|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
'Yakın Tarih'te son perde
TRT'nin Yakın Tarih Üçlemesi'nin son ayağı olan Abdülhamit Düşerken adlı filmin çekimlerine başlandı. 1919 ve 1922 yılları arasını anlatan Kurtuluş ve 1922 ile 1938 arasında yaşananları hikaye eden Cumhuriyet'in ardından, yakın tarihe ışık tutan üçüncü film olan Abdülhamit Düşerken, TRT'nin "Edebiyat Uyarlamaları Projesi" kapsamında beyazperdeye aktarılıyor. Nihat Sırrı Örik'in aynı adlı romanından uyarlanan film, bir aşk hikayesi içinden yüzyıl öncesine bakıyor. Ziya Öztan'ın senaryosunu yazdığı ve yönettiği "Meşrutiyet-Abdülhamit Düşerken", II. Meşrutiyet'in ilanı, 31 Mart Olayları, Hareket Ordusu'nun bu olayları bastırması gibi yakın tarihin önemli olaylarını konu alırken, dönemin pekçok önemli simasını da 110 dakikalık bir filmle beyaz perdeye taşıyor. Aylar süren yapım hazırlıklarının devam ettiği projenin yapımcılığını Mustafa Şen ile Sinan Yaka üstleniyor. Yakın tarihin en çalkantılı dönemlerinden birini anlatma çabasındaki filmde, popüler isimlerin yanısıra TRT kökenli oyuncular da rol alıyor. Filmin 'cast'inde, Meltem Cumbul, Halil Ergün, Yılan Hikayesi'ndeki Memoli rolüyle tanınan Mehmet Ali Alabora ve babası Mustafa Alabora, Haluk Kurtoğlu, Müjdat Gezen, Engin Cezzar, Nur Sürer, Ceyda Düvenci ve İpek Tenolcay gibi isimler göze çarpıyor.
Karakoyunlu'dan siyaset yorumları
Seçim, ekonomi, Derviş derken...
SEYRİ ŞAHANE
Daha çok çıkar bunlardan! Bazı haber ve program sunucularının reyting yükseltmek için uydurma haberlerde konu mankeni olarak kullandıkları Yılmaz Durmuş adlı sahtekarın açıklamaları konuşuluyor medya camiasında bugünlerde. Önce Kanal 7 muhabiri Yüksel Evsen bulup ortaya çıkarmıştı onu. Konu, Türkiye'de medyanın dejenerasyonuna çok iyi bir örnek olduğu için ard arda dört gün boyunca yayınlanmıştı Kanal 7 Haber'de. Büyük tepkiler gelmesi gerekirdi ama nedense o günlerde hiçbir medya kuruluşu yer vermedi habere. Aradan neredeyse bir ay geçti. Bu defa Hürriyet ele aldı aynı konuyu. Biraz da kendi özel haberiymiş gibi. Üç gündür habere gelen tepkiler yer alıyor Hürriyet'te. Belki daha da devam edecek. Bu arada TV'cilerin reyting uğruna yaptıkları uydurma haberlere konu mankenliği yapmak için gazetecilerin peşinden ayrılmadığı ortaya çıkan Yılmaz Durmuş adlı itirafçı maymunu, göğsünü gere gere medyayı sorguluyor. Böyle gazetecilik mi olur diye... Dinime küfreden bari müselman olsa... Ortada bir sahtekarlık var ve bu sahtekarlıkta bir tarafta medya maymunu, diğer tarafta da habercilik yapıyoruz diye ortaya çıkan hokkabazlar... Bu tarz olaylarda her iki tarafa da yaptırım uygulanmadıkça daha çok itirafçı maymun ve hokkabaz haberci görür Türkiye...
|
|
|
|
|
|
|
|