|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Irak'ta daha önce öldürülen rehineler için de yüreğim sızlamıştı. Milliyeti, dini, mezhebi ne olursa olsun... Murat'ın infazı ile ilgili görüntüler nasıl günlerdir gözlerimin önünden gitmiyorsa diğerlerine ilişkin görüntüler de hâlâ canlılığını koruyor. Bu görüntüler beni çok rahatsız ediyor. Savaşanların ve direnenlerin bir günahı var, anlamında söylemiyorum elbette ama, savaşın yarattığı vahşetin yöneldiği günahsız insanlara daha çok yanıyorum. Murat bizden biri olduğu için ona daha fazla, öbürlerine, mesela, kafası kesilen Amerikalı mühendise daha az üzülüyor değilim. Kendisine insanım diyen bir insanın bu vahşetten etkilenmemesi düşünülemez. Durum böyleyken ne göreyim. Yarım yamalak bilgisiyle İslami hassasiyeti olan insanlara kendinden menkul laiklik anlayışıyla saldırmayı görev sayan bir kadın yazar, dünkü köşesinde Murat'ın Alevi oluğu için öldürüldüğünü ifşa ediyordu... Neye dayanarak? İçgüdülerine, daha önce serbest bırakılan şoförlerin, serbest kaldıkları için (evet namaz kılıp serbest bırakıldıkları için) muhtemelen cellatlarla aynı mezhepten olma ihtimaline... Bakın ne diyor bu zehir hafiye bayan: "Sakalsız, bıyıksız, güzel yüzlü Murat Yüce, cellatlarına hiç benzemiyor, onlarla aynı 'türden' olmadığı o kadar belli ki... İçime düşen kuşku, genç adamın katliyle yıkılan ailesinin, Ankara'daki mahalle komşularının görüntüsü ekrana yansıdığında, doğrulanmayı bekleyen bir kesinliğe dönüşüyor. Ne gözü yaşlı eşinin, ne de diğer akraba ve komşu kadınların başı bağlı. Erkek kardeşleri de Murat Yüce'ye benziyor. Yüzü aydınlık, düzgün konuşan insanlar. Eve girip çıkan komşular arasında tek bir çember sakallı, tepesi takkeli erkek, tesettürlü kadın yok... İçimde sessiz bir çığlık uzuyor: Bu insanlar Alevi!" Görüyor musunuz? Eğer Murat'ın eşinin ülkemizdeki milyonlarca kadın gibi, annelerimiz gibi başı bağlı olsaydı bu zehir hafiye yazar, insanlık dışı bu teorisini ortaya atamayacaktı. Acaba yazar, daha önce öldürülen Türk şoförlerinin eşlerinin başlarının bağlı olup olmadığını incelemiş olabilir mi? Onların eşlerinin başlarının bağlı olması neyi değiştirecekti acaba bu teoride… Ya da daha önce ve Murat'ın ölümünden sonra serbest bırakılan şoför ya da işçilerin eşlerinin başlarının açık olması durumunda nasıl bir teori oluşturabilecekti? Murat'ı Alevi olduğu için öldürmüşler. Bayan yazar böyle buyuruyor. Cellatlar bu teoriye göre rehin alacakları insanların önce dinlerini, sonra mezheplerini kontrol edip öyle rehin alıyor olmalılar. Öldürürken de mezheplerine bakıyorlar herhalde. Çünkü cellatlar mutlaka Sünni-Vahabi ve üstelik de Alevi düşmanı…Ne malum? Daha önce kurtulan Türk şoförlerin Müslüman olduğunu dahi anlamamışlardı oysa… Şoförlerden biri namaz kılmaya başlayınca Müslüman olduğunu öğrenmişlerdi. Zamanı olsaydı, belki Murat da namaz kılmaya çalışacaktı. Ama ona zaman vermediler. Amaçları bir Alevi'yi ortadan kaldırmak ve mezhepçilik yaparak Türkiye'deki Sünnileri desteklemek değil, olsa olsa Türkiye'ye, Türk şirketlere bir ders, gözdağı vermekti. O nedenle Murat'ı kaçırdıktan sonra herhangi bir talepte bulunmadılar. Doğrudan öldürdüler. Türk şirketlerinin ABD askerlerine malzeme ve eşya taşımalarını istemiyorlardı… Nitekim, daha sonra Uluslararası Nakliyeciler Birliği (UND) ABD'lilere nakliye işini bırakma kararı alınca, ellerindeki diğer iki Türk işçiyi serbest bıraktılar. Peki şimdi serbest bırakılan arasında Alevi varsa bu zavallı teoriye ne gözle bakmak gerekecek? Bayan yazar daha da gözü dönmüş bir şekilde devam ediyor: "Genç adamın cellatları, aynı zamanda ve ne yazık ki Türkiye'de yıllardır fanatik üreten İslami beyin yıkama fabrika ve fabrikatörlerinin has mamulatı, Araplaşan, Vahabilik yolunda vahşileşen Sünni Türkler. Alevi kırmak, onların toplumsal (ya da sürü) belleğine kazılı. Kahramanmaraş ve Sivas katliamları hangi seküler kinin, dini bir kan davasının sonuçlarıydı sanıyorsunuz? " Sanırsınız ki Türkiye'deki Alevi düşmanı Sünni caniler (Ki çoğunluğun mezhebinden sözediyoruz) Alevilerle hesaplaşmak için Irak'a gitmişler ve orada Türkiyeli Alevileri avlıyorlar. Sünni Müslümanlar, Vahabi mezhebini seçmiş sıradan inanmışlar orada cellat olmuşlar vahşet uyguluyorlar. Oysa vahşetin, terörün dini, mezhebi mi var? İran Cumhurbaşkanı Hatemi'nin söylediği gibi, Irak'ta bu vahşeti uygulayanların arkasında bizzat ABD ve İsrail neden olmasın? Yazarımız böyle ince işlerle ilgili değil. Bir kere gözü dönmüş ve kararını vermiş. Bakın şiddet ve vahşet mezhepçiliğini nerelere vardırıyor: "İlk Türk rehineler, 'infaz'larından önce şahadet getirip namaz kılmak istedikleri için öldürülmemişler, serbest bırakılmışlardı. Kurbanlar, cellatlarla aynı mezhepten ve dini bütün oldukları için kurtulmuşlardı, anımsayın!" Pes doğrusu… Gözü dönmüşlüğün, cehaletin ve elim bir olaydan vazife çıkartmak pahasına saçmalamanın bu kadarına pes… Murat'ın öldürülmesi insanlık adına utanç verici bir cinayettir. Bu tür sapkın ve kışkırtıcı yaklaşımlar ise ifade özgürlüğünün katledilmesidir. Bana kalırsa ikisi arasında bir fark da yoktur.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |