|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nasıl çevre şehire tutulan ayna ise, şehir de ülkeye tutulan aynadır. Ülkelerin gücü bütün dünyanın çekim merkezi olmayı başarmış şehirlerinden gelir. Çünkü ekonomik ve kültürel çalışmalar, kasabalardan daha çok şehirlerde yoğunlaşır. Ekonomide olduğu gibi, kültürde de şehirler dinamizm kaynağıdır. Ekonomi ve kültür birbirinin tetikleyicisi olan bir bütünün ayrılmaz iki parçasıdır. Kültürsüz şehir, ekonomisiz de kültür olmaz. Doğu'nun Batı'yla Batı'nın da Doğu'yla örtüştüğü alanda yer alan İstanbul, Türkiye'nin olduğu kadar Asya ve Avrupa'nın da önemli merkezlerinden biridir. İstanbul'suz bir Ankara hem ekonomik, hem de kültürel açıdan çok yoksul kalır. Türkiye'nin ekonomik, siyasal ve kültürel zenginliğinin kaynağında İstanbul vardır. Tek başına İstanbul Avrupa'daki pek çok ülkeden daha büyük ve daha güçlüdür. Yetmişli yıllardan sonra sanayi yatırımlarının İstanbul çevresinde yoğunlaşması, ekonomik, çevresel ve kültürel sorunların yeni boyutlar kazanmasına yol açtı. Tüketim ve üretimin artışına parelel olarak, çevre ve kültür kirlenmesi ileri boyutlara ulaştı. Oysa İstanbul'u İstanbul yapan tarih ve kültürel yapılarıyla birlikte koruları, parkları, ağaçlarla kaplı tepeleri ve yeşil alanlarıdır. Bir bahçenin ağaçlarıyla değerlendirildiği gibi, bir şehirdeki yerel yönetim de misyonu ve vizyonuyla değerlendirilir. Bunun bilincinde olan İstanbul Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna Başdanışmanı Ali Yılmaz Örnek'in yönetiminde "Önümüzdeki 20 yılda İstanbul Vizyonu" toplantıları başlattı. Her biri elliyi aşkın akademisyen ve sanatçının katılımıyla, çok boyutlu bir zenginlik kazanan toplantılarda İstanbul'un değişik sorunları ele alınıyor. Benim de katıldığım bir toplantıda İstanbul'un tarihi ve kültürel varlıklarının korunması tartışıldı. İstanbul'un tarihi ve kültürel varlıklarının korunabilmesi için, Üsküdar'daki Harem'in gerçek Harem'e dönüştürülerek, geçmişte Üsküdar'ın olduğu gibi, bütün İstanbul'un "Kabe Toprağı" haline getirilmesi gerekir. Kuşkusuz bu hedef İstanbul Belediyesi için, güç bir misyon ve büyük bir vizyondur. Ancak bir misyon ne kadar güç, bir vizyon ne kadar büyükse gerçekleştirme şansı da o kadar yüksek olur. Günümüzde tarihi ve kültürel çevrenin korunması ulusal olmaktan çıkmış, uluslararası bir sorun haline gelmiştir. Sınırların önemini yitirdiği bir dünyada, tarihi ve kültürel varlıklar ülkelerin değil, medeniyetlerin ortak değer ve birikimleridir. Onların korunmasında ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlardan yararlanmak gerekir. İslam medeniyetindeki "Harem Bölgesi İlkeleri" yüzyıllarca Mekke ve Medine'yi koruduğu gibi, önümüzdeki yıllarda İstanbul başta olmak üzere, bütün dünya şehirlerinin korunmasının, en önemli hareket noktası olabilir. İstanbul binlerce yıllık tarihinde en görkemli yıllarını Osmanlılar döneminde yaşamıştır. İstanbul Osmanlı döneminde İstanbul olmuştur. O dönemde İstanbul farklı din, etkin köken ve dilden toplulukların bir arada dostça yaşadıkları bir barış ve huzur şehri olmanın en güzel örneklerinden birini vermiştir. Kimsenin inancı hor görülmemiş, kimseye de inancını değiştirmesi için baskı yapılmamıştır. İstanbul'un yeni vizyonunda, geçmişin görkeminin güncelleştirilerek, geleceğe taşınması yer almalıdır. İstanbul gelecekte Sanayi toplumun şehri değil, Bilgi toplumunun çekim odağı olmalıdır. İstanbul'un kalbi tarihi yarımada, Topkapı çevresinde duvarsız ve kapısız bir "Açık Osmanlı Üniversitesi"ne dönüştürülmelidir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |