|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir ülkenin jeopolitik konumu gibi, bir mekan felsefesi olarak 'jeopolitik'in şekillenmesinde de büyük oranda elimizde olmayan faktörler belirleyici olur. Çünkü bir toplumun jeopolitik yönelimlerini, tercihlerini belirleyen faktörler tarihin derinliklerinden gelen, kültürel ve etnik katmanlarda yoğrulup dünya görüşüyle şekillenen karmaşık bir süreçten geçerek oluşur. Türkiye, nasıl bulunduğu topraklara dün yerleşmemişse jeopolitik tercihlerini de her gün değişen konjonktürel şartlara göre şekillendirmesi düşünülemez. Amerika'nın Irak saldırısı sürecinde Türkiye'nin bölgesindeki komşuları ve müttefikleri ile olan ilişkilerinin oturduğu zeminin sarsıldığı artık gizlenemez. Bir ülkenin konumunu, kurduğu ittifakları, stratejik yönelimlerini uzun vadede bu tür kriz dönemleri şekillendirir. Türkiye, jeopolitik düzlemde Amerika ile kurduğu ilişkinin ne kadar sancılı, tarihten kopuk, bugünü taşımaktan uzak ve en önemlisi gelecek için riskler taşıdığının işaretlerini birkaç aylık müzakerelerde görmüş olması gerekir. Rusların önemli stratejistlerinden ve Avrasyacı ekolün teorisyenlerinden Aleksandr Dugin Türkiye'nin jeopolitik temelini oluşturan en önemli katmanın Osmanlı jeopolitiği olduğunu söylüyor ( Türkçeye hazırlanan kitabı için yazdığı önsöz kendi internet sitesinden de okunabilir). Bu jeopolitiği belirleyen faktörleri açıklarken; "İslam faktörü ve Türkler tarafından fethedilen toprakların girift etnik ve kültürel yapısı devreye girmektedir. Burada İslamın tarihi jeopolitiği ile Akdeniz ve Orta Doğu'nun asırlara dayanan mürekkep jeopolitik sisteminin ortak sentezi söz konusudur. Gerek İslamın, gerekse Orta Doğu-Akdeniz havzasının jeopolitiği, kara ve deniz vektörlerinin sıkı bir biçimde içi içe geçtikleri tamamen farklı konulardır." Türkiye'nin postemperyal dönemde daha küçük, ulus-devlet boyutuna çekilmiş olsa da diyor Dugin, Atlantik ittifakından yana tercih yapmasını, "gerek Türk tarihini oluşturan derin jeopolitik etkenlerin tezahür etmesiyle gerek kavramsal ve tarihsel gerekse medeniyet düzleminde çatışması"nın kaçınılmaz olduğunu iddia ediyor. Daha da ileri giderek altını çizdiği husus bugünkü konjönktürde bizi yeniden düşünmeye zorlayacak görüşlere yer veriyor: Türkiye yeniden (küçük değil) büyük oyunda ağırlığı olan bir oyuncu olması için kendi tarihinin manasını yeniden idrak etmesi, yeni perspektifler tasarlaması, Ankara'nın mutabık olabileceği büyük ölçekli jeopolitik projelere sahip sağlam ve güvenilir partnerler bulması gerekir. Bu konuda tarihi geçmişi nedeniyle hiç de tarafsız olamayacak bir ulusa mensup startejist olarak Dugin'in sözleri ayrı bir anlam kazanıyor. siyasal varlık olarak Osmanlının ortadan kalkması Onun mirası üzerine oturan Türkilyenin ve diğer ulus-devletlerin bu jeopolitiği yok saymak gibi bir lükslerinin olmadığını ortaya koydu. Türkiye'nin Amerika ile kurduğu stratejik ilişkiyi tek taraflı bağımlılık pahasına da olsa sürdürülmesini savunanların yaslandıkları argüman jeostratejik gereklilikler karşısında çökmektedir. Türkiye ABD ilişkilerine bu süreç açısından bakıldığında ne kurulduğu dönemde ne de gittikçe daha da zor ve sorunlu hale geleceği belli olan yarınki ilişkilere bakıldığında bu ilişkinin hiçbir zaman jeopolitik mahiyeti olmadığı anlaşılmaktadır. Bunun sadece ırak krizinde değil Türkiye'nin atmak istediği her stratejik adımda ortaya çıkmış bir çelişkidir. 1960'lı yıllarda iki kez yaşanan Kıbrıs bunalımından, 1974 çıkarmasındaki ambargoya kadar Türkiye'nin atmak zorunda olduğu ve büyük ölçüde de tarihin, kültürel yapının ve jeo-stratejik konumunun gerektirdiği her adımda ortaya çıkan bir çelişkidir bu. Konjönktürel ilişkiler hiçbir zaman jeopolitik yönelimlerin yerini alamaz. Amerikan rüyasının bittiğini Türkiye'nin jeopolitik yönelimleri üzerine kafa yoranlar er geç kavrayacaklardır. Amerika Birleşik Devletlerinin ırak saldırısı karşısında Türkiye ile girdiği ilişki biçimi uzun vadede, değişik kademelerde Türkiye'nin tercihlerinde söz sahibi olan pek çok kesimde 'kendi oluş' bilincinin uyanmasına yol açacaktır. Bu bile tek başına önemli bir gelişme sayılmalıdır.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |