AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

G Ü N D E M

Kum mafyası işbaşında

Yıllardan beri hukuk tanımayan "İstanbul kum mafyası", tüm resmi kararlara rağmen hiçbir kurumdan izin almadan kum ocağı işletmeye devam ediyor. Denizcilik Müsteşarlığı'nın kararı bile kum mafyasını durdurmaya yetmedi

İstanbul'daki kum mafyası skandalı, devletin resmi kurumlarının tüm kararlarına rağmen, durdurulamıyor. 12 yıldan beri kanun hukuk tanımayan kum mafyası, Denizcilik Müsteşarlığı'nın, kum işletmesinin durdurulmasına ilişkin kararına rağmen, Çatalca İlçesi Yalıköy mevkiindeki kum sahalarını kanunsuz şekilde işletmeye devam ediyor.

İstanbul'daki kum skandalı bundan 12 yıl önce başladı. İstanbul İl Özel İdaresi ve Harun Aydemir adlı şahıs, İstanbul'un Çatalca ilçesine bağlı Yalı Köy mevkiindeki inşaat kumunu işletmek için 1993 yılında Hakan Pazarlama LTD. şirketini kurdu. Şirket ile 1993-1994 dönemini kapsayan bir yıllık, "Adi Ortaklık Sözleşmesi" yapıldı. Kum sahasının denize 1 millik sınır içerisinde olmasına rağmen şirket encümen kararı ile, hiç bir resmi makamdan onay almadan, 1993 yılında inşaat kumu satışına başladı. Oysa, denize yakınlığı 3 milin içinde olan kum sahalarının işletilmesi için bir şirketin, Maliye Bakanlığı veya Hazine Müsteşarlığı, Turizm Bakanlığı, Tarım Bakanlığı Su Ürünleri Müdürlüğü ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan onay alması gerekiyordu. Ayrıca, aynı şirketin kum sahasını işletebilmesi için, ÇED Raporu'nun da bulunması gerekiyor.

Vurguna komik gerekçe

İstanbul İl Özel İdaresi ve Harun Aydemir adla şahsa ait Hakan Pazarlama Şirketi, bu onayların hiç birisini almadan, 1993 yılından bu yana İstanbul'un kum sahalarını işletmeye devam ediyor. İl Özel İdaresi ise hukuksuz olarak işletilen kum sahasından yılda 100-150 milyar liralık gelir elde ediyor. İstanbul'daki kum sahasının hukuksuz işletilmesine göz yuman İstanbul İl Özel İdaresi, buradan yılda 100-150 milyar liralık gelir elde ettiklerini ve şehre kaliteli kum sağladıklarını gerekçe göstererek kendisini savunuyor.

Vurgun içinde vurgun

İstanbul'daki kum skandalının, kum sahalarının 12 yıldan beri hukuksuz olarak işletilmesi ile de sınırlı kalmadığı belirtiliyor. İzinsiz olarak işletilen kum sahasından bir yılda çıkarılan mal miktarı liman kayıtları ve radar kayıtlarında birbirini tutmuyor. Örneğin, liman geçiş kayıtlarına göre kum sahasından yılda bin gemilik, limana bağlı radar kayıtlarına göre de 2 bin 500 gemilik, İl Özel İdare kayıtlarına göre de 400 gemilik mal çıkarılıyor. Böylece, devlet hem sahanın hukuksuz olarak işletilmesinden, hem de çıkarılan malın eksik olarak gösterilmesinden zarara uğruyor.

Kum işletmelerine izin yok

İstanbul'daki kum sahalarının 12 yıldan bu yana hukuksuz olarak işletilmesinde, İstanbul İl Özel İdaresi Gelirler Müdürü, Özel İdare Müdür Muavini, encümen üyeleri ve eski valinin etkili olduğu öne sürüldü. Sözkonusu kişilerin döneminde ruhsat sahibi Rafi Altınok'un kum sahasının hukuksuz olarak işletilmesini engelmeye yönelik girişimlerini de boşa çıkardıkları belirtildi. İstanbul kum sahalarını 12 yıldan beri hukuksuz olarak işleten İstanbul İl Özel İdaresi'nin, aynı yerleşim birimlerinde kum sahası alanlarına sahip Şişecam, DSİ ve Rafi Altınok gibi kişi ve kurumlara kendi kum sahalarındaki mafyanın etkisi nedeniyle işletme izni vermediği ortaya çıktı. İl Özel İdare'nin, sözkonusu kişi ve kurumların kum sahalarına işletme izni vermeyerek, kum tekelinin kırılmasının önüne geçtikleri öne sürüldü.

Teftiş Kurulu usulsüz buldu

İstanbul'daki kum mafyası ile ilgili skandala Denizcilik Müsteşarlığı'nın el koyduğu ortaya çıktı. Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü, iki müfettiş göndererek kum sahasının işletilmesi ile ilgili inceleme başlattı. Müfettişlerin inceleme sonucunda hazırladığı raporda, İstanbul'daki kum sahasının, ruhsatsız ve hiç bir yetkili kurumdan izin alınmadan "kaçak" olarak işletildiği vurgulandı. Raporda, kum sahasının işletilmesinin şifahi talimatla yapıldığı da belirtildi. Denizcilik Müsteşarlığı Hukuk Müşavirliği, sözkonusu rapor üzerine, İstanbul İl Özel İdaresi'ne 24 Şubat 2003 tarihli ve 01193 sayılı bir yazı göndererek, "İstanbul İl Özel İdaresi ve Harun Aydemir tarafından gerçekleştirilen kum sahası işletmesinin kanunen geçersiz ve hukuka aykırı olduğunu vurgulanarak işletmenin durdurulmasını istedi. Ancak, Denizcilik Müsteşarlığı'nın kararına ve işletmenin durdurulmasına ilişkin yazısına rağmen, kum mafyası kum sahasının işletilmesine devam ediyor.

İçişleri Bakanlığı'na çağrı

Bu arada yolsuzlukların önüne geçmek için yapılan müdahalelere rağmen, kum mafyasının bir milletvekilini, Denizcilik Odası'ndaki bazı kişileri ve ayrıca armatörleri devreye sokarak, yine kanusuz işlemlerin devam etmesi yönünde baskı yaptığı belirtildi. Bu konuda mağdur kişi ve kurumlar ile yetkililer, İçişleri Bakanlığı'nın daha önceki müfettiş raporlarınını gözönünde bulundurarak, hukuksuzluğun ve yağmanın önüne geçilmesi için çağrıda bulundular.

100 TRİLYONLUK VURGUN

Hukuksuz olarak ve resmi kararlara rağmen 12 yıldan bu yana süren kum vurgununda, 50-100 trilyon liralık bir rantın olduğu bildirildi. Kum mafyasının sözkonusu rantı ellerinde tutmak için, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndaki kum dosyasını dahi çalmak istediği ve kum vurgunu ile ilgili de bürokratlara siyasi baskı yaptığı yine ilgili bakanlıklarda bulunan dosyaların kaybolmasına kadar, çok çeşitli yollara başvurulduğu belirtildi.

 
ABD sansürünü
'El Cezire' kırdı

1997'de Katar'da kurulan El Cezire Televizyonu, Pentagon'un kuklasına dönüşen Batılı medya kuruluşlarına karşı Afganistan Operasyonu'nda elde ettiği "3. Dünya'nın sözcüsü" unvanını, Irak savaşına ilişkin çarpıcı yayınlarıyla tam anlamıyla perçinledi.
Sağlıkcılar sınıra gitti
İstanbul'dan Güneydoğu'ya geçici görevlendirilen ve Başkent Öğretmen Evi'nde, verecekleri hizmet ve bölge şartları hakkında bilgilendirilen 104 sağlık personeli, dün bölgeye gitti.
'Bush ve Blair yargılansın'
EĞİTİM-BİR-SEN, uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayarak Irak'ta bir işgal gerçekleştirdiği gerekçesiyle Bush ve Blair'in 'savaş suçlusu' olarak yargılanması için BM'ye suç duyurusunda bulundu.
Bush'un annelere hediyesi gözyaşı
Guantanamo üssünde esir tutulan oğlu Yüksel için ağlayan Sakaryalı Hanife Çelikgöğüs ile Irak'ta esir düşen oğluna gözyaşı döken New Mexico'lu Anecita Hudson, aynı kaderde buluştu. İki anneyi de gözyaşına boğan ise aynı kişi: Bush...
Aydıner'den personele 'askerlik' uyarısı
Diyarbakır'da NBC tatbikatı
Mazıdağı'na uçaktan mermi düştü iddiası
Yenişafak'ta görev değişimi
NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜNE KELEPÇE
Beyaz Saray önünde düzenlenen savaş karşıtı gösteriye katılan 2 Nobel Barış Ödülü sahibi gözaltına alındı. Beyaz Saray karışısındaki Lafayette Park'ında gösteri yapan ve 1976 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Mairead Corrigan-Maguire ve 1997 yılında Nobel Barış Ödülü alan Jody Williams'a kelepçe takıldı. Gözaltına alınanlar arasında 35 dini lider ve Vietnam savaşı dönemindeki göstericilerden Daniel Ellsberg'in bulunduğu bildirildi. Ünlü aktör Martin Sheen de savaşı protesto eden göstericiler arasında yerini aldı.
Irak halkının ilaca ve yiyeceğe ihtiyacı var
İHD Ankara Şube Başkanı Ender Büyükçulha, ABD'nin Irak'ta temel hak ve özgürlükleri yok ettiğini söyledi. Büyükçulha, "Irak'a medeniyet ve demokrasi götürme yalanlarına sığınan işgal güçleri, temel hak ve özgürlükleri pervasızca yok etmektedir. ABD savaş uçakları, Irak halkına ölüm ve yıkım götürmektedir. Irak halkının, akıllı bombalara, füzelere değil, yiyeceğe, ilaca, sevgiye ihtiyacı var."
27 Mart 2003
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED