AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K Ü L T Ü R
Ölüm değil düğün bu

İnsanı bataklıkta uçuşan sivrisinek gibi yaşamaktan göklerin sonsuzluğuna açılan kartal olmaya çağıran Mevlana için, sevenin sevdiğine kavuştuğu gecedir, bu gece. 730 yıldır süregelen düğünün gecesi...

  • HAMİT CAN
    Mevlana, babasının başını çektiği kervanla birlikte memleketi Belh'ten ayrıldığında henüz çocuktu. Birçok coğrafyaları dolaştıktan sonra yolları Nişabur'a düşer. Ferideddin Attar'ı ziyaret ederler. Üstad, Mevlana'ya 'Pendname' adlı kitabını hediye eder. Oradan ayrıldıklarında Attar'ın arkalarından, 'Sübhanallah, bir deniz bir ırmağı izliyor' rivayeti meşhurdur. Babasının elinden tutan Muhammed Celaleddin'i denize benzetir. Bir başka anekdot da Şam'da O'nu ve babası Bahaeddin Veled'i karşılayan İbn Arabi'ye atfedilir: 'Hayret! Bir güneş bir ayın arkasından yürüyor'. Nice yerlerde konakladıktan sonra Konya'da karar kılan kervanın Belh'ten çıkmasından bir süre sonra, Moğolların estirdiği fırtına her yeri kasıp kavurur. Taş üstünde taş kalmaz. İslam dünyasının göğü karabulutlarla kaplanır.

    Siyasi ve fikri bunalımın yoğunlaştığı bu dönemde Muhyiddin İbn Arabi ve Feriddeddin Attar'tan başka, Sadi Şirazi, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Sadreddin Konevi ve onlar gibi veli ve düşünürler, eserleriyle ve sohbetleriyle kaosu aşma yollarını ararlar.

    Mevlana böyle bir atmosferde irşada başlar. Kararmaya yüz tutmuş ufukta güneş gibi parlar, çevresini aydınlatır. Konuşmaları ve kitaplarıyla ilgilileri mest eder. Ancak yine de hep aradığını bulamamanın ızdırabı içindedir. Ta ki, bir akşamüstü ata binmiş bir halde, öğrencileriyle birlikte çarşıdan geçerken, yolunu kesen ve atın yularına yapışıp o güne kadar hiç bilmediği ama duyduğunda hiç de yabancısı olmadığı soruların sahibi garip dervişle karşılaşıncaya kadar… Bu derviş ünlü Şems'tir. Şems'le tanıştıktan sonra iç dünyasında büyük bir değişim geçirir. Şems, kişiliği ve hayata bakışıyla, adeta onun hakikate susamış gönlüne o ana kadar hiç tatmadığı mest edici şerbetler sunar. Mevlana için Şems, safi aşk kesilmiş bir varlıktır. Onun sözleri, iç alemde olgunlaşmış meyvaları devşiren bir el gibidir. Görünen kaybolan güneş gibi, Şems'in ortadan kaybolması, geri gelmesi ve en umulmadık anda yeniden çekip gitmesi, Mevlana'nın hayatında yeni bir dönemin kapılarını aralar. Harika gazeller, peşpeşe doğar. Şems'in hasretiyle yanıp tutuşur. Selahaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi ile olan dostluklarının özünde de benzeri renkler ve sesler vardır.

    Mesnevi başta olmak üzere, çoğunu Hüsameddin'in kaleme aldığı diğer eserlerinden Fihi Mafih, Mecalis-i Seb'a, Divan-ı Kebir ve öbürlerinde de hep aynı özlemin ateşi vardır. Hepsi özetle, insanı, bataklıkta uçuşan sivrisinek gibi yaşamaktan, göklerin sonsuzluğa açılan kartal olmaya çağırırlar. Ve eserlerinin çok önemli bir diğer özelliği de şudur ki; herkese açılmazlar. Ancak sevmesini bilenlere, ölümü hayat gibi yaşayanlara açılırlar.

    Ölüm son değil, başlangıçtır

    Üstad Mevlana'nın gözünde ölüm, hayatın ta kendisidir. Son değil, bir başlangıç. Bu dünyada batış gibi görünse de, öbür aleme bir doğuş. Ölümü, yas tutmanın, üzülmenin sözkonusu olmadığı, tersine bir 'Düğün Gecesi'ne has eşsiz bir sevincin yaşandığı bir olay olarak yorumlar. Ölüm, 'Şeb-i Arus'tur.

    Ölümötesi, yani ahiret, bu geçici dünyada yaşananların değerlendirildiği, ekilenlerin biçildiği alem. Kendini 'Kur'an'ın bendesi' olarak gören Mevlana, ömrü boyunca ilahi kitabı tefsir etmiş, yaşadığı çağın düşünce ve sanat eserleri ve örnek kişiliğiyle aydınlatmıştır. O, çağların ötesine uzanan bir ışık gibidir. Yediyüzotuz yıl öncesinden günümüze yankılanan sesi, gelecekte yankılanmaya devam edecektir.

    'Şeb-i Arus'

    Bu gece, 'Şeb-i Arus', bu gece 'Düğün Gecesi'.
    Çağların ötesine çıkan yollara ait izler bulundu bu gece.
    Uzaklık yakınlaştı.
    Mesafe, bir nefeste aşıldı.
    Bütün sorular, cevapların yakıcı ateşinde kül oldu.
    Geçmişle gelecek iç içe geçti.
    Hayatla ölüm aynı renge büründü.
    Bu gece 'Vuslat Gecesi', bu gece 'Düğün Gecesi'.
    Gönülleri sırılsıklam ıslatan bir yağmur başladı.
    Zerrelere işleyen bu yağmur ki, taneleri nurdan yaratılmış. Dünya ayrı bir yörüngeye girdi bu gece.
    Akıp giden zamanın sesi değişti.
    Kelimeler, bağrıyanık bir ney gibi ötelerin boyasıyla boyandı.
    Dört mevsim, dört duvar olmaktan çıktı.
    Her saniye eşsiz bir yüzyıl kadar uzadı.
    Bu gece 'Şeb-i Arus', bu gece 'Düğün Gecesi'.
    Cennetin bağrından kopup gelen bir saat çaldı.
    Gönül, sonsuzluğu şakıyan bir aynaya dönüştü.
    Bu gece renklerin gözbebeklerine ölümsüzlük oturtuldu.
    Bu gece, 'Şeb-i Arus', bu gece 'Düğün Gecesi'.
    Sayısız yıldızın ve ay ve güneşin sema ettiği gece.
    Bu gece 'Vuslat Gecesi'.

  •  
    Külünden ateş, 'ah'ından aşk doğar
    Bugün Şeb-i Arus. Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin sevdiğine kavuştuğu gece; 'düğün gecesi'.
    ŞİİR KİTAPLIĞI
    Şeb-i Arus internette
    Mevlana'nın 730. Vuslat Yıldönümü Anma Törenleri kapsamında gerçekleştirilecek Şeb-i Arus töreni, internetten canlı olarak izlenebilecek. Konya merkez İlçe Selçuklu Belediye Başkanı Adem Esen, yaptığı açıklamada, yerel yayın yapan Kon-Tv ile işbirliğiyle bu akşam Şeb-i Arus töreninin internetten canlı olarak yayınlanacağını bildirdi. Bu yayının, saat 20.00'den itibaren www.selcuklu-bld.gov.tr adresinden izlenebileceğini ifade etti.
    Kadınlar Hapishanesi Beyoğlu'nda
    İranlı yönetmen Manijeh Hekmat'ın ilk uzun metrajlı filmi Kadınlar Hapishanesi, TÜRSAK'ın Sinema-Tarih Buluşması kapsamında bugün saat:17.00'de Beyoğlu Sineması'nda izlenebilir. 2002 İran yapımı filmin konusu şöyle: Ebe olan Mitra, annesinin kendisini taciz eden kocasını öldürmekten hüküm giyince, kendini dine adamış olan hapishane müdürü Tehereh suç işlemiş olan genç kadının direncini kırmak amacıyla bir dizi cezayı uygulamaya sokar. Bunlar arasında bir bebeğin doğumuna yardımcı olduğu için azarlanmak da vardır.
    KÜLTÜR HARİTASI
  • Dr. Cezmi Bayram saat: 17.00'de Türk Edebiyatı'nda Milliyetçilik"i anlatıyor. Tel: 0 212 526 16 15

  • Mevlana saat: 19.30'da Altunizade Kültür Merkezi'nde anılacak Tel: 0 216 341 05 00

  • Juliet Mitchell'in 20. yy. sonu Feminizmi Üzerine Düşünceler başlıklı konferans saat:16.00'da Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampüsü'nde. Tel: 0212 311 53 05

  • Irak'taki son gelişmeler ve etkileri paneli saat 14:00'de Başkent Üniv.'de. Tel: 0 312 212 68 68

  • 17 Aralık 2003
    Çarşamba
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED