|
|
|
Senaristler çağı başladı
Gani Müjde'nin "Tükenmez Kalem" yazı grubu ile profesyonel senaristliğe başlayan Mustafa Uğur Yağcıoğlu, artık filmlerin yıldızlarının yanında senaristlerinin de merak edildiğini söylüyor.
SEVDA ALKAN
Senaristler, televizyon kanallarının birbirleriyle yarıştığı dizilerin oluşmasında belki de en büyük paya sahip emekçiler. Gani Müjde'nin "Tükenmez Kalem" adlı yazı grubu ile profesyonel senaristliğe başlayan ve bu ekiple Ayrılsak da Beraberiz, İki Arada gibi yapımlara imza atıp Aşk Olsun dizisinin de senarıstliğini üstlenen Yağcıoğlu, dizi ve sinema sektörünün eskiye oranla çok değişip geliştiğini belirterek, "Halk artık dizi ya da sinema filmini izlerken acaba bunu kim yazdı diye merak ediyor" diyor. "Herkes Cüneyt Arkın, Tarık Akan dönemlerinde aktör ve artistlerin sanki filme girip orda aklına geleni söylüyormuş gibi düşünüyordu" diyen Yağcıoğlu şöyle devam ediyor: "Onların eline bir senaryo verildiğini ve sevilen artistlerin o senaryo dahilinde diyalog yaptığını biliyor herkes". Yağcıoğlu'na göre, sinema sektörürünün iyileşmesi ve iyi yapımların ortaya çıkması sektörü de geliştirdi. Filmlerin sadece bir iki doneye bağlı olmadığı biliniyor ve yönetmenler, senaristler ve hatta görüntü yönetmenleri de artık merak ediliyor.
Senarist
disiplinli olmalı
Bir dizi ya da sinema filminin senaryosu oluşturulurken öncelikle öykü üzerinde tartışılıp bir ortak noktaya varıldığını dile getiren Yağcıoğlu, en büyük niteliğin disiplinli çalışmada yattığını söylüyor. Senaryo tasarlandıktan sonra tredmanının yapıldığını anlatan Yağcıoğlu, "Karakterleri konuştururken, diyalogları yaparken karakterler gibi hissediyorum kendimi" diyor. Hayal gücünün gelişmiş olması gibi değişik alaşımların senaryonun çıkmasını sağladığını anlatan Yağcıoğlu, şu görüşleri dile getiriyor: "Senarist, duygusal olmalı, fırlama olmalı diye bir kalıba sokulamaz. En önemli nokta yetenek ve disiplindir. Haftalık bir dizi için 50-60 sayfalık bir senaryo yetiştirmeniz gerek, bunu sağlamak için de ne duygusal ne kıpır kıpır olmanız yetiyor. Çok disiplinli olmanız lazım. Bir iki gün hikayeyi düşünüyor sonra diyaloglar yazılması bir haftayı buluyor". Senaristliğin yaşı olmadığını söyleyen Yazıcıoğlu birçok genç ve yetenekli arkadaşının bu sektöre girmek çaba gösterdiğini de belirtiyor.
SEKTÖRDEN EKMEK YİYEN ARTTI
Senaristin başarısının televizyon piyasasında
reyting ile tanımlandığına değinen Yağcıoğlu, "Sektör genişledi, önceleri bu işi yapan birkaç kişi vardı. Şimdi zaten bu kadar çok dizi ve sinema filminin altından kalkacak bünye yok. Yönetmeninden, senaristine,kameramanına kadar ekmek yiyen sayısı arttı" diyor ve senaristlerin çoğalmasının sebebinin sektörün genişlemesi olduğu görüşünü ekliyor: "Sadece senaristlik değil, diğer görevlerde de üretim ve ihtiyaç arttı. Bunun sebebi tüketim, reklam ve sektörün genişlemesi. Yönetmenlerin de sayısı arttı, görüntü yönetmeninin de. Böyle bir bayrak teslimi oldu".
|
|
Sayın Cumhurbaşkanımız
OSMAN AKKUŞAK
Dergiler
'ÖTEKİ'ni
oynamak kolay
Almanya'da oyuncu ve yazar olarak ün kazanan Renan Demirkan, başka karakterleri oynamanın kolay olduğunu, bu nedenle başka birini canlandırmayı sevdiğini söyledi. Demirkan, Alman Devlet Demiryolları tarafından çıkarılan aylık "DB Mobil" dergisine verdiği röportajda, "Rolleri rahatlıkla ezberliyorum. Oyunculuk da bana kolay geliyor. Ben, kendim olmakta zorlanıyorum, ancak başkalarını oynamak kolay. Bu nedenle başka biri olmayı seviyorum" dedi. "Başarısızlıklarla Güçlenmek" başlığıyla verilen haberde, Demirkan'ın tesadüfen oyuncu olduğu ve kariyer yaptığı, yazar olarak da başarılı olduğu belirtildi. Demirkan, "Kendimi anlatacak olsam, genelde acı çektiğimi söyleyebilirim. Tecrübelerimin çoğunu başarısızlıklarımdan elde ettim. Tüm ilişkilerim başarısız oldu" dedi.
|
|
|
|