AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Erdoğan'ın kriz anındaki yüz ifadesi

Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın 23 Nisan resepsiyonuna "başörtülü" eşiyle birlikte ev sahipliği yapma niyeti taşıması ya da yapması Türkiye'nin bir rejim sorununun eşiğine gelmesi için bir gerekçe olabilir mi? Bu olay üzerine kopartılan fırtınanın anlamı nedir? Türkiye, rejim-laiklik-cumhuriyet ekseninde yeniden bir krize doğru mu gidiyor?

Şurası bir gerçek ki, Arınç'ın eşi gerekçe gösterilerek yapılmak istenen şeyin tek başına ne Meclis Başkanı ile ne de resepsiyonun usul ve adabıyla bir ilgisi bulunuyor.

Konu, bir içtüzük tartışması ya da alışılagelen bir siyasi anlaşmazlığın büyümesi ile de kıyaslanamaz.

Hepimizin aşina olduğu "tipik" bir laiklik hassasiyeti üzerinden siyaseti ve demokrasiyi kuşatma harekatı sergilenmektedir. Oyuncular, sahne ve senaryo bildik...

Bu da nereden çıktı!

"Resepsiyon sorunu"nun "kriz"e dönüşmeye başladığı saatlerde Yeni Şafak yazarları olarak Başbakanlık'taydık. CHP'nin 23 Nisan resepsiyonunu boykot edeceği kesinleşmiş ve Cumhurbaşkanı'nın da katılmayacağı ihtimali ortaya çıkmıştı. Ardından, doğal olarak askerlerin de resepsiyona katılmayacakları söylentisi Ankara'yı kuşatmıştı. Başbakan Erdoğan'la görüşmemiz bu bilgi ve söylentilerin dumanı üzerindeyken başladı.

Başbakan'ın bu konuda neler söylediğinden çok daha önemli bir şeyi aktarmak istiyorum. Yüz ifadesini....

Erdoğan'ın yüzünde sıkıntı ya da şaşkınlıkla tanımlanacak bir ifade yoktu. Daha çok, "Bu da nereden çıktı şimdi" der gibiydi. Başbakan'dan algılanan, "Savaş beklenenden erken bitmiş, ekonomik göstergeler rayına girmeye başlamışken böyle bir gerginliğin sırası mı.." sorusuydu. Çünkü, Erdoğan'ın ajandası en başta iç borcun azaltılması bunun için de yeni kaynakların yaratılması ile dolu. Heyecanla, borç stokunu azaltmak için atılan adımları, reel sektörün harekete geçmesi ve sosyal kesimlerin ayağa kalkması için yapılanları anlatıyor. Ve yapılacakları....

İşte böyle bir ortamda, Ak Parti kadrolarının da pek yabancı olmadığı ve birçok olumsuz görüntüyü aynı anda çağrıştıracak bir sorunun gündeme gelmesi, hem can sıkıcı hem de düşündürücüdür.

Düşünülmesi gereken en önemli konu da Türkiye'de genel olarak demokrasinin benimsenmesinde, özel olarak da 3 Kasım seçiminin sonuçlarının algılanmasındaki eksikliklerdir. "Boykot"çular için seçimin ve seçilmişliğin pek öneminin olmadığı anlaşılıyor.

Ancak, hava ne kadar olumsuz yansırsa yansısın Türkiye artık geri dönemeyeceği bir yola da girmiştir. Yani, bir kez daha sadece korku ve endişeler üzerinden ülkenin yöneliminin demokrasi dışı bir alana çevrilebilmesi mümkün değildir. İktidarın istikameti de bunu açıkça gösteriyor.

İhale ne oldu Ali Bey

Yine krizin derinleştiği saatlerde tanık olduğumuz bir başka olayı aktaralım. Başbakan'la görüşmemizin ardından Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'la yemekte bir araya geldik. Uzun bir "off the record" sohbette Babacan da ekonomiyle ve kriz denetimiyle ilgili önemli ayrıntıları aktardı. Konuşmanın ilerleyen saatlerinde Bakan'ın telefonu çaldı. Arayan Başbakan Erdoğan'dı. Babacan masadan kalkıp bir süre Başbakan'la görüştükten sonra geri döndü. O saatte neyi konuşmuşlardı? Mesela, resepsiyon krizini mi?

Hayır, Erdoğan Devlet Bakanı Babacan'a dünkü Hazine ihalesini sormuştu. Babacan, Başbakan'ın bu konuyu her defasında, en sıkıntılı günlerde bile sorduğunu ve dikkatle izlediğini aktardı. Hazine, yüzde 56 bileşik faizle 2 katrilyon lira borçlanmıştı. Son dönem trendi içerisinde bu fena bir alışveriş sayılmazdı ve sonuç Başbakan'ı da memnun etmişti.

Erdoğan, belki de Başbakanlığı'nın en kritik gecesinde bir yandan Bülent Arınç'la tansiyonu düşürmek için görüşme sürdürürken bir yandan da ekonominin detaylarını ihmal etmemişti.

Hükümetin gündemi böyle... Ama, bu gündemin bütün kurumların ortak yol haritası olması sorununu aşmak biraz zaman alacak gibi görünüyor.


24 Nisan 2003
Perşembe
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED