|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Siyasal İslam deyince, bütün dünyada Afganistan'dan Libya'ya dayatmacı yönetimler akla geliyor. Afganistan, Irak ve Libya'ya bakarak "Siyasal İslam öldü" deniliyor. Ortadoğu Ülkeleri"nin demokratik mekanızmayı işletmede başarısızlığa uğramalarının sorumluluğu İslam'a yüklendi. Oysa Afganistan ve Irak'ta başarısızlığa uğrayan "Demokratik" değil, "Dayatmacı" yönetim. Ölen "Siyasal İslam"dan önce "Dayatmacı İslam"dır. Bütün insanlığı kucaklayan İslam, tarih boyuncu değişime değil, dayatmacılığa karşı olmuştur. Müslümanlar tarih boyunca değişmeyen amaçlarla değişen araçlarla egemen olmayı bilmişlerdir. Onlar ekonomik, siyasal ve kültürel boyutlarıyla hayatın canlılığının sırrının, araçların değişimindeki hız ve yoğunlukta olduğunu görerek, her zaman dayatmanın karşısında yer almışlardır. Müslümanlar, zorla güzellik, zorla iyilik, zorla doğruluk olmayacağını iyi bilir. Demokratik İslam Ortadoğu'daki dayatmacı, baskıcı, ilkesiz ve hayatın dışındaki yönetimlerin korkulu rüyasıdır. Bu yüzden, İslam dünyasında Demokrasi ile İslam'ın çatıştığı iddia edilmiş. Batı dünyası da sürekli dayatmacı yönetimlere destek olmuştur. Cezayir, Mısır ve Türkiye'de olduğu gibi, Müslümanlar'ın demokratik mekanızmanın dışına itilmeye çalışmanın, yoksulluk ile yolsuzluğu da katlayarak artmıştır. Çünkü, demokratik mekanızmanın tahribiyle, pazar mekanızmasıyla birlikte sosyal mekanizma da işlemez hale gelir. Toplumun merkezinden İslam'ın değerleri sökülmeye çalışılırsa, dayatmacılar bütün kurum ve kuruluşları kuşatır. Dayatmacılığın egemen olduğu bir toplumda ekonomik, siyasal ve kültürel hayat bütünüyle canlılığını yitirir. Çünkü, hiçbir toplumda Kutsal değerlerin yeri ekonomik ya da siyasal doktrinlerle doldurulmaz. İslam'ın ekonomi, politika ve yönetime ilişkin yüzyılların imtihanından geçmiş ilkeleri vardır. Bunlar Demokrasi ve Pazar Ekonomisi için gerekli altyapıyı fazlasıyla sağlar. Çünkü Müslümanlar geçmişte kimseye haksızlık yapmadan herkese sağlanabilecek özgürlüğü, en geniş ve en ileri sınırlarına ulaştırmış. İslam kültüründe, hiçbir alanda dayatmacılığa kesinlikle yer yoktur. İslam dünyasındaki dayatmacı yönetimlerin en büyük ve en güçlü alternatifi "Demokratik İslam"dır. İslam dünyasındaki demokratik yönetimleri Batı ülkeleri bugüne kadar hiç destek olmadı. Sınırların, önemini yitirmesiyle, Batı dünyası, İslam dünyasındaki demokratik hareketlerin önemini kavradı. İslam dünyası, dünya ekonomisinin kalbidir. İslam dünyasında savaş olursa, Batı dünyasında barış olmaz. İslam dünyasına barış getirmenin yolu, güçlü ve sağlam bir demokrasiden geçer. Demokrasi Müslüman dünyasında "İsyan Hukuku"na yeni ve etkili bir yöntem getiriyor. Demokrasiyle Müslümanlar "oy"la yönetim ve yöneticileri değiştirme gücü kazanıyor. Demokrasilerde "oy"dan daha güçlü bir silah yoktur. Oy'una el konulan toplum kaynaklarına sahip olamaz.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |