|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nerede bir Sinan eseri varsa, bilin ki, orası bizim için görmeye değer bir yerdir, son derece önemli bir vatan toprağıdır, memlekettir. En azından benim için öyle. Bunu ister Mimar Sinan'a olan hayranlığıma bağlayın, isterseniz tarihi eserlere duyduğum sevgiye. İkisini bir potada değerlendirmek daha doğru belki. Pazar günü Büyükçekmece'deydik. Her zaman E5 üzerinden giderken yanından geçip hayranlıkla seyrettiğimiz Büyükçekmece'deki Mimar Sinan Köprüsü üzerinde yürüdük. Koca Sinan'ın "Yaptığım köprüler içinde şaheserimdir" dediği bu köprünün hemen yanıbaşında bir han ve bitişiğinde küçük, sevimli bir cami var. Cami avlusundaki minare, tek parça halinde mermerden oyma şahane bir eser. Dünyada yalnızca iki örneği bulunuyor. Belediye çevre düzenlemesi yapmış, evvelden harabe halindeki eserleri onarmış ve halkın hizmetine açmış. Park haline getirilen ve çiçeklerle süslenen göl çevresinde, Anadolu'nun değişik yerlerinden ev örnekleri yapılmış. Malatya evi, Akşehir evi, Safranbolu evi, Ürgüp evi gibi birçok güzel eser serpiştirilmiş. Bir de Kıbrıs evi var. Lokanta olarak işletilen bu evlere ileride Trakya, Bursa, Karadeniz, Urfa, Mardin evleri de eklenebilir. Ve belki bir de Yörük çadırı. Hepsi iyi hoş fakat köprünün hemen öte yakasında, gölün kenarında çirkin bir dev gibi duran çimento fabrikasının başka bir yere nakledilmesi ve o yakanın da çevre düzenlemesine dahil edilmesi gerekiyor. Gidin bakın, gerekip gerekmediğine kendiniz karar verin. Bu arada Büyükçekmece'deki gölün adının "Lagün" olduğunu da unutmadan kaydedelim ki ne olur ne olmaz, belki bir gün bulmacada falan çıkar. MAKSAT HİZMET OLSUN Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ABD'ye yapacağı ziyareti iptal etmesi veya ertelemesi yönünde baskılar artıyor. Bu görüşte olanlar haksız değil. Fakat hiçbirinin, o gezinin iptaline ilişkin gerekçe (daha doğrusu bahane) sunduğunu görmedik. Hizmet olması bakımından, çoktan seçmeli şekilde alternatif bahaneleri sunuyoruz. - Aşırı sıcaklardan bunaldım, bugünlerde kendimi iyi hissetmiyorum. - Yazlığın bahçesine duvar örmem gerekiyor. - Yeğenimin dişi çıktı. - Kuaförüm randevuyu erteledi, ben de geziyi erteliyorum. - Aniden uçak korkusu başladı; geçince gelirim, merak etmeyin. - Bizim düldülü yaz bakımına sokacağım, başında bulunmam lazım. - Kayınvalidem izin vermiyor, razı edince size haber veririm. - Sol bacağımda kıl dönmesi var, ufak bir operasyon geçirmem şart. Biter bitmez geleceğim. - İbibikler daha ötmedi, öter ötmez oradayım. - Sütler kaymak tutmadı, tutar tutmaz oradayım.
EHLİYETSİZ ŞOFÖR
Halk otobüsü yolcularını doldurmuş giderken, pek nadir rastlanan bir olay yaşanıyor; polis işaret edip otobüsü durduruyor. Şoförden ehliyet-ruhsat isteniyor, şoförün uzattığı sadece ruhsat. Çünkü ehliyeti yok. Polis yolcuları indiriyor ve indirmeden önce yolculara sesleniyor: - Canınızın kıymetini bilmiyorsunuz! Bindiğiniz otobüsün şoförü ehliyetsiz çalışıyor! Yolcular şaşkın. Bugüne kadar hangi yolcu bindiği otobüs şoförüne ehliyet sormuş ki? Onbeş dakika bilemedin yarım saat gidecek, sonra inecek. Kimin aklına gelir şoförün ehliyetsiz olabileceği?
MİTİNGTE İSTİKLAL MARŞI
- İyi ki İstiklal Marşı var. - Elbette. İstiklal Marşımız var, çünkü istiklalimiz var. - Hayır, o açıdan söylemiyorum. - Hangi açıdan? - Olmasaydı, Cem Uzan, Lüleburgaz'da meydana toplanan ve yuh çekip konuşmasına fırsat vermeyen Petkim'in protestocu işçilerini nasıl susturacaktı? - İyi ama, İstiklal Marşı çalınıp söylenirken yalnızca işçiler susmuyor ki, Cem Uzan da o sırada konuşamıyor. Dolayısıyla yapılan miting amacına ulaşmamış oluyor. Öyle ya, konuşamayacaksan niye miting yapasın?
GÜNÜN SÖZÜ
Bir şeyi doğru olarak yapmak, onu niçin yanlış yaptığınızı açıklamaktan daha az zaman alır.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |