AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Neşe dol(m)uyor insan

Bazıları sıcak seviyor, bazıları da kriz... Önceki akşam, ekonomik gidişten sorumlu bir siyasiyle görüşürken, "23 Nisan" diyecek oldum, "Aman, aman" diye tepki verdi. Sebep olunan her kriz, ne kadar yapay olursa olsun, ekonomi üzerine yeni bir yük getiriyor. "Savaştan az zararla düze çıktık, yeni bir kriz bizden uzak dursun" dedi bakan...

Hükümet kendini 'normalleşme'ye adamış görünüyor; bunu sağlamak için bugüne kadar epey özveride bulundu. Önde gelenlerinin açıkladıkları görüşlerden buna devam etmek niyetinde oldukları anlaşılıyor. Hak ve özgürlükleri savunan bir partinin iktidarında ilk ele alınması gereken konular, biliyoruz, hükümetin öncelikler listesinde yer almıyor. Dış politikada zikzak çizdikleri görüntüsü verecek derecede yalpalanmalar yaşanıyorsa, bunda da, Ak Parti'nin ve 59. hükümetin 'uyum' arayışı ve krizden uzak durma kararlılığının payı büyük.

Ancak, gördüğümüz gibi, Ak Parti ve hükümet ne kadar uzak durmaya çalışırsa çalışsın, her köşede yeni bir kriz onları bekliyor. Sonuncusu '23 Nisan bayramı' dolayısıyla yaşandı. TBMM Başkanı tarafından her yıl verilen ve başkanla eşinin ev sahipliği sebebiyle ortak dâvetiye gönderdikleri resepsiyon, yeni krizin sebebi... Anamuhalefet partisi CHP, TBMM başkanı Bülent Arınç'ın başörtülü eşinin dâvete sahiplik etmesini mesele yaptı; Bülent Arınç'ın, "Eşim kendi kararıyla resepsiyona katılmayacak" açıklaması bile gerginliğe hız kaybettirmedi.

İşin dikkat çeken yönü, bu kadar gürültünün dâvetiyede eşin adı bulunduğu için koparılması. Bazıları için kadının gerçekten adı yok; bu eğilimlerini de fırsat buldukça ortaya seriyorlar. Resepsiyona katılmaması ise, kadının fizik olarak da yok edilmesi simgesel anlamı taşıyor. Krizi çıkartanlar açısından, kendilerince 'kabul edilebilir' olanlar dışındaki 'kadınlar' hiçbir değer taşımıyor...

Ancak, onların bu tavrı öyle kadınların yok olmasını getirmiyor. Sadece Meclis başkanının değil, başbakanın ve bazı bakanların eşleri de başlarını örtüyor... Eminim, başörtülü CHP milletvekili eşi de vardır. İş dünyasında, profesyonel hayat içerisinde, sanatta, edebiyatta belli yerlere ulaşmış 'başı örtülü' kadın sayısı az değil. Üniversitelerden, kamusal alandan kökleri kazınmaya çalışılması da onları yok edemedi; sayıları azalacağına, her türlü engele rağmen çoğalıyorlar...

23 Nisan resepsiyonu odaklı krizi çıkartanın adresi, bu yüzden, ayrı bir anlam taşıyor. CHP, yine Deniz Baykal'ın liderliğinde girdiği bir seçim kampanyasında, başörtülü kadınların da içinde yer aldığı destekçi fotoğraflarını kullanmıştı. CHP liderinin, genel olarak 'din' ve özel olarak 'başörtüsü' konusunda yaygın 'bağnaz' söylemlere yüz vermediğini de biliyoruz. Krizi dâvet eden tepkisi Baykal çizgisine uymuyor.

Son krizi CHP başlattı, ama etkisi iki yerde görüldü: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve üst düzey komutanlar... CHP'nin tepkisiyle ortaya ilginç bir bloklaşma çıktı. Oysa, bloklaşmaların zararını görmüş bir parti CHP; 1999 seçimlerinde sandığa gömülüp dört yıl boyunca Meclis-dışı kalmasının bir sebebi de '28 Şubat' sürecindeki tavrıydı. Türk Silâhlı Kuvvetleri'ni 'sivil baskı grubu' diye tanımlamasını tam unutmaya başlamıştık ki, Deniz Baykal, 'resepsiyon krizi' ile onu yeniden hatırlattı.

Kendisine siyasî yararı dokunması imkânsız, bloklaşmayı dâvet eden ve bu yönüyle toplumun da zararına gelişeceği açık böyle bir krizden ne yarar umuyor olabilir CHP? TBMM'yle ilintilendirildiği için 'millî egemenlik bayramı' olarak kutlanan 23 Nisan'da, bayramın ruhuna uygun ve 'millî egemenlik' kavramına saygılı bir tavır sergilemek yerine, CHP, neden o ruha ve kavrama bütünüyle ters bir çıkış yaptı?

Bunlar, cevabını bugün verebileceğimiz sorular değil; niyetin ne olduğunu bundan sonraki gelişmeler ortaya koyacaktır. Ancak, gelişmeler kuşkularımızı destekler biçimde yaşanırsa, devleti kuran parti olan CHP, tarihe, Deniz Baykal'ın liderliğinde devletin temel kurumlarını yaralayan parti olarak geçebilir. Ne kadar kötü!


24 Nisan 2003
Perşembe
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED