|
|
|
|
Bir kere bu mevsimde bu düzeyde bir maç oynamak daha doğrusu "zorunda olmak", diş macununu tüpüne geri sokmaktan farksız bir şey olsa gerek. Ama yine de uluslararası piyasaya Dünya üçüncüsü olarak çıktığımıza göre, yenilerin bu takımın oyuncusu olduklarını kanıtladıklarını fark ediyorum. Yani Fatih, Selçuk, Gökdeniz, Volkan, Tuncay ve Okan rüştlerini ispat ettiler. Bir yanlışımız vardı. 40 dakika Millli Takımın oturmuş şablonuna göre Gökdeniz'i, Emre Belözoğlu'nun yerinde kullandık ve o bölümde 1-0 geri düştük. Ne zaman ki Gökdeniz'i şablondaki Okan Buruk alternatifi olarak düşündük o zaman 2-1 öne geçtik. Gökdeniz sol tarafta "merdiven çıkarken sakız çiğneyen" bir görüntü verdi. Ancak Okan ve Tuncay'ın ilk Milli golleri kimliğimizin bir daha tasdiki anlamına geldi. Ancak şunu fark ediyorum ki, bu turnuva Stade de France'da yani 98 finalinin aynı yerdeki tekrarı olan Fransa-Brezilya finaline göre ayarlanmış. Dolayısıyla gençlerin, ustalarının kalıplaştırdığı oyunu aynen uygulamalarını alkışlıyorum, ama Fransa'da final beklemiyorum.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |