T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
6 aylık bütçe sonuçları: İflasın ilanı

Türkiye Cumhuriyeti'nin bütçesi ve mali yapısı iflas etmiştir. 2002 yılının 6 aylık bütçe uygulama sonuçları da iflasın belgesidir.

2002 yılının ilk 6 ayında Maliye Bakanlığı sadece faiz ödemelerinin finansmanı için kaynak oluşturmaya çalışmış ve vergi idaresi, faiz sisteminin veznedarı durumuna düşmüştür.

Maliye Bakanı'nın, ekonomik programın en önemli unsurunun faiz dışı bütçe fazlası olduğunu ve bu hedefin tutacağını ifade ederek olumlu yorumlar üretmesinin izah edilebilir bir tarafı da bulunmamaktadır. Halbuki Maliye Bakanı, toplam vergi gelirlerinden daha fazla kaynağı faiz ödemelerine aktarmak durumunda kalmanın ve Devlet'in asli fonksiyonlarının finansmanı için kaynak oluşturamamanın altında ezilmesi ve bu gerçeği kamuoyu ile de paylaşması gerekirdi.

Bütçedeki iflasın göstergesi olarak iki rakam kullanılabilir. Birincisi, faizin toplam vergi gelirlerin oranıdır ki bu oran Haziran sonu itibariyle % 111.7'ye ulaşmıştır. Bu rakam tarihin en büyük rakamıdır. Aynı rakam 1996 yılında % 66.7, 1997 yılında % 48 olarak gerçekleşmişti.

Dikkate alınması gereken ikinci rakam ise bütçe açığındaki artış oranıdır. Bütçe açığı bir önceki yılın aynı dönemine göre % 120.5 oranında yükselmiştir.

HEDEFLER TUTMAYACAK

Haziran sonuçları, 2002 yılında faiz hedefi ile bütçe açığı hedefinin tutmayacağını açıkça göstermektedir. 2002 yılında 42.8 katrilyon liralık faiz ödemesi planlanmış, ancak, yılın ilk 6 ayında 28.4 katrilyon liralık faiz ödemesinde bulunulmuştur. Aynı eğilim devam ettiği varsayımı altında faiz ödemeleri 50 katrilyon lirayı aşacaktır.

Faiz ödemelerinde hedefin bir hayli üzerine çıkılması, kamunun borçlanma gereğini ve faiz oranlarını artıracak, bugün % 111 seviyesinde bulunan faiz-vergi geliri oranı % 120'yi aşacaktır. Bağlı olarak iç borç stoku, reel rakamlarla büyümeye devam edecektir.

2002 yılı bütçesi için öngörülen 26 katrilyon liralık bütçe açığı rakamının % 70'ine yılın ilk yarısında ulaşılmıştır. Faiz hedefindeki sapmanın paralelinde, bütçe açığı da hedefin üzerinde gerçekleşecektir.

Bugün, Türkiye'nin ekonomisine yön verenlerin kafalarındaki tek kaygı faiz ödemelerine kaynak bulabilmektir. Bir başka ifade ile hedeflenen faiz dışı fazlaya ulaşabilmektir. Faiz ödemelerinin % 80'i yaklaşık olarak 50.000 kişiyi ilgilendirmektedir. Bu açıdan bakıldığında, ekonomi kurmayları bütün mesailerini, 50.000 kişinin mutluluğu için kullanmaktadırlar.

2002 yılının 6 aylık bütçe sonuçları Dünya'nın en kötü ve en karanlık rakamlarına sahiptir. Hiçbir ülke böyle bir bütçeye sahip değildir. Arjantin de dahi, krizin başladığı dönemde bütçenin sadece % 20'si faiz ödemelerine aktarılıyordu. Bu oran 2002 bütçesinin ilk 6 ayında % 79.5 olarak gerçekleşmiştir.

Bu bir iflas bütçesidir. İflasın ilanıdır.

Bugün halen, 1998 yılından beri yapılmaya çalışıldığı gibi, faiz dışı fazla yoluyla kamunun borçlanma gereği ve reel faiz oranlarını düşürmeye çalışmanın ne kadar ahmakça bir politika olduğu ne yazık ki bazıları tarafından anlaşılamamıştır. Bu politika iç ve dış borçları ve faiz ödemelerini çığ gibi büyütmenin ötesinde bir işe yaramamıştır ve bundan sonra da yaramayacaktır.

Yetersiz ekonomi bilgi ve deneyimi ile baskı altına alınmış kur ve aşırı değerli TL politikası uygulamayı savunanların, ülkemiz için büyük bir tehdit oluşturduklarının bilinmesi son derece önemlidir.


31 Temmuz 2002
Çarşamba
 
NURETTİN CANİKLİ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED