T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Yılın spor adamı kandırmacası...

Yıllardır bu mesleğin içindeyim ve yıllardır "yılın spor adamı" konusunda beceriksizliklerimizi, ısrarla sergileyip dururuz.

2003'e girdiğimiz şu günlerde, 2002'nin başarılı spor adamlarına bir baktığımız, bu çirkinliği bir kez daha sergilediğimiz görülecek. Hele hele "büyük" olduklarını iddia eden gazetelerimizin "yılın spor adamı" diye lanse ettiklerini görünce, ülkemizde sporun neden çağdaş düzeye ulaşmadığı gerçeği kendiliğinden ortaya çıkıyor.

"Büyüklüğünü" iddia eden gazetelerimizin "yılın spor adamları" içinde gösterdiği Devlet eski Bakanı Erdoğan Toprak'ı gördüğümde, inanın saçlarım diken diken oldu.

Erdoğan Toprak "iyidir" veya "kötüdür" diyemem.

Ama, 3 ay Devlet Bakanlığı yapan bir kişinin "yılın spor adamı" olarak lanse edilmesine, sabaha kadar, karşıyım.

Erdoğan Toprak, daha teşkilatını öğrenmeden, tepe taklak Meclis'ten uzaklaştırıldı. Spor adamlığını sadece ve sadece "Beşiktaşlılığı" ile görüntü veren bir kişinin, bu ünvanla halkımıza lanse edilmesi beni çıldırttı.

Oysa...

Bu ünvana layık olan çok insan var.

Bunların başında Otomobil ve Motor Sporları Federasyonu Başkan Mümtaz Tahincioğlu geliyor.

Ülkemizde pek tanınmayan Otomobil sporuna son yaptığı iş, 2002'nin en başarılı "Spor adamlığını" çoktan hak ette bile... Bunun ötesinde Formula 1'i Türkiye'ye alıp, 2005'de bu büyük organizasyonun İstanbul'da yapılması, kolay bir iş olmaması gerekir. Bu işten hem ülkemiz, hem de Otomobil Sporları kazançlı çıkacak.

Bu güzellik sadece Mümtaz Tahincioğlu'na ait değil..

Bir Nevzat Demir, neden bu ünvana aday gösterilmez. Cebinden tıkır tıkır ödediği paralarla, kimsenin hayal gücüne bile sığmayacak şekildeki mükemmel spor tesisini Beşiktaş ile Türk sporunun hizmete sokması az buz iş değil.

Hele hele Galatasaray Kulübü Başkanı Özkan Canaydın'ın, tüm kötü değerleri elinin tersi ile bir kenara itip, taraftarlarıyla dahi karşı karşıya kaldığında, unuttuğumuz "centilmenliği" bize hatırlatması ufak bir şey değil.

Evet, bu üç güzel görüntülü insanı "2002'nin spor adamları" listesine almayanları kınıyorum.

Unutulmasın...

Spor, spor adamları sayesinde kalkınır.

Onlara bu hakkı vermeyi unutup, "ben de spor adamıyım" diye "caka" satanlar, bu ayıbı daha fazla taşımamaları gerekiyor.


3 Ocak 2003
Cuma
 
GÜRAY SOYSAL


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED