|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
"İslami kesim" tartışamıyor. "İslami kesim" birbirinin sesini duyamıyor. Red edenler ve kabul edenler var sahnede. Kendisini sahnede sanıyor. Ama değil. Gördüğünü sanıyor. Kafasından bakan kendi gözleri değil oysa. Kendisini algılayamıyor. Kalbine bakmayı unuttuğu, bir kalbi olduğunu unuttuğu için, aynalara bakıyor durmadan. Aynaların gösterdiği kendisi değil. Ne ki bunu söyleyecek mütefekkirlerini çoktan çıkardı dünyasından. Her köşeyi dönüşte alkışlayıcılar bir maske armağan ediyor "bu sensin" Yeni bir dönemece kadar yüzüne yapıştırılmış maske ile yol alıyor. Yol, parkın içinde başlıyor ve bitiyor. Başı ve sonu park. Gözündeki maske, onu başka gezegenlere çıkmış gösteriyor. Yükselmiş gösteriyor. Uçmuş gösteriyor. Bizim de bir medyamız olsun hevesi ile başlayan yarış bizim de bir dansözümüz (bir ilahiyatçının çıkıp 'neden tesettürlü dansöz olmasın' fetvası vermesinden korkuyorum mesela) olsun noktasına varmak üzere. Bilgiye ulaşmak için televizyona bulaşıyor "müminler". Televizyon derin olan her şeyi kusuyor oysa. Bir safra gibi ekrandan dışarı atıyor. Ne kadar derinseniz, ne kadar konuya vakıfsanız ekran sizi o kadar yabancılaştırıyor muhataplarınıza. Bağırdıkça, öfkelendikçe, muhatabınıza saldırdıkça yüzünüz ekrana uyuyor. Seyirlik malzeme olabildiğiniz sürece yeriniz kavi. Raitinginiz mükemmel. Bütün mesele seyirlik olup olmamakta. Seyirlik olmak için; kanal atlayan, ya da uyuklamak üzere olan seyirciyi elden kaçırmamak için aktif olmanız şart. Bütün incir çekirdekleri boş kalır. Beis yok. Yeter ki siz hareket edin. Eliniz kolunuz. Kaşınız gözünüz. Hep hareket halinde olmalı. Ne söylediğinizin hiç ehemmiyeti yok. Yeter ki tiz perdeden çıkacak sesiniz olsun. Sesinizin söze takla attıracak enerjisi olsun. Gerisi mühim değil! Mesela, güneş esasında mavidir diyeceksiniz, kar bazıları için soğuktur ama esasında sıcaktır diyeceksiniz. Mümkünse her aşınızın içine ya cinsellik ya "din" katacaksınız. Her şey her yerde olacak, ama olması gerekenler hiçbir yerde olmayacak. Her şey söyleyeceksiniz, ama esasında hiçbir şey söylememiş olacaksınız. Post-modern durumun sadık tenörü olarak hançerenizi temizleyeceksiniz sık sık. Ne vakittir kendi sesinizin barınmadığı hançerenizi. Ama dikkat edin hareketli olayım derken sakın ola yormayın seyirciyi. O bir seyircidir. Seyretmek ister bulaşmadan hiçbir şeye. Dönüp dönüp başa sarmalısınız bu yüzden. Az gidilmeli uz gidilmeli ama en fazla bir arpa boyu yol gidilmeli. Daha fazla değil. Daha fazla değil. Bir şey söyleyerek yormamanız gerekiyor seyircilerinizi. Ama uykusunu getirmeyecek kadar da bir iki hareket şarttır tabiî. Söze gerek yok. Söz çoktan terketti coğrafyayı. Bir iki hareket. Bir iki devinme. Gerisi raiting. Gerisi raiting.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |