AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
At pazarlığı...

Haklısınız: Avrupa Birliği (AB) çevrelerinin 17 Aralık zirvesi öncesi Türkiye konusunda takındığı tavır nezâket kurallarını zorlamaya başladı. En son olay, "Bundan sonra başka taslak yok" sözünü verdikleri halde yeni bir metni sirkülasyona sokmaları... O metne baktığımızda, bir önceki karar taslağında yer almayan sinir bozucu ifadelerle karşılaşılıyor; metni hazırlayanlar, belli ki, Türkiye'yi biraz daha rahatsız etmeyi amaçlamışlar...

İyi de, zirveye kadar geçecek sürecin böylesine keskin manevralara sahne olacağını beklemiyor muyduk zaten? Avrupalılar işi yokuşa sürerek kendilerinden beklenileni yapıyorlar... Bununla amaçladıkları, Türkiye'den olabildiğince çok tâviz koparmak, ayrıca taleplerden bir bölümünü de -allem edip kallem edip- masadan kaldırmak... Türkiye de tersinden benzer bir strateji izliyor: Râzı olabileceği bazı ayrıntılarda uzlaşmaz görünmesinin, daha önce hiç dile getirmediği konuları masaya taşımasının sebebi bu... 17 Aralık'ta iki tarafın orta bir noktada buluşması umulabilir...

Galiba kafalarımızı karıştıran Türkiye'nin AB ile ilişkisinin 'evlilik' metaforu ile izah edilmesi oldu. Evlilikle sonuçlanacak ilişkiler öncesinde çıkan sorunlar aşk ve anlayışla çözülür; 'evlilik' ile bitmesi beklenen AB ile Türkiye ilişkisinin bu noktasında olmayan da işte o duygular... Dâvetiyeler bile dağıtılmışken vazgeçilen evlilikler olmaz mı? Bu da, iplerin zirvede kopma noktasına gelebileceği ürküntüsünü veriyor kaçınılmaz olarak...

Şu anda sağdan-soldan gelen itirazların bir bölümü zaten bu ürküntüyü vermek için... Türkiye'nin AB üyeliğini içine sindirememiş, ancak bunu doğrudan söyleyemeyen çevreler (hatta ülkeler), ipleri koparan olarak görünmek de istemiyorlar; bu durumda ne yapılabilirse onu yapıyorlar işte: "Allah cezanızı versin" tepkisini almak için Türkiye'yi rahatsız edecek her türlü görüşü piyasaya sürüyorlar... Ankara'nın bazen o hisse kapıldığını tahmin etmek zor değil; zaman zaman bizler de o hissin pençesine düşüyoruz çünkü...

En iyisi, AB ile Türkiye ilişkisini 'evlilik' benzetmesiyle izah etmeyi kafamızdan silmek... Eğer bir benzetme yapılacaksa, şu sırada cereyan eden tam anlamıyla bir 'at pazarlığı'... İki taraf da malının en iyi değeri bulması arzusunda ve hiçbir şekilde aldatılmak da istemiyor; bu amaçla biri atın dişine bakıyor, öteki alternatifleriyle mukayese ediyor, fiyatı beğenmiyor...

Burada dikkat edilmesi gereken nokta pazarlığın tadında bırakılmasıdır. Alıcının en uygun fiyatı bulduğu halde pazarlığı sürdürmesi, ya da satıcının değerinin üstünde bir bedelde inat etmesi iki tarafı da pişman edecek sonuçlar doğurabilir. Lüzumsuz inatçılık yüzünden şahsen kaçırdığınız fırsatları düşününüz; tadında bırakılmadığı taktirde, Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki pazarlıklar da, hem AB hem Türkiye açısından büyük bir hayal kırıklığı ile bitebilir...

Diplomasi, kapalı kapılar ardında yürütüldüğünde, derin anlamlar taşıyan bir pazarlık sürecidir aynı zamanda; bugünün dünyasında ise, diplomasi, kamuoylarını da etki alanına çekecek biçimde yapılıyor. Heyetler halinde ve dışarıya sızması beklenmeden yürütülecek pazarlıklarda taraflardan birinin aşırı talebi karşı tarafta sadece gülücükler doğuracakken, konu kamuoyu önüne taşındığında sinir sistemini etkileyen bir manevraya dönüşüyor. Daha çok bizim alışkanlıklarımız sebebiyle, kamuoyumuz, bu süreçte pazarlığın kendi aleyhimize çalışmasına hizmet ediyor. Avrupa kamuoyunun olan-bitenden haberi bile yok, ama bizim kamuoyu Brüksel'den gelen her yeni haberle hop oturup hop kalkıyor... Adamlar da bunu anladı, "Bundan böyle yeni bir taslak yok" dedikleri halde, ortaya sinir bozucu yeni bir metin daha sürüyorlar...

Aleyhimize çalışan bu durumu zirveye beş kala değiştiremeyeceğimize göre lüzumsuz yere sinirlenmemeye bakalım. Siyasîler ve diplomatların bu pazarlıkta Türkiye'nin çıkarlarını en iyi biçimde koruyacaklarına bugün güvenmeyeceğiz de ne zaman güveneceğiz?


9 Aralık 2004
Perşembe
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED