AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K Ü L T Ü R
Doğru mu söylüyor?

  • OSMAN AKKUŞAK

    Miladi 8. asır bilgesi İbnülmukaffa (724-759) söyler.. (İslâm Siyaset Üslubu - Dergâh Yayınları )

    Bakalım neler söyler:

    * * *

    - kişi; akıllı kişilerle tartışmadıkça kendisini tekid (sağlamlaştırma) ve teyid (doğrulama) edecek iştişarede bulunmadıkça bilgi ve düşüncesine kesinlik veremez.. çünkü nesnelerin ve olayların mahiyeti tek akılla kavranamaz!..

    - büyü bile olsa bir şeye inanan; hiçbir şeye inanmayan ve ahireti ummayandan, daha iyidir, daha akıllıdır.

    - Üç nitelik, en üstün meziyetlerdendir: öfkeliyken doğruyu konuşmak, darlıkta cömert olmak, güçlü iken affeylemek.

    - Kişinin dini, sürekli aynı kalmaz; ya artar ya azalır…

    - Aşırı dindarları, yöneticileri ve dostlarınızı hafife almayınız!.. (peki kimi hafife alalım?)

    - iyiler arasında sevgi çabuk kurulur, geç kopar.. kötüler arasında sevgi ise geç kurulur, çabuk kopar!...

    - kim yoksulluğun ve darlığın pençesine düşerse utanma duygusunu terk etmek zorunda kalır… ar perdesi yırtılanın sevinci kalmaz.. sevinci gidenin nefreti artar.. nefreti artan ezilir ve üzülür.. üzülenin aklı gider.. aklı bozulanın sözü ve eylemi ise kendi aleyhine olur!..

    - övgüyü kabul eden, kendini öven gibidir; övülmeyi reddeden, övülecek biri gibidir.

    - düşünceni önemsizle meşgul edersen, önemli de seni ihmal eder.

    - eylem vaktini kaçıran ihmalkâra; kötü gününde, dostlarını ve arkadaşlarını kaybetmiş olana; kendi zayıflığını hissettiği anda düşmanına veya hasmına fırsat verene; iyi karısından ayrıldıktan sonra kötüsüne çatana: imrenmeyiniz!..

    - hilekara yaklaşma, güçsüzden yardım isteme; tembelden bir şey talep etme!..

    - doğrular birbirini çağrıştırır ve birbirini pekiştirir!...

    - sultan veya devletli; sonraki gelince öncekini unutur; ancak şu saatte yarar sağlayanları ve hoşnut olanları unutmaz.

    - yöneticiye sana borçlu olduğunu söyleme! Elinden gelirse yaptığın hizmeti ve iyiliği unut!... hakkını ona, ifa ettiğin görevler hatırlatsın (bügünkü şartlarda bu anlayış geçerli olabilir dersiniz, mi? )

    - kibir aptallığın ikiz kardeşidir.

    - dünyadaki belaları insanlara ihtiras ve açgözlülük getirir.

    - dini tartışma konusu yapan onu düşünceye indirgemiş olur; din inançtır, düşünce ise tartışma ile sağlamlaşır.

    * * *

    Demek ki: İnsanoğlu her devirde, her zamanda aynı insandır. 8. yüzyıldaki insan düşüncesi aynen bugünkü gibi nasıl ince, nasıl güçlü; nasıl aynı ihtiyaç ve fikirlerle kaynaşmış vaziyette? Düşünmekten geri kalabilir misiniz?

    Not:

    Oğuz Aral'ın Türkçesini ve sanatındaki ustalığı takdir ettiğimi yazmıştım. Bu sebeple dün bazı eleştiriler aldım. Hemen şunu bildireyim ki, dilini ve sanatını takdir etmek; onun mizah ve yayın sahasına sevkettiği bütün düşüncelerini felsefi, siyasi tavır ve görüşlerini tasvib ve takdir ettiğim anlamına gelmez.. İnsanlığa, topluma, gençliğe ve kültürünüze hizmet eden ürünlerine "eyvallah" derken böyle olmayan çizgi ve kelamının hesabını vermek de merhumun kendisine düşer, diyoruz: Ebediyyete giden âdeme Allah rahmet eylesin, taksiratını affetsin, diye dua edilir.. Tanrı, hepimiz gibi Oğuz Aral'ın da yardımcısı olsun!



  • 5 Ağustos 2004
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED