|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
Başkan Levent Bıçakçı yaman çıktı doğrusu. Federasyon tepeden tırnağa yeniden yapılanıyor. Önce ciddi bir kurul oluşturdu; bu kurul kimin ne yaptığını, ne kadar para aldığını inceliyor. Tüm personelin mali ve verimilik durumları gözden geçiriliyor. Muhteşem bir başlangıç; bravo sayın başkan. Önce ayda 5 milyar lira alan MHK Başkanı Bülent Yavuz'un sözleşmesi feshedildi. Sırada aylık 19 milyar liralık maaşı Mayıs başında 35 milyara yükseltilen A Milli Takımı İdari Menejeri Can Çonaboğlu var. Kimse alınmasın darılmasın ama hayatında futbol oynamamış, voleybol sporu yapmış bu zatın üstlendiği görev bana biraz yamuk geliyordu zaten. Ardında ümit Milli Takım İdari Menejeri 9 milyar 500 milyon liralık Burhan Satır geliyor. Federasyon özerk; seçimle gelmiş çiçeği burnunda bir başkan ve heyeti var; kimse bu harekata çomak sokmaya kalkar mı bilmem. Bildiğim bu ücretler buz dağının su üstündeki uçları; öyle görevlerde öyle kişiler var ki aldıkları maaşı duyunca insanın küçük dilini yutası geliyor. Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan, Bakanlar yanlarında çoook mütevazi gelirli insanlar olarak kalırlar. Dayan Başkan Bıçakçı, "YAĞMA HASAN'IN BÖREĞİ DEVRİNİ" yılmadan kapat. MİKE TYSON DA BİTTİ...
Canavar gibi adamdı Mike Tyson; rakiplerine dördüncü raundu göstermez, ilk üç raund'da işlerini bitirirdi. Ama onun nüfus kağıdı da eskidi, 38'i buldu. Geçen hafta İngiliz Danny Williams'a 4. raundun başında nakavtla yenildi. Hayatı şampiyonluklar ve skandallarla doluydu. Hem Dünya Boks Konseyi'nin (WBC), hem de Dünya Boks Birliği'nin (WBA) ağır sıklet boks şampiyonluğunu aynı anda taşıma başarısını göstermişti. Ama dedik ya, nüfus kağıdı eskiyince... Yıldırım medyaya "posta" koydu!
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım geçen hafta medyaya öyle bir çıkış yaptı ki gözlerime de kulaklarıma da inanamadım. Oturduğu o koltuğu taaa öteden beri medyadaki taraftarlarının aşırı desteğiyle kazandığını unutan sayın başkan, gazetecileri önce "Patronuna söyler kovdururum" diye hizaya getirmeyi denedi, ardından da bir meslektaşa "sana bir tokat atarım" tehdidinde bulundu. Haaa sonra mı? Sonrasında ne hikmetse buzlar çözülmeye başladı ve Aziz Yıldırım medya ile daha bir ılımlı ilişki içine girdi. İleride ne olacak merak ediyorum. Herr Daum yelkenleri suya indirdi
FENERBAHÇE Bahçe Teknik Direktörü Christoph Daum geçen haftaki o dehşet çıkışına müthiş tepki gösteren başta Başkan Aziz Yıldırım olmak üzere tüm yönetim karşısında bir anda acze düştü. Başkan Yıldırım belli ki iş hayatından sonra kulüp yönetiminde de müthiş deneyim ve başarı sahibi oldu. Daum'a gerekli dersi verdikten sonra onu bir toplantıya çağırdı. Yelkenleri iyice suya indiren Alman hoca tüm yönetimden alenen özür diledi, hazır bulunanları tek tek öptü ve savaş baltaları şimdilik toprağa gömüldü. ŞİMDİLİK diyorum; zira "alışmamış yerde don durmaz" ya, o hesap; bir süre sonra hazretin yine kılı kıpırdar, biti kanlanır ve F. Bahçe'den daha yağlı bir kapı bulduğunda tüyer; görürsünüz... Bir yıldız kendini söndürdü
GENÇLERBİRLİĞİ'nde oynarken tüm kulüplerin gözü ondaydı. Beşiktaş ile G.Saray dehşet bir perde arkası çekişme ve yarışa girmişti Okan Koç'u renklerine bağlamak için. Anadolu Beşiktaşlılar Derneği ve özellikle Başkan Deniz Atalay ile daha sonra başkan olan genel sekreter Hıdır Şimşek'in müthiş çalışmaları Okan'ı Beşiktaş'a getirdi. Ne var ki, bu yetenekli genç ilk sezonunda Beşiktaş'ta hiç başarılı olamadı; değil topla uğraşırken sahada düz koşu yaparken bile devamlı yere yuvarlandı. Sahaya bahane bulduk, kısa kramponlar verdiği için Beşiktaş malzemecisini suçladık. En sonunda ben ve Vedat Okyar başta olmak üzere bu delikanlının ayakta duracak hali olmadığını görüşünde birleştik. Meğer özel hayatı bir profesyonel futbolucuya hiç de uygun değilmiş. Oturduğu site halkı ağır bir dille kaleme aldıkları bir şikayetnameyi resmi makamlarla birlikte Beşiktaş yönetimine ilettiler. Yönetim de bu futbolcunun bir türlü forma girememesinin nedenini anlayıverdi ve Okan'ın bileti kesildi. Ey Beşiktaşlılar, bazılarınız hayıflanıyormuşsunuz; hiç üzülmeyin Okan'dan Kartal'a hayır gelmezdi. Hüsnü hocadan şikayet var!..
BİRKAÇ ay önce Dünyanın bir numaralı bayan voleybolcusunu nasıl elimizden kaçırdığımızı yazmış, Voleybol Federasyonu Başkanı Prof. Hüsnü Can Hocamızı eliştirmiştim. Yine ertesi hafta da Hüsnü Hocamızın görüş ve açıklamalarını size iletmiştim. Sayın Başkandan yine şikayet var. Yasal ve şike olmayan evliliklerle Türk vatandaşlığı kazanmış yabancı asıllı voleybolcu bayanların Türk takımlarında TÜRK VATANDAŞI olarak değil YABANCI TABİİYETLİ gibi lisans verilerek oynatıldıkları yolunda hayret verici suçlamalar doruğa çıktı. Olay yargıya intikal ediyor. Hocam bak bu iddialar doğruysa ben de seni eleştireceğim. Açıklaman varsa buyur yaz yayınlayalım. Sayın valim diyorlar ki...
SPOR sahalarında anarşiye son vermek üzere çıkarılan Kanunun fiilen uygulanmasına bu hafta sonu başlanıyor. Üç Büyüklerin başkanlarıyla biraraya gelen İstanbul Valisi Muammer Güler işi sıkı tutacağını açıkladı. Ben Valime güveniyorum; ama güvenlik güçlerinin uygulaması hakkında biraz tereddütüm var. Adam yığınla polisin gözü önünde rakip futbolcuya, hakeme, hatta o gün sahada bulunmayan üçüncü bir kulübe ana avrat sövüyor, kimse tınmıyor. Yıllarca buna tanıklık etmiş bir spor gazetecisi olarak şu kanunla işlerin düzeleceğine inanmıyorum. Üstelik bu kanun olayların baş aktörleri amigoları yasallaştırdı da. Allah sayın Valime kuvvet versin; inşallah bu konuda da başarıl olur.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |