AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Zorba

Zorbanın görünen bir amacı vardır, o da, statükoyu korumaktır. Bu amaçla onun başvurmayacağı araç yoktur: o, her araca başvurur ve kendine göre sırf o başvurduğu için de o araç kendiliğinden meşruiyet kazanır(!). Zorba, esas itibariyle üstünde durduğu zeminin gayrımeşru olduğunu ve olabileceğini aklına bile getirmez. Çünkü onun için belirlenmiş bir "mukaddes" vardır, o mukaddesin adı da zorbanın iktidarıdır. Eğer zorbanın iktidarını sağlamaya yarıyorsa, hukuk dışı hiçbir uygulama gayrımeşru sayılmaz. Eğer onun iktidarını sağlıyorsa, yurttaşları hakkında verdiği kararlara yargı yolunu kapatmak gayrımeşru sayılmaz. Onun iktidarını sağlayan her şey ve her hukuksuz uygulama, zorbanın gözünde meşrudur. Zorba, çünkü, dünyanın ve kurulu düzenin kendi ekseni etrafında döndüğü kabulünden yola çıkar. Zorbayı ürküten biricik husus, var olan statükonun bozulması ihtimalidir. Bir tek bu ihtimal yüzünden onun uykusu kaçar. Bir tek bu ihtimal yüzünden o, zorbalık hususunda elinden geleni ardına koymaz. Bir tek bu ihtimal yüzünden bütün hukuk dışı uygulamalar ona meşru görünür. Çünkü bilir ki, iktidarı elinden gittiği anda, kendisine de hesap sorulmanın vakti gelmiş olur.

Zorba, zorbalık uygulayabilmektedir, çünkü elinde bir iktidar bulundurduğu kanaatindedir. Ona göre, zorbalığı meşru kılan iktidarın kendisidir: iktidarı elinde bulunduran, zorbalık uygulamaya da hak kazanmış olmaktadır! Bunun dışında, zorbanın bildiği ve kabul ettiği başka bir hukuk nizamının mevcudiyetine yer bulunmaz. Bu aynı sebep, zorbanın, elindeki iktidarı kaptırmak istemeyişinin de sebebini oluşturur.

Zorba, temeldeki iktidarını, kurulu düzenin hukukunu kendi zorbalığının idamesini sağlamak için oluşturur. Bu yüzden hükümetlerin kurulması veya devrilmesi mesele teşkil etmez. Bir hükümetin kurulması, bir başkasının ilga edilmesi, yalnızca temeldeki zorbalığın sürdürülmesi için gerçekleştirilir ve bu işi gerçekleştirmek zorba için kolayın kolayıdır. Zorba, hükümetleri kolayca değiştirebilir. Bu işi yapabilmek için kendisiyle işbirliği yapabilecek çevreleri bulmakta da güçlük çekmez. Çünkü zorbanın sağladığı nimetlerden çöplenecek birileri, bir iş çevresi daima bulunur.

Zorba için iyi hükümetin ve kötü hükümetin ölçüsü, onun uyguladığı hukuk ve adalet sistemi değildir: iyi hükümetin ve kötü hükümetin ölçüsü, zorbanın kurduğu despotluk düzeninin idamesini sağlamış olmasıdır ve bunun dışında, zorbaya kabul ettirilebilecek başka hiçbir ölçü bulunmaz.

Zorba, kendi çevresinde bulundurduğu çanak yalayıcıların tabasbusuna bakarak doğru yolda olduğunu düşünür. O, kendini doğru yolda gördükçe de, baskı ve şiddet araçlarını (hukuk dışı uygulamaların tümünü) kullanmaktan geri durmaz. Zorba, bu bakımdan çanak yalayıcının hem bir çanak yalayıcı olduğunu bilir, hem de ona çanağını yalatmaktan geri durmaz. Fakat bir gün zorbanın elinde bulundurduğu güç, her nasılsa, çanak yalayıcının şahsına karşı çevrilirse, çanak yalayıcıya kimse acımaz, bilakis herkes ona canügönülden: "Müstahak oldu!" der. Tıpkı bir gün nasıl olsa iktidarını yitirecek olan zorbaya söyleyeceği gibi...


29 Mayıs 2003
Perşembe
 
RASİM ÖZDENÖREN


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED