faizler serbest bırakıldı, vergi sistemi modernleştirildi. Aşırı gümrük hadleri makul nisbetlere indirildi. Yurt dışına çıkışlar serbest hale getirildi. İthali yasak olan mallar mecburi bir kaç mala indirildi. Toplu Konut ve Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Fonu gibi alanlara kaynak sağlandı. Elektrik ithal etmek zorunda kalan Türkiye bol ve güvenilir elektrik enerjisine kavuşturuldu, bütün köy ve mezralara elektrik götürüldü. Türkiye'nin en büyük projesi olan GAP'a 8 milyar dolar harcandı, projenin en önemli ünitesi olan Atatürk Barajı 4 yılda tamamlandı. Otoyol yatırımlarında önemli hamleler yapıldı. Haberleşmede ileri bir seviyeye gelindi. 1983'te 1,5 milyon olan otomatik hat sayısı 9 milyona ulaştı, köyler telefona kavuşturuldu. Bilgisayar kullanımı yaygınlaştı, bilgisayar her alanda faydalanılan ve herkesin erişebildiği bir cihaz haline geldi. Toplu Konut Fonu kuruldu. Konut sorununa köklü çözüm getirildi. 1991 yılı itibarıyla Toplu Konut Fonundan desteklenen 500 bin konut tamamlandı. 800 bin hektar alan sulamaya açıldı, 57 baraj ve çok sayıda gölet inşaatı tamamlandı. Siyah beyaz televizyondan renkli televizyona geçildi. 1991'de ise özel TV kanalları ve yabancı yayınlar da izlenebilir hale geldi. Savunma sanayiinde önemli hamleler yapıldı. Savunma Sanayi Fonu kuruldu. Bugün Türkiye'de F-16 savaş uçakları, nakliye ve eğitim uçakları, zırhlı araçlar, roket motoru ve yakıtı üretildi. YILMAZ'IN KÜÇÜLEN ANAP'I
1991'de yapılan seçimde Yılmazlı ANAP'ın oyları yüzde 24'e, 1995 seçiminde ise oyları yüzde 19'a indi. 1999 seçimlerinde ise ancak yüzde 13 oy alabildi. 28 Şubat sürecinde 11 aylık Refah-Yol Hükümeti istifa edince, bu süreci destekleyen Yılmaz, DSP ve DTP ile hükümet kurdu ve Başbakan oldu. İmam-Hatip Liselerinin orta kısımları kapatıldı. Düşünce özgürlüğüne büyük darbeler vuruldu. ANAP'lı İçişleri Bakanı'nın görevde olduğu Türkiye'de kız çocukları başörtülü oldukları için okul bahçelerine dahi alınmadılar, coplandılar, sokaklarda kovalandılar. Türkbank ihalesinden dolayı Başbakan Mesut Yılmaz hakkında verilen gensoru önergesi, TBMM'de 314 oyla kabul edildi. Böylece Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Hükümet gensoruyla düşürülmüş oldu. Mavi Akım Projesi'yle ilgili olarak Hükümette görev almadığı halde Rusya'ya yaptığı gezi sırasında Gazprom Şirketi yöneticileriyle görüştüğü ortaya çıktı. Yılmaz'ın kardeşi işadamı Turgut Yılmaz hakkında da pek çok iddia ortaya atıldı. Yolsuzluk operasyonları yapan İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ı görevden azletti. Kurtköy Havaalanı İnşaatı, POAŞ'ın özelleştirilmesi, İzmit Körfez Geçişi İhalesi, SEKA'ya ait arazinin bedelsiz verilmesi, Telsim ve Turkcell sözleşmeleri, turizm alanlarının tahsisi ve Karadeniz Sahil Yolu projesi gibi pekçok konuda bazı bakanlarıyla birlikte hakkında soruşturma komisyonları kuruldu ve bunların bazılarında Yüce Divan'a sevkine karar verildi. 55. Hükümet döneminde kamu bankalarından milyarlarca dolar kredi hortumlandığı ortaya çıktı. Kamu bankalarının görev zararının en az yirmi milyar dolar olduğu anlaşıldı. ANAP'ın da ortak olduğu 57. Hükümet döneminde ortaya çıkan ekonomik krizler halkı yoksullaştırdı, üretimi durdurdu. 55. Hükümet döneminde gerçekleştirilen enerji ihaleleri kamuoyunda tartışılır hale geldi. Medya patronlarının enerji ihalelelerine girmesine imkan sağlayan RTÜK Kanunu'nun değiştirilmesinde ve yasalaşmasında adeta öncülük etti.
|
|
|
|
|
|
|
|