T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Böbrek ticaretine yoğun ilgi

Bir saatin bile uzun süre sayıldığı Türk siyasetindeki süratli değişimleri yazmak ve tahminlerde bulunmak kolay değil. Siyasi arenadaki fotoğraf iyice netleşinceye kadar bugünlerde siyasi konulardan uzak durmaya çalışıyorum.

Pazar günü yazdığım yazı da siyaset dışı bir yazıydı. Böbrek ticariyle ilgili bir tür uyarı yazısıydı.

Bu kadar ilgi çekeceğini doğrusu beklemiyordum.

Yıllardır internette dolaşıp duran benim elektronik posta hesabıma da gelen bir mesajı naklederek böbrek hırsızlarına dikkat çekmiştim.

Beklemediğim kadar müspet/menfi tepki aldım.

Mesela yurt dışından adının Mevlüt Kayar olduğunu yazan bir okuyucumuz, "Size gelen, gencin uyuşturularak böbreklerinin çalınması hikayesi bana iki yıl önce gelmişti ilk olarak. Bu kadar mantıksız bir hikayeye inandıkları için üzülüyordum arkadaşlarımın" diyor ve dostane ikazlarda bulunuyordu.

Bir başka okurumuz Murtaza Özdemir de "yazınızda anlatılan hikaye bir hoax (yani doğru değil). 1991 yılından beri internette dolaşan, milyonlarca kopyası sağa sola dağılan klasik bir hikaye. Bu hikaye doğru olmasa bile benzerlerine hatta daha kötülerine gerek bizim toplumumuzda gerek diğer ülkelerde çok sık rastlamak mümkün, bu açıdan kıssadan ders alma yönüyle önemli bir konu" diyor ve bu hikayenin hoax olduğuna dair kaynağın adresini de veriyor. Adını vermeyen bir başka okurumuz, "siz gazetecisiniz. İnternette chain letter aracılığıyla dolaşan böyle hikayeleri alıp haber gibi yazarsanız komik duruma düşersiniz. O mektup yıllardan beri dolaşır durur, bana bile e-mail kullanmaya başladığımdan (yaklaşık 6-7 yıl) beri en az on kez gelmiştir" diyerek bu mailleri kullanmamızın yanlış olduğunu ikaz ediyor.

Hakaret etmedikçe okurlarımın her türlü ikaz ve eleştirilerine açık olduğum için bu okurlarımıza da müteşekkirim.

Öte yandan benim Pazar günü yayınlanan yazım üzerine adının açıklanmasını istemeyen (adı bizde mahfuz) bir okurum da şunları söylüyor:

"Bugünkü yazınızı tüm okurlar için bilgilendirici ve özellikle uyarıcı olması açısından önemli buldum. Bu günün konusu olarak yer verdiğiniz özellikle böbrek hırsızlarının gerçekleştirdiği aldatma ve uyuşturma sonucu böbreklerini kaybeden insanların yaşadıkları acı olayları okurlarınızı hem bilgilendirip hem uyararak çok ama çok önemli güncel bir konuyu işlediğinizi ve birçok insanın başına gelebilecek kazayı önlediğinizi belirtmek istiyorum. Ben Avustralya'nın Melbourne şehrinde yaşamaktayım, sizin bugün konusunu işlediğiniz ve uyardığınız yazınıza benzer kısa bir uyarıcı e-mail bundan iki yıl önce bir arkadaşımdan almıştım ve Avustralya'da medyada benzeri olaylara çok sık rastlamıştık. Benim başımdan da benzeri bir olay geçtiği için sizin bugünkü uyarıcı yazınızı çok faydalı bulduğumu özellikle belirtmek istedim.

Ben ticaretle uğraşan biriyim. Bana kendini bir işadamı olarak tanıtan bir kişi, iş görüşmesi için bir otelin cafesinde iki gün sonrasına randevu vermişti fakat ertesi gün televizyon haberlerinde o kişinin polis tarafından elleri kelepçeli olarak yakalandığını ve birçok kişinin böbreklerinin çalınması olayının faili olduğunu görmüştüm.

Bu tip olaylar iki yıl kadar önce sık sık tekrarlandıkça Avustralya medyası bu konuda epey araştırmada bulunmuştu, fakat ne yazık ki bu olayların arkasında dünyada iki merkezde yoğunlaşan faaliyetlerin göze çarptığının belgelerini televizyondan izlemiştik. Bu iki merkezden birinin Amerika'da ve diğerinin de Türkiye'de ve İstanbul'da odaklaştığını izlemiştik. Hem Amerika'da ve hem de Türkiye'de elde edilen böbreklerin, böbrek hastası olan çoğunluğu İsrail'den gelen hastalara birkaç misli fiyatla ameliyat yapılarak nakledildiğine gizli kameralarla çekilen yüzlerce belgeselle şahit olmuştuk.."

Bu okuyucumuzun mesajında benzer yolların mafya ve fuhuş sektörü tarafından kullanıldığına dair uyarılar da var.

Daha ilginci geçen hafta Tayland'daki iş seyahatinden dönen bir dostum orada da benzer vakaların başladığını ve uyarıldıklarını söyleyince ben siyaset dışı sıradan bir yazı yazıp günü kurtarayım derken hayatın içinde hayati bir meseleyi gündeme getirdiğimin farkına varmış oldum.

Savaşlarda depremlerde organ mafyasının çalıştığını biliyorduk ama sanal âlemde kaldığını düşündüğümüz olayların gerçekleştiğini öğrenmek de son derece ürkütücü.

Aman kendinize mukayyet olun!


31 Temmuz 2002
Çarşamba
 
Resul Tosun
RESUL TOSUN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED