AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Savaş siyasetinin ağır sonuçları...

Savaş siyaseti ağır, sert, acımasız, en önemlisi insansız. Çıkarların havada uçuştuğu, "her çıkarın kendisini doğrulama, olmadı dayatma peşinde koştuğu" bir dünyayı resmediyor.

Bush koca bir ABD halkını ikna etmeye çalışıyor, önemli ölçüde ediyor da.

Türkiye sağdan sola savruluyor. Savaş hem "insani değerleri" hem "iç dengeleri" vuruyor. Siyaseti ve "siyaset algısını askerileştiriyor". Örneğin bir yanda Irak'taki savaşa karşı duran bir kamuoyu var; ama aynı kamuoyu Kuzey Irak'ta Türk askeri operasyonunun arkasında, tersi tezleri duymak bile istemiyor.

Çıkarlar her geçen gün ilkelere, değerlere galebe çalıyor, dahası çıkarlar bile askerileşiyor. Devletin bakış açısı, resmi güvenlik politikaları yaygınlaşıyor, benimseniyor. Üstelik bu "askercilleşme süreci" sadece zihinlerde değil, siyasi dengelerde aynı yönde seyrediyor.

Siyasi dengelerde ortaya çıkan durum, zihinlerdeki askercilleşme yüzünden yadırganmıyor ve doğallaşıyor.

Neler mi oluyor?

Asker kriz yönetimine yavaş yavaş ağırlığını koymaya başlıyor...

Genelkurmay Başkanı'nın son günlerdeki hareketliliği, açıklamaları son derece ilginç. Özkök siyasi partiler arası hakemlik yaparcasına, onları temel devlet politikalarına davet edercesine turlar atıyor, ana muhalefet partisinin lideriyle görüşüyor.

Genelkurmay Başkanı dün Diyarbakır'da yaptığı açıklamayla adete Başbakan'ın yerine getirmesi gereken işlevi üstleniyordu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak'ta hangi koşullarda ilerleyeceğini ve silah kullanacağını açıklıyordu. Dahası, "bugün Kuzey Irak'a girmemizi istemeyenler umarız yarın bizi çağırmak zorunda kalmazlar" diyerek, ABD ile diplomatik ama siyasi nitelikli bir polemik başlatıyordu.

Özkök, Türkiye adına bunları açıklarken, bunu doğrularcasına, Türkiye'nin ABD'nin koyduğu sınırları kabul etmek zorunda kaldığını, ancak bundan hoşnut olmadığını, şartlar gerektirirse kendi başına hareket edeceğini söylüyordu.

İçeriği açısından olduğu kadar zamanlaması ve biçimi açısında da Genelkurmay Başkanı'nın yaptığı konuşmanın kritik olduğunu görmek gerekir.

Yukarıda da söylediğimiz gibi bu konuşma savaş koşulları yönetimine ya da kriz yönetimine ordunun ağırlık koyduğuna işaret etmektedir.

Ve bu durum, aylar önce altını çizdiğimiz ve endişe duyduğumuz "asker merkezli yeni ve fiili karar yapısının geliştirilmesi"ne ilişkin bir sürecin başlangıcı gibi görünmektedir.

Bu noktaya gelinmesinde "siyasi iktidarın durgunluğu"nun bir payı elbette var...

Ancak hükümete yönelik maksadını aşan, zamanlaması kötü, topyekün yıkıcı eleştiriler ve bunların arkasındaki kesimler de bir tür sorumluluk taşıyor ve bundan sonra artan oranda taşıyacak...

Piyasaların toplumsal taleplere ve ülke sorunları tümüyle uzak, siyaseti spekülatif amaçlı kullanan davranışlarına bir de TÜSİAD'ın dünkü çıkışı eklenmiş durumda.

Gerçekten de TÜSİAD'ın özetle "hükümet aklını başına devşirmezse 50 yıl geriye gideriz" diyen eleştirileri birçok konuda haklı bile olsa ya da kimilerince tümüyle haklı görülse bile, zamanlama açısından son derece yanlış, yıpratıcıdır, bu kurumun ya da iş dünyasının sorumluluklarını tümüyle gözardı eden bir niteliktedir. TÜSİAD gerçekten demokratik bir baskı grubu olmak zorundaysa, oklarını ve taleplerini hükümet kadar devlete, askere, MGK'ya da yöneltebilmelidir. Örneğin Özilhan yaptığı konuşmada AB bağlamında özel ve ayrı bir yer verilen Kıbrıs konusu siyasi iktidardan çok devlet iktidarının tekelindedir...

Hükümeti eleştirmek ne kadar önemli ve doğalsa, özellikle ekonomide konjonktürel duyarlılıkları dikkate alan iş, para ve yatırım politikaları izlemek de o kadar önemlidir.

Geri gidilecekse, ki bu savaş ortamı bu geri gidişi gerçekten tetiklemektedir, hep beraber ve herkesin katkısıyla geri gideceğiz...

Geri gidilecekse, bu sadece ekonomi alanında değil, siyaset ve sivil yönetim sahasında da olacaktır. Bundan hep birlikte sorumlu olacağız...

Dün de söyledik. Unutmayın hepimiz aynı gemideyiz...



27 Mart 2003
Perşembe
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED