|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ekonomik krizlerin altında ezilen Türk çiftçisi her şeye rağmen üretimine devam etti. Öyle ki Türkiye, üretim miktarı olarak fındık, incir, kayısı, kiraz, ayva ve haşhaş üretiminde 1'inci, karpuz, kavun, salatalık, taze fasulye ve mercimekte 2'inci, domates, patlıcan, biber, elma, antepfıstığı, nohut ve kestanede 3'üncü oldu. Zeytin, vişne, ceviz, kuru soğanda 4'üncü, bal, şekerpancarı ve ıspanakta 5'inci olan Türkiye, hayvancılıkta ise sınıfta kaldı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) 2002 yılı istatistiklerine göre, üzüm, pamuk, çay, tütün, keçiboynuzu üretiminde dünya 6'ncısı olan Türkiye, arpa, erik, yeşil soğan, şeftali ve vanilyada 7'nci, buğday, greyfurt, badem, kabak, marul, anasonda 8'inci, çavdar, çilek, ayçiçeği ve armutta 9'uncu, enginar ve limonda 10'uncu oldu. Çin, sebze üretiminde dünya üretiminin yüzde 47.7'sini tek başına karşılayarak (368.6 milyon ton sebze üretti) açık ara birinci olurken, Hindistan 68.1 milyon tonla ikinci, ABD 35.5 milyon tonla üçüncü, Türkiye 24.8 milyon ton sebze üretimiyle 4'üncü sırada yer aldı. Hayvancılıkta sınıfta kaldık Öte yandan Türkiye'de 1980 öncesinde 60 milyona kadar çıkan koyun sayısının 27 milyona, 15-16 milyon olan sığır sayısının 10.5 milyona, yine 15-16 milyon olan keçi sayısının ise 7 milyon başa düştüğü görüldü. Koyun sayısında 9'uncu, keçide 18'inci, sığırda 25'inci olan Türkiye, tavuk sayısını ise bu dönemde 58-60 milyondan 217.6 milyon adete çıkardı.
Tavuk sayısında 12'inci, hindi sayısında 11'inci olan Türkiye süt üretiminde 17'inci, yumurta üretiminde 19'uncu, et üretiminde ise 32'inci sırayı alabildi. Türkiye, en iyi olduğu alanlardan biri olan bal üretiminde 5'inci olurken, yün üretiminde ise 10'unculukta kaldı.
|
|
|
|
|
|
|