AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K A D I N - A İ L E
Mutlu olmak istiyoruuum

Her işin başı sağlıktır. Sağlığın başı da kişinin kendisini mutlu hissetmesidir.Yapılan tüm araştırmalar, kişinin hastalıklara kolay yakalanması ve yakalandığında da kurtulma zamanının uzamasını kişinin motivasyon eksikliğinden kaynaklandığını saptamıştır. Mutlu olan kişinin hastalıklara yakalanmama yahut hastalıktan kurtulma olasılığı mutsuz olan bir kişiye oranla daha fazladır. Mutsuz olmak çok kolaydır. Yüzünüzde çıkan bir sivilceyi düşünerek bile mutsuz olabilirsiniz. İşin kolayına kaçmamalı ve mutlu olabilmek için tüm şartları zorlamalısınız. Hayatın ne kadar kısa olduğunu hatırlatmaya gerek yoktur herhalde. Hiçbir şey, hiçbir kimse için şu üç günlük dünyada mutsuz olmaya deymez! Dünya üzerinde yaşanan haksızlıklar, savaşlar, kötülükler.. ve tüm olumsuzluklar, mutsuz ve problemli insanlardan kaynaklanır. Mutlu olmak, tüm bu kötülüklere, olumsuzluklara göz yummak, görmezden gelmek değildir. Herkes kendi kapısının önünü süpürse, tüm dünya temizlenmiş olacaktır!....

• Kin tutmayın

Kin dolu bir insanın hayata objektif bakması ve olumlu kararlar verebilmesi beklenemez. Ama tüm kötülükleri aşmış ve her şeye rağmen hayata iyi gözle bakabilen bir insan; hem doğru hem de sonucu mutluluk getirecek kararlar verecektir.

• İnandığınız gibi yaşayın

İnanmadığı gibi yaşayan bir insan, kökleri zarar görmüş bir ağaç gibidir. Ya ağaca bir müdahale yapılmalı veya yeniden yeşermesi sağlanmalı ya da yavaş yavaş kurumasına göz yumulmalıdır. Herkes inandığı gibi yaşamanın bir yolunu aramalı.

• Acımasız olmayın

"Gerçekçi olmak gerekir" adı altında kendinizi hayatın acımasızlığını kabullenmeye itmemelisiniz. Tüm zorluklara bir çocuk saflığı ve basit yaklaşımıyla bakarsanız; aslında o kadar da üzülmeye değmeyeceğini görürsünüz.

• Gönülden bağlanmayın

Kişi gönlünü bağladığı ölçüde, o bağlandığı mefhumların esiri olacaktır. Esirlerin mutlu olabilmesi için özgürlüğüne kavuşması gerekir. O nesnelerin veya öznelerin birer emanet olduğunu kabullenmeli ve emanet bir eşyaya nasıl davranıyorsak öyle davranmalısınız.

• Müzik dinleyin

Kulağa hoş gelen melodiler, tüm sinir kaslarınızı gevşetecek ve hayata konsantrenizi kolaylaştıracaktır. Müzik evrensel bir dildir. Bu dili kullanmayı bildiğiniz ölçüde dünyayı ve kendinizi tanımanız, tanımlamanız kolaylaşacaktır.

• İnancınızı yitirmeyin

Başaramayacağınızı düşünmek yenilgiyi baştan kabul etmeniz anlamına gelir ki başarısızlığı üzerinize çekmiş olursunuz. Başarısızlık da mutsuzluğun ana kaynaklarındandır.

• Düşücelere saygılı olun

Çevrenizdeki kişilerin düşüncelerini değiştirmeye çalışmamalı ve bu düşüncelerden dolayı üzülmemelisiniz. Herkesin sizin gibi düşünmesi beklenemez.

• Dolu tarafı görmeli

Hayatın hem acılarla hem de güzelliklerle dolu olması ve her şeye rağmen aldığımız bir nefesin daha olması bizlerin mutlu olmasına yeterlidir. Bir taşı, çiçeği, hayvanı düşünün ki sizler birer insansınız ve dünyanın en şerefli varlığısınız!

• Başkalarına yardım edin

Çevredeki insanlara -muhtaç olsun olmasın- yardımcı olmak içinizdeki iyilik ateşini canlandıracaktır. Ve bu ateş önünüzü daha iyi görmemize yardımcı olacaktır. Elbette ki yapılan yardımlarda karşılık beklenmez ama bir karşılığı olduğunu bilmek de güzel bir duygu...

• Kuşlara yem atın

Pencere önüne kuşlar için yem bırakın. Bir canlının yaşam mücadelesini izlemek ve kendinizi onun yerine koyun.Onun mücadelesinde sizin de bir payınızın olması size maddeyle ölçülemeyecek kadar büyük haz verecektir.

• Bakımlı olun

Bakımlı ve düzenli olmak insana moral ve özgüven verir. Aynalara küs olan bir kişinin kendisiyle barışması mümkün değildir. Sabah kalktığınızda en azından saçlarınızı taramalı ve her an bir yere gidecek kadar düzenli kıyafetler giymelisiniz.

• Kavuniçi kullanın

Renklerin insan üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Bu nedenle renk seçiminde, mutluluk ve canlılık veren kavun içi rengi tercih etmek çok doğru bir seçim olacaktır. Gerekmedikçe gri tonlarını kullanmamalısınız. Aynı şekilde yaşadığınız mekânlar için de tüm bu tavsiyeler geçerlidir.

• Mutluluk telkini yapın

Mutlu olduğunuza herkesten önce kendinizi inandırmalı ve sürekli kendinize 'bu gün çok mutluyum' gibi telkinlerde bulunmalısınız. Böylelikle bilinçaltınıza ulaşmış ve beyninizin ana merkezine gerekli emirleri vermiş olursunuz. Kişiye en çok tesir eden ses kendi sesidir. Bu söylemleri sesli bir şekilde yaparsanız daha etkili olursunuz.

• Sanatla uğraşın

Sanatın hangi dalı olursa olsun yeni bir şeyler üretme çabasında olmak, insana büyük haz verir. Bu şekilde insan bir işe yarama hissiyle karşılaşır ve hayata anlamlar yüklemeye başlar. Üreteceğiniz her eser sizin dünya var oldukça yaşamanızı sağlayacak bir parçanızdır ve unutulmama hissi insanın elde edebileceği en büyük mutluluklardandır.

• Değişimleri benimseyin

"Bendeki değişikliklerin hepsi yaşadığım tecrübelerin birer işaretidir. Ben tecrübeli ve olgun bir insanım. İnsanlar tecrübeler edinmek için paralar harcarken ben doğal yöntemlerle bu günlere geldim. Hayat her şeye rağmen devam ediyor ve ben bana verilmiş bu hayat şansını iyi kullanmalıyım. Tecrübelerim sayesinde hata yapmadan hayatı daha da anlamlı kılabileceğim..." gibi bir bakış açısını benimseyebilirsiniz.

MUTLU OLMANIN KÜÇÜK SIRLARI

KENDİNİZİ YALNIZLIĞA GÖMMEYİN

Yalnızlık, her zaman yutulmaması gereken haplar gibidir. Toplumdan ayrı ve uzak bir hayat düşünülemez. Sevinçlerinizi cömertçe sevdiklerinizle paylaşın, çünkü sevinçleriniz paylaştıkça artacak ve böylelikle sevdiklerinizle aranızda sağlam bir bağ kurulmuş olacaktır.

KOMPLO TEORİSİNDEN UZAK DURUN

Ne yapsanız, kim ile biraraya gelseniz bir olumsuzluk, bir terslikle karşılaşacağınızı düşünmeniz, mutsuzluğun ötesinde yalnızlık ve beraberinde birçok psikolojik problemi de getirecektir. Tedbirleri elden bırakmamak kaydıyla, tüm insanlara ve hayata olumlu yaklaşmak, onlara güvenmek derin bir huzur verecektir.


 
STRES kilo yapar
Eğer fazla kilolorınızdan şikayetiniz varsa bunun için bir kaç haftalık diyetlerden uygulamak çözüm değil. Öncelikle neden kilo aldığınızı saptamanız gerikiyor. Çünkü kilo almanın sebepleri kişiden kişiye değişiyor.
İşte kilo yapan bazı sebepler:
  • Genetik yapı: Bu, kalıtımsal bir şişmanlıktır. Ancak yine de kilolarını kontrol altında tutmak için dengeli beslenerek kilo almamaya çalışmalıdır.

  • Hormonlar: Bir insanın hormonal dengesi yaşantısında çok önemli rol oynar, özellikle kadınlarda. Şişmanlığın nedeni hormonal dengenin bozulması olabilir.

  • Beslenme: Şişmanlığın tek sorumlusu, kişinin gereğinden fazla veya dengesiz beslenmesi olabilir. Bu aynı zamanda çözümlenmesi en kolay şişmanlıktır.

  • Hareketsizlik: Aldığınız kaloriyi sarfedemiyorsanız, sarfettiğiniz kalori, aldığınız kaloriden az ise şişmanlarsınız.

  • Stres: İnsanın hayatındaki boşluğu beslenmeyle doldurması sonunda ortaya çıkan bir şişmanlık sorunudur ve hayli ciddi bir sorundur. Zira işin içine psikoloji de giriyor. Stres ve depresyon kilo almada veya zayıflamada söz sahibi olan iki önemli unsurdur!

  • 24 Aralık 2003
    Çarşamba
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED