|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Basın Kanunu'na AB makyajı AB'ye uyum için hazırlanan 7. paketle ilgili çalışmalarını son aşamaya getiren komisyon, 5680 sayılı Basın Kanunu'nu da paket kapsamına alarak kanunun "Müsadere, el koyma, dağıtım yasağı" başlıklı 29. maddesinde, değişiklik yapmaya karar verdi.
AB'ye uyum için hazırlanan 7. paketle ilgili çalışmalarını son aşamaya getiren komisyon, Basın Kanunu'nu da paket kapsamına aldı. Komisyon, AB Genel Sekreterliği'nin önerisi üzerine Basın Kanunu'nun "Müsadere, el koyma, dağıtım yasağı" başlıklı 29. maddesinde, değişiklik yapmaya karar vererek, yurt dışından getirilen yayınları yasaklama yetkisine sınırlama getirmeyi kararlaştırdı. Değişiklikte, bu yayınları yasaklama yetkisinin İçişleri Bakanlığı'ndan alınarak Bakanlar Kurulu'na verilmesi öngörülüyor. Pakette, Basın Kanunu'nun "müsadere ve cezalar"la ilgili diğer bir kısım hükümlerinin yeniden kaleme alınacağı öğrenildi. Şu anda yürürlükte bulunan yasada, yurtdışından getirilen yayınları yasaklama yetkisi İçişleri Bakanlığı'na verilerek, "Yabancı dilde ya da Türkçe olarak kaleme alınan ve Türkiye dışında basılan süreli veya süreli olmayan yayın ve gazetelerin suç unsuru içerdiğine dair ciddi şüphe bulunan hallerde Türkiye'de piyasaya çıkarılması, dağıtılması veya satışa sunulması Adalet Bakanlığı'nın da görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı'nın kararıyla yasaklanabilir" deniliyor. Demokratik bir basın yasası Edinilen bilgiye göre, AB Genel Sekreterliği, İçişleri Bakanlığı'na ait olan bu yetkinin AB normlarına uygun düşmediğini vurguladı. İçişleri Bakanı'nın sadece şüphe üzerine bir kitabı, gazete ya da dergiyi yasaklayabileceğini ileri sürdü. Uygulamada bu yetkinin Bakan tarafından değil, ona bağlı bürokratlar tarafından kullanılabileceğine dikkat çeken AB Genel Sekreterliği, "ülke bütünlüğü ve ulusal güvenlik" gibi tehlike sayılan haller için öteki yasalarda zaten yeterli önlemlerin bulunduğunu hatırlattı. AB Genel Sekreterliği, dolayısıyla basın özgürlüğünü düzenleyen bir yasada böyle bir madde gereksiz olduğunu savunarak, bu ifadenin yasadan tümüyle çıkartılmasının demokratik bir basın yasasına daha uygun düşeceğini bildirdi. Basın Konseyi de karşı çıkmıştı Şu anda yürürlükte bulunan Basın Kanunu, tasarı aşamasında basın meslek kuruluşları tarafından eleştirilmiş, ancak bu eleştiriler dikkate alınmamıştı. Basın Konseyi Yüksek Kurulu Oktay Ekşi'nin başkanlığında 2 Mart 2002 Cumartesi günü toplanarak, o dönemde Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan "Basın Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" hakkındaki görüşlerini açıklamıştı. Açıklamada, şöyle denilmişti: "Siyasi iktidar, Avrupa Birliği'ne katılmak amacıyla 19 Mart 2002 gününe kadar çıkartması gerekli yasaları ulusal programda açıklamıştır. Basın Yasası da ifade özgürlüğü kapsamında kısa sürede değiştirilmesi gerekli yasa olarak sayılmıştır. Ulusal programın gerekçesi demokratik toplum düzenini kurmak, hukukun üstünlüğünü kabul ederek, demokratik Türkiye'yi yaratmak olarak açıklanmıştır. Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı tasarının mantığı ise ulusal programa açıkça aykırıdır." EVİN GÖKTAŞ/ANKARA
|
|
|
|
|
|
|