|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
YAKUP KOCAMAN İSTANBUL
ÖFK Birliği tarafından yayınlanan 'Dünyada ve Türkiye'de Faizsiz Bankacılık' isimli dergiye konuşan Osman Akyüz, Türkiye'de faaliyet gösteren 5 Özel Finans Kurumunun 1,5 yıl önce bir araya gelerek kurduğu ÖFK Birliği'nin dünyada benzerleri örnek alınarak yapılandırıldığını ve Türkiye'deki Bankalar Birliği'nin yapısına benzer bir yapısının olduğunu kaydetti. Genel Sekreter Akyüz, yaklaşık 40 yıl önce İslam Kalkınma Bankası tarafından temelleri atılan özel finans kurumlarının, müslümanların yaşadığı her yerde biriken sermayeleri ekonomiye akıtmada öncü işlev gördüğüne dikkat çekerek, "ÖFK'lar son iki yıldır da çok ciddi bir büyüme trendine girdiler. Şube ağlarını süratle genişletiyorlar. Bugün toplam şube ağlarını dikkate aldığımızda, ÖFK'ları ülkemizdeki orta büyüklükte bir banka konumunda görebiliriz" şeklinde konuştu. Mevduata yüzde 100 garanti eşyanın tabiatına aykırı Son mâli krizden sonra, ÖFK'lara emanet edilen gerçek kişi tasarruflarının güvence altına alınması amacıyla ÖFK Birliği'nce "Güvence Fonu" oluşturulmuştu. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yapısına benzer bir yapı burada da öngörüldü. Ancak "Güvence Fonu"nun yönetimi TMSF gibi devlette değil 5 ÖFK'nın yöneticilerinde bulunuyor.
Biz devleti fonlamıyoruz
Şu anda faaliyette olan Anadolu Finans, Albarak Türk, Asya Finans, Family Finans ve Kuveyt Türk kurumları son iki yıldır bireysel bankacılık ve müşteri ilişkileri (CRM) alanında da normal bankalar gibi hizmet veriyorlar. Reel sektörün, KOBİ'lerin finansmanı konusuna da değinen ÖFK Birliği Genel Sekreteri Akyüz, "ÖFK'lar daha çok reel sektörün, üretimin, yatırımların ve işletme sermayesinin finansmanına yönelik faaliyette bulunuyor. Mâli kağıtları finanse eden bir konumda olmadılar ve olmayacaklar da. Son yıllarda Türkyiye'de kamu açıkları büyük oranda tasarruflarla, banka sistemindeki mevduatlarla finanse ediliyor. Bu hem kolay hem basit bir finansman yöntemi. Bizim çalışma prensiplerimize uymadığı için biz o alanda olmadık ve olmayacağız da" dedi. İhlas Finans istisna oldu TMSF'ye devredilen İhlas Finans konusunda da açıklama yapan Osman Akyüz, "Bir istisna hadise dışında kamuoyu gerekli değerlendirmeyi, takdiri zaten yapıyor. O kurum üzerinde de Birliğin herhangi bir yaptırımı olmadı. Birliğimiz o kurumdan sonra oluşturulmuş bir yapı. Dolayısıyla bizimle hukuki bir bağı söz konusu değil" dedi. Bu durumun bankalarla özel finans kurumları arasında haksız bir rekabete yol açtığına dikkat çeken Genel Sekreter Osman Akyüz şöyle dedi: "Bizim arzumuz TMSF'nin de benzer bir yapıya kavuşması. Bankalarla ÖFK'lar arasındaki haksız rekabeti de bu engelleyecektir. Mevduata yüzde 100 garanti olması eşyanın tabiatına aykırı. Nasıl "Güvence Fonu" ÖFK Birliği'nin yönetimindeyse TMSF de Bankalar Birliği'nin yönetiminde olmalı. TMSF devletin bir kurumu olduğu için milyarlarca dolarlık kaynak, maalesef o yolla heba oldu." ÖFK'lardan 'borsa' atağı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından, yakın zamanda ÖFK'lara aracı kurum satın alma ve acentesi olma yetkisi verildi. Bu yolla borsada, hisse senedi piyasasında ÖFK'ların bir kısım fonlarının değerlendirilebileceğini vurgulayan Akyüz şöyle devam etti: "SPK'dan başka taleplerimiz de var. Fon kurma,
menkul kıymetleştirme gibi. ÖFK'ların herhangi bir şubesine gittiğinizde buradaki fonlarınızla veya getireceğiniz ilave fonlarla hisse senedi alabileceksiniz." Akyüz, Gelir Ortaklığı ve Sukuk-u İcara kağıtları hayat bulduğunda, bu kağıtların alınıp satılmasında ve ikincil piyasasında rol oynayabileceklerini de söyledi.
|
|
|
|
|
|
|