|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Mistik müziğin dünyadaki en önemli temsilcisi Ömer Faruk Tekbilek, Sufi müziğin hangi renk, dil ve dinden olursa olsun bütün insanlığa seslendiğini, ön yargıları kaldırdığını ve Yaradan'a bir köprü vazifesi gördüğünü söylüyor.
ŞAMİL KUCUR
Müziğimiz arayışların ilacı Nusret Fateh Ali Khan, Ofra Haza, Simon Shaheen, Don Chery, Karl Berger, Brian Keane gibi dünyanın en ünlü caz ve etnik müzik sanatçılarıyla pek çok çalışmaya imza atan Ömer Faruk Tekbilek'in çalışmalarında ney, bendir, darbuka ve tanbur seslerinin albümlerindeki müziği sufilik anlamında farklı kılması yanında, diğer bir farklılık da, tabiattaki bülbül, su ve rüzgar gibi doğal seselere yer vermesi. Geleneksel sazlarımızın tercih edildiği albümlerin ağırlıklı repertuvarı Türk tasavvuf musıkisi eserlerinden oluşuyor. Tekbilek, çalışmalarında özellikle Ney'i tercih etmesindeki ana gayenin bu sazın, farklı renk ve dinlerden de olsalar insanların ruhuna hitap etmesi olduğunu söylüyor. "Ney'in sesini bilhassa kalbinden duyarak ileten insanlar, gördükleri ve dinledikleri zaman, o insanların aşkları artıyor. Onun manasını anlamaya çalışıyorlar ve Yaratılışın merkezi olan Yaradana doğru yöneliyorlar." Dışarıdan gelmesi ilgi sebebi Türk bir baba ve Mısırlı bir annenin çocuğu olarak Adana'da dünyaya gelen Ömer Faruk Tekbilek, çocukluk yaşlarından itibaren müzikle içi içe olmuş bir sanatçı. Orhan Gencebay, Neyzen Aka Gündüz Kutbay, saksafon ustası İsmet Sıral ve vurmalı çalgılar ustası Burhan Tonguç gibi ustalardan dersler alarak kendisini geliştiren sanatçı, Türkiye'de olduğu yıllarda ünlü solistlerin arkasında vokal yapar. 1971 yılında Amerika'ya gitmesi sonrasında geçen yıllar içinde partilerde, düğünlerde şarkı söyleyerek sesini geliştirir. Amerika'ya gitmemiş olsaydı, bu günkü noktada olamayacağının altını çizen sanatçı, Türkiye'de de çok iyi sanatkarlar olduğunu ancak, onların Türkiye'de yani bu müziğin merkezinde oldukları için kıymetlerinin bilinmediğini belirtiyor. "Ben dışarda kendimi geliştirme imkanına sahip olduğum ve müziğim Türkiye'ye dışardan geldiği için, ilgi daha fazla gösteriliyor. Ben yüzde doksan etnik müzik yapıyorum ve sufi motiflerini kullanıyorum. Ama Batı'dan da elementler alıp müziğimizde kullanıyorum." Okumak ve tecrübe hayatımın ana yönlendiricisi
Yoğun çalışma ve seyahatlerine rağmen her fırsatta kitap okumaya gayrettiğini belirten Tekbilek'in okuma tercihleri özellikle ünlü mutasavvıfların eserlerinden oluşuyor. Feridüdüni Attar, Hz. İnayat Han, Muhiddin-i Arabi, İranlı Hafız ve Fani Efendi okuyan sanatçı, bu kitapların hayata ve insanlara bakışında çok önemli rolü olduğunu düşünüyor. Allah'ın bahşettiği güzellikleri bir sanatkar olarak bütün insanlara yansıtmak amacında olduğunu belirten Tekbilek, hayatta yaşananlardan korkmanın ve geri durmanın sanatkarlıkla bağdaşmayacağını vurguluyor. "Bizim insanlığa karşı sorumluluklarımız var. Müzisyen olarak bizler, insanların ayrımcılığa düşürülmek istendiği bir dönemde, verdiğimiz konserlerde insanlık adına birlik, beraberlik ve dostluk mesajları verme imkanını elde ediyoruz. İnsanlara sevgi ve moral verdiğimizi düşünüyoruz. Özellikle son yıllardaki çalışmalarımı ve gösterilen ilgiyi de dikkate aldığımızda, Batıdaki çalışmalarımın ilahi bir lütuf olduğunu düşünüyor ve şükrediyorum."
|
|
|
|
|
|
|
|