|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Prof. Dr. Büke, "Doğal bir savunma mekanizması olan ateşi düşürmeye çalışmak, hastayı bu silahtan yoksun bırakır" uyarısında bulundu.
Sonbahar mevsimiyle başlayan serin ve nemli havalarla zeminini bulan grip, birçok evin kapısını çalmaya hazırlanırken, uzmanlar, bu hastalığa yakalanan kişileri ateş düşürücü ilaçlar kullanmamaları konusunda uyardı. Ege Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Büke, 200'e yakın virüsün yol açtığı her üst solunum yolları hastalığının, griple karıştırılmamasını istedi. Gripte üç önemli belirtiyi, titreme ile yükselen ateş, kas ve eklem ağrıları ile ileri derecede yorgunluk ve bitkinlik olarak tanımlayan Prof. Dr. Büke, şunları kaydetti: "Boğazda yanma, burun tıkanıklığı, öksürük gibi her hastalıkta gripten söz etmemek lazım. Üst solunum yolları hastalıklarına yol açan 200'e yakın mikroorganizma var ve bunların çoğunun ilacı yok. Vücut direnciyle kendisini sınırlayabilen hastalıklardır. Ancak üst solunum yollarında bakteriyel kökenli hastalıklarda antibiyotik tedavisi uygulanır." Gribin, kış mevsiminde soğuk ve rutubetli havalarda uzunca süre yaşama şansı bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Büke, bu hastalığın, küçük çocuklar, ileri yaş grupları, kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalarında ölümcül sonuçlar doğurabildiğini söyledi. "Ateş düşman değildir"
Prof. Dr. Büke, gripte yüksek ateşin düşman olarak görülmemesi gerektiğini kaydederek, şu uyarılarda bulundu: "Ateş, organizmanın bir enfeksiyon ile mücadele ettiğini ve vücut direncinin yeterli olduğunu gösterir. Yani ateş, gribe karşı iki önemli silah oluşturur. Bu nedenle ateşi düşürmeye çalışmayın. Sadece hamileler ile koroner yetersizliği olanlarda ateşi düşürme gereği vardır."
|
|
|
|
|
|
|