AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Hüthüt ile karga

Her sıkışık zamanda olduğu gibi, bu sefer de Hz. Mevlana yetişiyor imdadımıza. Onun Mesnevi'deki hikayelerinden biri, içinde yaşadığımız savaş öncesi ve savaş esnasındaki duruma ışık tutuyor. Hikâye şöyle:

Hz. Süleyman bir gün büyük çadırını kurunca kuşlar gelip hünerlerini birer birer sayıp dökmeye başladılar. Her biri hünerini anlatıyor, sonra diğeri geliyordu. Nihayet sıra Hüthüt kuşana geldi. Hüthüt:

"Ey ulu padişah, dedi, ben size küçük bir hünerimden bahsedeceğim."

Hz.Süleyman:

"Buyur söyle, seni dinliyorum." deyince, Hüthüt:

"Yükseklerde uçarken baktığımda yerin derinliklerindeki suyu görürüm, o suyun ne kadar derinlikte olduğunu, renginin nasıl olduğunu, topraktan mı, yoksa taştan mı kaynadığını görür, bilirim. Ey ulu padişah sefere gidersen beni yanına al. Sana konaklayacağın yer konusunda faydalı olurum." dedi.

Hz. Süleyman da:

"Ey güzel arkadaş, susuz ve uçsuz bucaksız çöllerde bize arkadaş ol, böylece bize faydalı olursun." dedi.

Bunu duyan karga araya girdi:

"Bu zavallı yalan söyleyip yüzünü kara etmektedir, dedi, çünkü eğer böyle bir hüneri olmuş olsa önce yerdeki tuzağı görüp ona yakalanmaz ve kafeslerde mahkûm olmazdı."

Bunun üzerine Hz. Süleyman:

"Ey Hüthüt yaptığını beğendin mi, bizim huzurumuzda yalan söylemek olur mu?" diye Hüthütü azarladı.

Hüthüt:

"Ey yüce padişah, benim hakkımda karganın söylediklerine inanma. Ben huzurunuzda yalan söylemedim. Dediklerim doğrudur. Benim tuzağı görmeyişimin sebebi kaza ve kaderin gözümü kapatması, aklımı bağlamasıdır. Yoksa elbette ki yerin üstündeki tuzağı görürüm. Fakat ne yazık ki, kaza gelince bilgi uykuya dalar, ay tutulur, gün kararır." dedi. (Mesnevi'de Geçen Bütün Hikâyeler, Hazen Y.)

Bu meselde geçen Hz. Süleyman'ı, Hüthüt'ü ve Karga'yı yerli yerine koyarak okuduğunuzda, günümüz ortamını açıklayabilecek çeşitli ipuçları elde edebilirsiniz. Hz. Süleyman'ı halkın yerine koyarsanız, o da kendisine rehber olarak Hüthüt'ü seçerse.. Hüthüt, "kaza ve kader" ona gözünü kapattırmadıkça doğru yoldan şaşmaz. Ama onu doğru yoldan çıkartabilecek, yolunu şaşırtabilecek tuzaklar her zaman bulunabilir. Bu durumda da, Süleyman'ın uyanık davranıp karganın sözüne kanmaması gerekir. Aksi takdirde karga Süleyman'ı kandırabileceği gibi, Hüthütü de tuzağa düşürebilir. Ama karga kim? Süleyman'a bir türlü, Hüthüt'e başka türlü görünen bir karganın kim olduğunu bir bakışta teşhis etmek kolay mı?


27 Mart 2003
Perşembe
 
RASİM ÖZDENÖREN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED