|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kavgaya, patırdıya, öfkeye bakın. Efendim, hükümet nasıl olur da böyle bir kanun çıkarırmış. Yok efendim, nasıl olur da muhalefet böyle bir kanunun çıkmasını engellermiş. Dahası efendim, nasıl olur da Cumhurbaşkanı millletin seçtiklerinin çıkardığı kanunu veto edermiş. Eee, peki nasıl olacak? Hükümet istediği kanun teklifini Meclis'e getiremeyecek mi? Muhalefet partisi beğenmediği tekliflere karşı çıkmayacak mı? Cumhurbaşkanı her önünü gelen kanunu imzalayacak mı? Bütün bunlar olmayacak, ama demokrasi olacak öyle mi? Bırakın.... Demokrasinin Cola Turka'sı mı olur! Demokrasi demokrasidir. Yıllardır, "Alaturka" demokrasiden"Alafranga" demokrasiye geçmek için uğraşıyoruz. İktidar da , muhalefet de Meclis de bunun için mücadele ediyor. Elin AB'lisi istediği için değil, aklın da çağın da gereği olduğu için... Kanunları, kararları beğenmeyebilirsiniz. Ama bu telaş, bu öfke niye. İktidar inandığı şeyleri yapmasın mı? Muhalefet partisi direnmesin mi? Tahammülü öğreneceğiz. Meclis'i eleştirirken, küçültmeyeceğiz. Milletvekillerini çok para alan ama bir iş yapmayan kişiler gibi göstermeyeceğiz. Bunları yaparsak parlamenter demokrasiyi zarar verdiğimizi bileceğiz. Sayın okurlarım... Siz söylenenlere inanmayın. Milletvekilleri gece gündüz çalışıyor.
Dedi ki, "Bu sürede Meclis 579 saat 26 dakika çalışarak 111 birleşim yaptı. 184 adet kanun çıkardı. Meclis, 1054 yazılı 698 de sözlü soru önergesine sahne oldu. KİT Komisyonu, 47 kuruluşun hesabını denetledi. Bunlardan 18'ini ibra etmedi." Daha ne yapsınlar. Bu arada, tabii ki yiyip içmişler. Sığırı, koyunu, tavuğu derken 8 ayda 100 tonun üzerinde et tüketmişler. 52 ton sebze, 35 ton patates yemişler. Afiyet olsun... Bir de ziyaretçi akınına uğramışlar. Onları lokantalarında ağırlamışlar.
Bu korkunç bir rakam. Meclis'in açık olduğu her güne 8 bin kişi düşüyor. Bunlardan 5 bini her gün Meclis'te yemek yemiş. Demokrasinin nimetleri külfetleri bunlar. Yadırgamayacağız.
280 bin cesur insan
İmar Bankası'da hesabı olduğu gerekçesiyle Pamukbank şubelerine başvuranların sayısı 280 bine yaklaştı. Bu kişiler 4.2 katrilyon liralık alacak bildirmişler. Oysa İmar'ın bilançosunda 800 trilyonluk mevduat gözüküyor. İşin içinden nasıl çıkılacak belli değil. Ben yine de bu 280 bin kişinin paralarını kurtarmak için verdiği mücadaleye hayran kaldım. Sabahın köründe kuyruğa girmeler. Kavgalar. Gürültüler. Hükümeti protesto etmeler. Hepsi hayli uyanık görünüyordu. Bu kadar uyanıklar da acaba niçin İmar Bankası'na paralarını kaptırdılar? Yüksek faizin gözü kör olsun!
Fatih kardeş Haşmet kardeşi küstürme
Fatih Altaylı'nın yazdıklarından çok alınmış Haşmet Babaoğlu. Hani Altaylı, O'nu Galatasaray düşmanı ilan etmişti ya. Alınma nedeni o. Babaoğlu, Vatan'daki köşesinde, o yüzden kendi uslubunun dışına çıkarak sert yazmış. Altaylı'yı iğnelemiş. Sözüm iki tarafa da: Hiç gerek yok. Fatih arkadaş, sen değil misin, sık sık spor basınını eleştiren. Onları yetersiz ve yanlış bulan. Madem öyle, bırak da Haşmet Babaoğlu gibi entellektüel yazarlar ve yorumcular yeşersin. Haşmet arkadaşımız, basındaki en birikimli en centilmen insanlardan biri değil mi? Düşmanlık kim o kim? Spor yazılarını dört gözle bekliyorum.
Yaşasın futbol
Meğer hayatımız ne kadar monotonmuş. Sahi biz, futbolun tatile girdiği aylarda ne konuşuyorduk? Siyaset, sanat gibi anlamsız(!) şeyler mi? Unuttuk gitti. Futbol maçları başladı, neşemizi bulduk. Kimimiz seviniyor, kimimiz öfkeleniyor, kimimiz de spor basınını izleyerek eğleniyor. Hasan Şaş, bir hafta tu kaka. Öbür hafta takım kurtaran şaban. Fatih Terim bir hafta futboldan anlamıyor, diğer hafta bu işin profesörü. Daum ilk hafta gitmeli, ikinci hafta taktik ustası. Lucescu, kazanıyor ama berbat bir hoca. Galatasaraylı Bülent'in oyundan atılması kimine göre çok doğru, kimine göre hakem skandalı. Dedim ya meğer hayatımız ne kadar monotonmuş...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |