|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dalkavukluk bir başına insanı küçültücü ve iğrenilen bir 'meslek' sayılırken onun sahte olanı demek ki, iki defa küçültücü ve iki defa iğrenç olmalıdır. Düz bir dalkavuk yalnızca efendisine yaltaklanarak, ona övgüler düzerek onun gözüne girmeye çalışır ve dalkavukluğunun bedelini de tahsil etmek ister. Burada dalkavuk da, onun efendisi de karşılıklı olarak birbirlerini tanırlar. Birbirlerine karşı belli bir düzlemde dürüstlük içinde bulunurlar. Dalkavuk, efendisinin meziyetlerini övüp göklere çıkartırken bahsettiği meziyetlerin hiç de öyle göklere çıkartılacak şeyler olmadığını bilir, bunu onun efendisi de bilir. Ama dalkavuğun görevi efendisinin meziyetlerini övmektir, onun yapıp yapacağı iş budur ve yalnızca yaptığı bu işin karşılığını talep etmektedir. Dalkavuk, aslında, efendisinin övdüğü, göklere çıkardığı meziyetlerin onda bulunmadığını bilir; tabiî eğer bu 'meziyetleri' öve öve onların mevcudiyetine kendisi de inanır hale gelmemiş oldukça.. Ve dalkavukluk ilişkisinin karşı tarafında bulunan efendi de, dalkavuğunun övdüğü meziyetleri taşımadığını bilir, eğer o da dalkavuğun sözlerini duy duya ona inanır hale gelmemişse.. Kısacası normal bir dalkavukluk ilişkisi içinde taraflar, bir tür bir oyun sürdürürler; karşılıklı bir oyun.. Yaptıkları işin bir oyun olduğunu fark ettikleri sürece mesele yoktur, diyebiliriz. Mesele yalnızca tarafların böyle bir oyuna niçin müracaat ettiklerine dair gerekçelerinde aranabilir ve sebep o gerekçelerin dibinde bulanabilir. Orada da iki taraf için söz konusu edilebilecek kişisel bir zaafla veya marazî bir kişilikle karşılaşılması muhtemeldir. Dalkavukluğun, aslında, taraflar arasında düzenlenmiş ve taraflar arasında bile bile oynanan bir sahtekârlık oyunu olduğunu söylüyoruz. Ama bu sözümüz yalnızca halis dalkavuğa ve halis dalkavukluğa ilişkin bir belirleme olarak kabul edilmelidir. Sahte dalkavuğu, halis olanından ayırmamız gerekiyor. Sahte dalkavuğun yaptığı iş karışık, girift bir süreç izliyor. Bir kere o, halis dalkavuk gibi kendisini gerçek kimliği ile (kendi dalkavuk kimliği ile) ortaya koymuyor; bilakis o, dalkavuk olduğunu gizlemek için şaklabanlığa başvuruyor. Saniyen, sahte dalkavuk, halis dalkavuğun yaptığı gibi, efendisinin bir meziyetini övmekle veya yok olan meziyetini varmış gibi göstermekle yetinmiyor. Sahte dalkavuk, efendisine değerler aşılamaya veya efendinin sahip çıktığı bazı değerleri onun gözünden düşürmeye çalışıyor, bunu yaparken de, efendisinin sahip çıktığı değerlere sahip çıkarak onları gözden düşürmeye uğraşıyor. İşin daha da ilgi çekici yanı, sahte dalkavuk bir efendiye uşaklık etmiyor, fiilen iki efendiye birden uşaklık ediyor. Sahte dalkavuk, bir ülkede diyelim ki 'çağdaşlık hedefine ulaşmada irtica engelinden' bahsederken, o ülkede yönetimin ipini elinde tutanlar dine karşı bir görüş içindeyseler onlara yağcılık yaparken; öte yandan o ülke ahalisi dinine sahip çıkıyorsa onlara karşı da kendisinin muaheze ettiği şeyin din değil, irtica olduğu def'ini ileri sürüyor: fakat her halükarda, sahte dalkavuk iki tarafa da yaranma sevdası içinde bulunuyor. Bu demektir ki, sahte dalkavuğun insan olarak sahip çıktığı hiçbir insanî değer bulunmuyor, o ne'den bahsederse etsin, sürekli bir sahtekârlık düzleminde yer alıyor. Bir bakıma inanırsa inandığına inanmıyor, inanmazsa inanmadığına inanmıyor, fakat bu bile halis bir nihilist tavrı içermiyor, çünkü böyle bir tavrı benimseyen bir nihilist böyle düşünmesine dayalı olan bir menfaat beklentisi içine girmez, oysa sahte dalkavuk hem böyle düşünür, hem ondan bir menfaat umar. İşte bu sahte dalkavukları, Shakespeare, Atinalı Timon'un ağzında şöyle paylıyor: 'Sizi sırıtkan, yapışkan, iğrenç sömürgenler sizi! İnsanın yüzüne gülüp kuyusunu kazanlar, dost yüzlü kurtlar, tatlı dilli ayılar! A para budalaları, sofra sülükleri, iyi gün sinekleri! Süklüm püklüm uşaklar, kalleş kuklalar!' Esefle vurgulanacak husus şu ki, sahte dalkavukların elinden kurtulmanın yolu henüz keşfedilmiş değil, çünkü evlerimiz henüz kapı ve baca düzeni içinde inşa ediliyor: sahte dalkavuksa kapıdan kovulsa bacadan girmenin bir yolunu buluyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |