AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Kürtajdan hareketle

Otuz yıl önce ABD'de kürtajın serbest kalmasını sağlayan kadın, şu günlerde karşı cephede.

Gençlikte verdiği mücadelenin çok yanlış olduğunu söylüyor ve şimdi kürtajın yasaklanması için hukukî zeminde var gücüyle uğraşıyor.

Belki yıllar boyunca duyduğu vicdânî rahatsızlıktır onu bugün bulunduğu noktaya getiren.

İnandığı fikrin felsefî ve vicdânî boyutunu da tamamlamış olsa gerek.

* * *

Burada bir parantez açalım ve "î"den hoşlanmayanlar adına düşünelim biraz.

Hukukî yerine hukuksal diyebiliriz, vicdânî yerine vicdansal.

Peki, felsefî yerine felsefsel mi diyeceğiz?

Gördüğünüz gibi, gayet biçimsiz oldu.

Belki "felsefesel" şeklinde kullanmayı seçebiliriz ama o zaman da tekerleme gibi duruyor.

Neyse, konuşup yazarken neredeyse her kelimenin sonuna birer sel-sal getirip dilde yenilik yaptığını düşünenlere biz de buradan bir adet nanik yapalım ve konumuza dönelim.

* * *

Ne diyorduk, evet kadıncağızın aklı başına otuz yıl sonra gelmiş.

Hayatta bu gibi örneklerle çok karşılaşıyoruz.

Gençlikte av peşinde koşup da yaşlanınca pişman olanlar...

Gençlikte kumarbazken sonradan tövbekâr olanlar...

Gençlikte içki-sigarada sınır tanımazken yaş ilerleyince Yeşilaycı olanlar...

Gençlikte hız meraklısıyken zaman içinde bundan vazgeçen ve kurallara, sınırlamalara harfiyyen uyanlar...

Gençlikte çocuklarının eğitiminde dayağın cennetten çıkma olduğunu düşünerek aşırı sert davrandığı halde, torun sahibi olduğunda torunlarını tepesine çıkartanlar...

Siyasi, sosyal alanlarda başka örnekler de bulunabilir.

Mesela bir vakitler asılan başbakan ve bakanlar için, daha sonradan anıtmezar yapılmıştır. İki adım ötemizdedir bu anıtmezarlar.

Mesela kanunlar değiştiği için önceden suç olan bazı eylemler, artık suç kabul edilmemektedir.

Açıkçası, zaman içinde değişen sadece insanlar değil, devletler de değişmektedir.

Bekleyelim bakalım, bugün Irak'a saldıran, İran'a saldırmaya hazırlanan Amerika, otuz-kırk yıl sonra hangi konumda olacak?

Bakalım, devran nasıl dönecek...

LAKIRDININ HASI

Adım gibi bildiğim birşey daha var o da, soyadım.
Koş Ali koş. Baban karneni gördü. (Emre Çakır)
Bu erikson, başka erik yok.
Allah kadını yarattı, erkek Allah yarattı demedi.
Çok yardımseverimdir. Bütün yardımları kabul ederim. (M. Karapınar)
Aile kabristanıdır. Damsız girilmez.
Bilmemek ayıp değil, yeter ki çaktırma. (Burhan Güneri)
Yangın dolabını açma, Yang kızar.
Çevremizi çevreciler çevreledi. (Hasan Semih)
Her politikacının bir "darbe" yiyişi vardır.
İnce bağırsak "si", kalın bağırsak "do" olur.
Buralarda orman kanunları geçerdi. Orman bitti, kanun manun kalmadı.
Türkçe'yi katlettiler. "Cümle"mizin başı sağolsun. (Ali Koçak)

BUŞ YİNE KONUŞMUŞ

Buş Efendi, İran'da nükleer silah bulunmasına müsaade edemeyeceklerini beyan ediyor.

Tehlikeli olurmuş.

Minareyi çalacak da kılıfını hazırlıyor.

Önce sen Irak'ta bulunduğunu iddia ettiğin kitle imha silahlarını ortaya çıkarsan nasıl olur?

Bu arada, bir şey daha...
Ladin vardı hani, Bin Ladin.
Usame bin Ladin.
N'oldu?

YAK GİTSİN

Yorgun Savaşçı filmi, Özal'ın yayınlatacağı endişesiyle yakılmış.
Hadi buyurun buradan yakın!


20 Haziran 2003
Cuma
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED