|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Gazetelerin "operasyon sonrası" haberleri oldukça eğlendirici. Tabii bir o kadar da bayağı... Hemen hepsinde esprili başlık bulma ve maznunu ("mazlumu" değil Orso) yerin dibine sokma çabası... Aklı başında adamların yaptığı gazetelerden sözediyorum; hani ikide birde "yayın ilkesi" deklare edip, gazetelerinde, "insanları küçültücü, alçaltıcı, eleştiri sınırlarının ötesinde aşağılayıcı" yayınlara izin vermeyeceklerini söyleyen adamlar. İşgale uğramış ülkenin Cumhurbaşkanı "işgalciler" tarafından ele geçiriliyor. Haber önemli. Haberin öznesi daha da önemli. Zalim de olsa, eli kanlı da olsa, bir ülkenin Devlet Başkanı. Gayrımeşru bir müdahaleyle yerinden edildiği için de, durumu "tartışmalı" ve en azından asgari nezaketi hakediyor. Hayır, gazetelerimiz, zaten dibe vurmuş adamı iyice yerin dibine geçirmekte kararlı. Şu başlıklara bakar mısınız? Bağdat bülbülü. Banyosuz evde, pislik içinde yaşıyordu. Yakalanmadan önce sucuk yemişti. (Bit muayenesi yapan doktorun sarmısak ve ter kokuları arasında, nasıl zor koşullarda görev yaptığı anlatılıyor.) Lavobodaki pis bulaşıklar askerleri şaşırttı. Tıraşı çok beğenildi... Amerikan çikolatasıyla besleniyordu. Hücresinde bir kasa Seven Up ele geçirildi. Dili çabuk çözüldü, adamlarını ele veriyor. Hazreti İsa'ya sığındı. İşkenceden korkuyormuş. Rumsfeld açıkladı, işkenceden kurtuldu. Bunlar, dünkü gazetelerden gelişigüzel derlediğim haber ve spot başlıkları. En güzeli de şu: "1 Temmuz'da asılacak!" Irak Geçici Hükümet Konseyi Saddam'ın birkaç hafta içinde ırakta kurulacak "savaş suçları mahkemesine" çıkarılacağını söylemiş. Takvimi Konsey Üyesi Muvaffak El Rubai açıklıyor: "30 Haziran'da egemenliğe sahip olacağız, 1 Temmuz'da da asarız..." Bir gazete de, Saddam'ın suç dökümünü yapmış: 1979'da yüzlerce Baas Partisi üyesini hapse attırdı ve öldürttü. 1980-88 İran-Irak savaşında, İran'a karşı hardal ve sinir gazı kullandı. Kürtleri Kuzey Irak'a sürdü. Halepçe'de kimyasal silah kullandı, 5 bin Kürt'ün ölümüne neden oldu. Körfez Savaşı'ndan sonra "isyancı" Şii ve Kürt gruplara karşı toplu katliam uyguladı. Elbette, bütün bunlar, Saddam'ın yargılanmasını ve tecziye edilmesini gerektiriyor. İyi de, bu yargılamayı kim, hangi "otorite" yapacak? Daha da önemlisi, bu otorite meşruiyetini nereden alıyor? Uluslararası hukuk, hiçbir ülkeye, bir başka ülkeyi işgal edip liderini yargılama hakkı vermez. Bu yargılama Amerika'nın patronajında yapılacaksa, uluslararası hukuku hiçe sayan Bush'un da "sanık sandalyesi"ne oturması gerekiyor. Ayrıca Saddam'a kimyasal silah satan, İran'a saldırtan, Halepçe'de Kürtleri katletmesine onay veren Amerika'dır ve bütün bu suçlar "uygar dünya"nın gözetiminde işlenmiştir. Saddam yakalandı. Ama Bush ve maiyeti serbest dolaşıyor. Michael Moore, "Bu adamların yakalanabilecekleri adresleri tek tek tespit edip Kofi Annan'a bildirdim" diyordu, "Bunlar işgalci ve dolandırıcı. Dolandırıcılık çetesinin reisi şu anda Pennsylvania Caddesi 1600 numaralı evde oturuyor. Burada, sadece işgale ve tecavüze uğramış Amerika'nın değil, bütün dünyanın geleceği sözkonusu. Bu adamlar derhal durdurulmalı ve Beyaz Saray'da enterne edilmeli..."
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |