|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Erzincanlı Bekçi Şafak Sezer'e "içinden mi?" diye sorarak bizden olduğunu kanıtladığı için, nihayetinde insan eliyle üretilmiş, kurularak çalışabilen bir makine pozisyonundan, "memleketim insanı" konumuna yerleşen robotun maceraları seri halde dönmeye devam ediyor ekranda. Pazarladığı teknolojiyle ev işi, çamaşır, bulaşık gibi dertlerden kadınları kahramanca kurtaran esas oğlan rolündeki robotun yanında, şirinlikleriyle reklamın söylemek istediğini daha küçük lokmalara bölerek yenilir hale getiren Bekçi Sırrı Şafak Sezer de, robotun ardında o hikaye senin, bu hikaye benim dolaşıp duruyor. İnsanlaşmış ve erkekleşmiş robot, reklam serisinin bu son bölümünde, oturduğu kanepeyi çepeçevre sarmış bakımlı ve güzel kadınları eğlendiriyor. Karşı cinsi etkilemeye çalışarak çoktan muradını açık ettiği için artık o ilk reklamdaki sevimliliği kalmamış robot, çevresindeki kadınlara "hava atma" metodlarından en pespayesi olan, aynı mekandaki hemcinsiyle dalga geçmek yoluyla itici bir biçimde Bekçi Sırrı'ya laf yetiştiriyor.
Onlar terkeder
Yani serinin ilk bölümlerinden mühendis hanımın ilgisine mazhar olduğu reklamla cinsiyet kazandırılan ve genelde olduğu gibi erkek rolü biçilen robot, giderek işi kadınları etkileme çalışmalarına kadar vardırmış. Ama bir bakıyorsunuz, Bekçi Sırrı'yı paylayıp durarak, şık giyimli ev kadınlarının gözünde prim yapmaya çalışan robot, yine bir makina olan yeni model teknoloji ürünü beyaz eşyaya tercih ediliyor. Kadınlar diğerini görür görmez çepeçevre sardıkları robotu bırakıp yeni ve güzel olan, üstelik işlerine yarayacak ötekine koşuveriyorlar. Kadınlar robotu terkediyorlar. Robot kalakalıyor. Reklam, "çapkın erkek" rolündeki robotun "bozulması" ve az önce alay edilen Bekçi Sırrı'nın karşı ataklarıyla sona eriyor. Gülüyor Sırrı, robotun aldığı bu hayati derse. "Şimdi ne oldu" diyor robota, rakibinin kaybına sevinen insanların müstehzi yüz ifadesiyle.
İrtifa yükselirse...
Şimdi bu nedir? Bu, hem kadınları, hem de erkekleri oldukça avam bir anlayış çerçevesinde algılayan basit bir fikirdir. Erkeklere "mümkünse birden çok"u, kadınlara ise "daha iyisi, daha iyidir"i salık veren, sevimli bir tarafı da ne kadar aransa bulunamayan hakikaten kötü bir fikirdir. Kadınları çamaşır makinesi, elektrik süpürgesi, bulaşık makinesi gibi teknolojik araçlarıyla ev işlerinden kurtaran müthiş kahramanın hazin sonu da bize bunu kanıtlamaktadır. Velhasıl beyaz eşyayı tüketiciye pazarlamak için, pek de yüksek sayılamayacak bir ahlak anlayışına başvurmak yerine, irtifası biraz daha yukarıda bulunan yaratıcı fikirler geliştirilebilir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |