AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
TBMM sınav günü yaklaşıyor...

TBMM 14 Eylül'de Türk Ceza Kanunu Taslağı'nı görüşmeye başlayacak. Bu kanun ve bu görüşme son derece önemlidir.

Bu tür kanunlar, birey ve hak tanımı, gelenek-dengesi çerçevesinde özgürlükler rejiminin temel unsurlarını belirlerler.

Bu tür kapsamlı ve zor dengeler üzerine kurulu kanunların elden geçirilmesi yıllar, hatta on yıllar alır. Dolayısıyla yasama organının bu çapta her elden geçirme girişimi ülkenin suç-ceza, birey-gelenek meselelerindeki 50 yılını belirler.

Nitekim görüşülecek taslağın çalışmaları oldukça eskidir. İlk tamamlanışı 1998 yılına değin uzanmaktadır.

Yeni hükümet zaman kazanmak için yeni bir taslak hazırlatmak yerine, eski taslaktan yola çıkmaya karar vermiş, yapılan çalışmalar, itirazlar derken taslak oldukça çaplı değişmeler uğramıştı.

Bununla birlikte söz konusu taslağın "insan, beden, kadın, çocuk, ahlak tanımı" konusunda özgürlükçü bir anlayış temeline şekillendiği söylenemez.

Sorunun başında "kadın meselesi" geliyor.

Kadının bedeni ve statüsüyle, özgürlük tanımı açısından toplumda temel taşıyıcı olduğu dikkate alınır, bu konunun gelenek, ataerkil zihniyet karşısında ağırlık oluşturulduğu kabul edilirse, kanunu kadın meselesinden hareketle okumak ve değerlendirmek çok yanlış olmaz

Tek cümleyle ifade etmek gerekirse taslak kadın konusunda yetersiz ve gelenekçidir.

Türk Ceza Kanunu taslağı üzerine ne bakanlık ne de Meclis komisyonu kadın örgütlerinin onca girişimine rağmen hiçbir adım atmamıştır.

Nasıl?

Bir kere TCK Tasarısı'na alınan "töre cinayeti" ifadesi, ülkemizde işlenen bütün namus cinayetlerini kapsamıyor. Erkek egemen toplumun çarpık namus anlayışı yüzünden işlenen namus cinayetleri yeni yasada da korunmaya çalışılıyor.

Beklenti yeni TCK Tasarısı'nın "nitelikli insan öldürme" maddesine alınan "töre saiki" ifadesinin "namus saiki" olarak değiştirilmesini yönünde...

Bekaret kontrolleri, sanılanın aksine yasaklanmıyor. Bekaret testlerini yetkili hakim ya da savcının kararına bağlıyor. Ancak, tasarıya eklenen "Reşit Olmayanla Cinsel İlişki" maddesi, yeni bekaret kontrollerine zemin hazırlıyor. Bu yeni madde sayesinde, bekaret testi için hakim ya da savcı kararı çıkartmak artık çok kolaylaştırılıyor. Madde ayrıca bekaret kontrolü için mağdurun onayını gerekli görmüyor ve bekaret testini uygulayan sağlık personeline de hiçbir yaptırım getirmiyor.

Beklenti tasarıdaki Genital Muayene maddesinin bekaret kontrollerini açıkça yasaklayacak şekilde düzenlenmesi yönünde....

TCK Tasarısı'na eklenen bir madde, 15-18 yaş arası gençlerin kendi rızalarıyla girdikleri ilişkilere hapis cezası getiriyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde görülmemiş bu uygulama aynı zamanda, Türkiye'nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'yle de çelişiyor.

Beklenti bu maddenin tasarıdan çıkartılması yönünde....

Yasa hiçbir tanımı olmayan, belirsiz bir müstehcenlik maddesi ile, örneğin aile içi cinsel taciz konusundaki yayınlara ya da cinsel eğitim amacıyla kullanılan kitapçıklara bile yasak getirilecek hale geliyor.

Beklenti, ifade, yayın, eğitim ve basın özgürlüğünün keyfi olarak engellenmesine zemin hazırlayan bu maddenin, ifade özgürlüğünü kısıtlamayacak şekilde yeniden düzenlenmesi yönünde...

Bu beklentiler sadece kadınların değil, özgürlükçü zihniyetin, çağın ruhunun beklentileridir.

TBMM şimdi bu açıdan bir sınav verecek...


27 Ağustos 2004
Cuma
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED