T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M

Zaman tüneline 'objektif' yolculuk

Küçük yaşlardan itibaren fotoğraf makinelerine ve fotoğraf çekmeye meraklı olan işadamı Hilmi Nakipoğlu, 30 yıldır biriktirdiği fotoğraf makinalarını açtığı bir müzede sergiliyor. Asıl mesleği müteahhitlik olan Nakipoğlu, daha çocukken biriktirmeye başladığı antika ve modern fotoğraf makinelerini, Bakırköy'de yaptırdığı Nefus Nakipoğlu Eğitilebilir Zihinsel Engelliler İlköğretim Okulu'nun en üst katında kurduğu müzede sergiliyor. Müze, her gün saat 17.00'ye kadar ziyarete açık. Müzede, sualtı fotoğraf makineleri, dört objektifli kameralar, casusluk amacıyla kullanılan minik makineler, el üretimi ahşaplar, rol filmi çekenler, savaşlarda kullanılan çelik gövdeli Nikon'lar, Canon'lar ve pek- çok fotoğrafçının vazgeçemediği "baba makina" Leica'lar... Ne ararsanız var.

Karanlık odası, annesinin çeyiz sandığıymış

İlk karanlık odasını annesinin çeyiz sandığını boşaltarak kurduğunu anlatan Nakipoğlu, ilk fotoğraf makinesini de bu yıllarda satın almaya başlamış. Evlendikten sonra evinin bir bölümünü makineler ve karanlık oda için ayırdığını ifade eden Nakipoğlu, biriktirdiği bütün makineleri İstanbul'da fotoğrafçılardan ve eskicilerden aldığını söylüyor.

Hemen her pazar Beyazıt ve Kadıköy'deki çarşılarda gezip makineleri incelediğini kaydeden Nakipoğlu, Sirkeci'deki Hayyam Çarşısı ve Beyazıt'taki Çınaraltı'ndan şimdiye kadar tam 900 fotoğraf makinesi satın aldığını anlatıyor. Nakipoğlu, makinelerin içinde en çok Leica'larını sevdiğini belirtiyor ve koleksiyonunda bunlardan 21 tane olduğunu ifade ediyor. 30 yıldır makine aldığını anlatan Nakipoğlu, müzedeki en eski fotoğraf makinesinin 1896 yılında yapılmış 50x50 santimetre ebadında çift körüklü makine olduğunu belirtiyor. Bu makineyi, önce kendisi gibi fotoğraf makinesi biriktiren bir arkadaşınla Beyazıt Bakırcılar Çarşısı'nda aksi mi aksi bir antikacıdan almışlar.

Antika olanlar da var

Müzedeki makinaların bir kısmının antika olduğunu vurgulayan Nakipoğlu, el yapımı makinelerinin bu grupta yar aldığını ifade ediyor. 1930'lu yıllara kadar yapılanların elde yapıldığını belirten Nakipoğlu, daha sonra fabrikasyon üretime geçildiğini söylüyor "El yapımı makineler ahşap üzeri deri kaplanmış körüklü makineler".



20 Şubat 2003
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED