|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Fazla kitabınız var mı? Belki vardır, bir bakın kitaplığınıza. Hepsi değerlidir muhakkak. Fakat yine de okuduğunuz birkaç kitabı Ağrı-Patnos'un Doğansu İlköğretim Okulu'nda yardımseverlerden kitap bekleyen öğrencilere gönderebilirsiniz. Ya da yeni alacaklarınızı. Türkçe öğretmeni Halil Yücel, okula bir kütüphane kurmaya çalışıyor. Ve bir sözü hatırlatıyor: "Okul için her şey yapabilirsiniz, eğer okulun bir kütüphanesi yoksa, hiç bir şey yapmamış olursunuz." Az da değil, beşyüze yakın öğrenci bulunuyor okulda. Bakın bakın, mutlaka birkaç kitaba kıyabilirsiniz. Hem biliyorsunuz, en güzel hediyedir kitap. Hocamız, "Süphan'ın eteğine kurulu Doğansu'da kardelenler yetiştirmeye var mısınız?" diye soruyor sıcak mektubunda. Hey benim anam babam, bu söz üstüne insan yerinde durabilir mi?!. Kardelenler ha?!. Çok duygulandım, çok! Haydi arkadaşlar, harekete geçin, iki kitap seçin. Adresi tekrar edelim: Halil Yücel, Türkçe öğretmeni, Doğansu İlköğretim Okulu, Patnos, Ağrı.
Şâfiî Divanı
İmam Şâfiî'nin "Divan"ını dilimize kazandıran A. Ali Ural, 'Bu kitabın serüveni'ni anlatırken, önemli bir noktaya ışık tutuyor... (Şûle Yayınları) İmam-ı A'zam Ebu Hanife'nin kabri yakınında bir yerde namaz kılarken, kıyamı uzun tutmak kendi mezhebine göre sünnet-i müekkede olduğu halde bunu yapmamış, kendisine neden böyle yaptığı sorulduğunda, "Onun (Ebu Hanife'nin) yanında ona nasıl muhalefet ederim" diye cevaplamış ve sözlerini şöyle sürdürmüştür; "Belki Irak Ehli'nin mezhebine uymuşuzdur." Demek ki mezhep imamlarının amacı, dayandıkları delil doğrultusunda görüşlerine katılmaları için insanlara baskı yapmak değil, onların problemlerini çözüp, işlerini kolaylaştırmaktır. Sözün burasında İmam Ahmed'in oğlu Salih'e kulak vermekte yarar var: "Yahya bin Maîn'le karşılaştığımızda bana; 'Baban yaptığından utanmıyor mu?!' diye sordu. 'Babam ne yapmış' deyince, 'Onu Şâfiî ile birlikte gördüm. Şâfiî bineğine binmiş, o ise bineğin yularından tutmuş yürüyordu!' dedi. Söylediklerini babama anlattım. Babam; 'Onunla bir daha karşılaşırsan; babam, kendisine katılmak isterseniz, gelip yuların diğer ucundan da kendisi tutsun diyor, dersin' dedi." Şimdi de İmam Şâfiî'nin bir şiiri... Akıl ve edep sahibine rahat yok oturmakta
TİMBİRSEN
YÖK'ü protesto eyleminde Eğitim Bir Sen üyesi öğretmenler, eğitimciler taşıdıkları dövizleri ahaliye gösterirken ilginç fotoğraf kareleri oluşturdular. Döviz derken, gayet tabii, cepte taşınan dövizden değil, pankartlardan sözediyorum. Zaten öğretmenin cebinde ne dövizi olacak! Bir karede sendikanın adı "ĞİTİM-BİR-SEN" olarak görünüyordu, karton kıvrıldığı için; bir diğer karede ise sadece "TİM-BİR-SEN" kısmı... Bu benim hoşuma gitti. Eğri tarafı rüzgardan eğilince, geriye kalanı, "Saltanat YÖK'te de bitirilsin" kadar etkili olmuş.
BOŞLUĞA BAKIŞ
Nihayet farkettiler!
Tamam da, ilk günlerde yazı akıp geçtikten sonra da boşluğa bakmaya devam ediyorlardı bir müddet. Sonradan farkedilmiş olmalı ki, o boşluğa baktıkları kısımları kesmişler. Ee, ne var bunda? Hiç... Sadece komik oluyordu.
ACABA
Kanadoğlu, Tayyip Erdoğan hakkında kişisel görüşlerini bildirdi...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |