AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
Uluslararası başarımızla varolabiliyoruz

Türkiye'de ticari, popüler sinemanın daha baskın olduğunu belirten yönetmen Kazım Öz, "Türkiye'de sanatsal kaygılar ile film yapan yönetmenler, yurt dışında ödül almamış olsalardı Türkiye'de belki de hiç isimlerini duymak mümkün olmayacaktı" diyerek alternatif sinemaya da sahip çıkılması gerektiğini vurguluyor.

  • SEVDA ALKAN / İSTANBUL
    Henüz 31 yaşında olan ama sinema adına önemli başarılara imza atmış yönetmen Kazım Öz, 90'lardan itibaren televizyonun yoğun bir şekilde hayatımıza girmesinin ardından sanatsal kaygılardan uzakta, ticari amaçlar doğrultusunda üretim yapılmasını eleştirerek, "Türkiye'de ticari, popüler, sermayenin desteklediği sinema daha baskın. Eğer Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz gibi yönetmenler filmleriyle uluslararası ödüller almasaydı onların ismini Türkiye'de duymak mümkün olur muydu?" diye soruyor. Öz, durumun sanatsal sinema yapan kişilerin üretimlerini arttırarak giderileceğine inanıyor. Yönetmen, Vizontele Tuuba, Gora gibi gişe yapmış filmlerin başarısını ise "Bu bir başarıdır kuşkusuz ama sermayenin, paranın başarısıdır" şeklinde özetliyor.

    Film izlemeden sinemaya başladı

    6. Uluslararası Milano Film Festivali'nde "En İyi Film" seçilen "Fotoğraf" Kazım Öz'ün yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını üstlendiği ilk uzun metrajlı filmi. Güneşe yolculuk adlı film ile yönetmen Yeşim Ustaoğlu'nun yanında asistanlık yaparak film setleriyle tanışan Öz, Tuncelili. 1990 yılında Yıldız Teknik İnşaat Bölümü'nü kazanarak geldiği İstanbul'da sosyalleşmek için Jiyana Nu Tiyatrosu'nda çalışmaya başlayan Öz, bir süre sonra sinemayla tanışmış. "Sinema beni ardından sürükledi" diyen Öz'ün hikayesindeki en ilginç taraf ise tiyatro grubuna girerken o ana kadar hiç tiyatro oyunu, sinemaya girerken de hiç sinema salonunda bir film izleyemeyişi.

    Köyünü belgesele dönüştürdü

    Şu an Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi'nde sinema üzerine doktora yapan Kazım Öz, kamerayla ilk tanıştığı zaman doğup büyüdüğü köyüne giderek onları çektiğini anlatıyor. İstanbul'a döneceği zaman ise çekimlerini bir evde tüm köylülere gösterdiğini anlatan Öz, sinemanın gücünün sınırlarını ise ilk o anda farketmiş. Yönetmen Yeşim Ustaoğlu'nun yanında asistan olarak başlayan Öz, 1998 yılında ilk kısa metrajlı filmi "Ax"(Toprak)'ı çeker. Köyü boşaltılan bir yaşlı adamın ısrarla evini terketmemesini konu alan filmin çok sayıda uluslararası ödül alması Öz'ü, sonraki projeleri için heveslendirir. Bu filmi Türkiye'de yasaklanan Öz, 2001 yılında Fotoğraf'ı çeker ve yine uluslarası birçok ödül alır.

    Üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ birçok festivale katılan Fotoğraf, geçtiğimiz ay, Amerika'da "Yol filmleri Festivali'nde gösterildi. Şu sıralar "Fırtına" adlı uzun metrajlı bir filmin hazırlığını yapan Öz, kendi köyü olan Aşağıgüzelbahçe(Kürmeş)'yi anlatan, aynı zamanda doktora tezi olan 70 dakikalık bir belgeselin ise son düzenlemelerini yapıyor.

    Ceylan, ödül almasaydı bilinmezdi!

    Yönetmen Kazım Öz, Vizontele Tuuba, Gora gibi gişe yapmış filmlerin başarısını "sermayenin, paranın başarısı" olarak tanımlasa da bu filmlerin gişe rekorları kırmasının sinemanın tekrar gündeme gelmesi bakımından önemli sonuçlar doğurduğunu söylüyor: "Bu filmlerin gişe rekorları kırması, sinemanın yeniden gündeme gelmesi açısından baktığınızda aslında pozitif bir durum. Hatta bunların açtığı kanallardan alternatif sinema kendine kanallar, destekler de bulabilir. Örneğin çok iyi gişe yapan filmlerin izlenebilmesi için en ücra köşelere bile sinema salonları açılıyor. Bizim gibi sanatsal filmler yapan kişiler de insanlara o kanallardan ulaşabilir. Bu iki sinema hep olmuştur. Aslında sanat alanında da her alanda olduğu gibi hegemonyanın varolduğu bir gerçek."


    Sanat ikinci kez Akmerkez'de

    Kurulduğu 1993 yılından bu yana sanata desteğini sürdüren Akmerkez, "Sanat Akmerkez'de II" etkinliği sanatseverleri 80 sanatçının eserleriyle buluşturuyor. Günde ortalama 60 bin kişinin gezdiği Akmerkez'in sergi süresince bir anlamda "Türkiye'nin en büyük sanat galerisine" dönüşeceği proje kapsamında mağaza vitrinleri enstalasyon ve heykellere ev sahipliği yapıyor. Sergi 23 Aralık'a dek gezilebilir.

  •  
    En büyük ibret!...
  • OSMAN AKKUŞAK


    8 filmlik Alman seçkisi
    Alman sinemacıların faşizm dönemi siyasi hareketlerine yönelik çektikleri filmlerden oluşan bir seçki Goethe Enstitüsü'nde gösterilecek.
    300 sanatçı, 2 bin eserle Artİstanbul'da
    "Artİstanbul 2004 Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması'', Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda başladı. Sanat Galericileri Derneği ve İkon Fuarcılık A.Ş tarafından "Artİstanbul Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması''na bu yıl 72 sanat galerisi ve 300 sanatçı yaklaşık 2 bin eserle katılıyor. Türkiye'de sanatın gelişmesini teşvik amacıyla, İstanbul dışından Antalya, Gaziantep, Karabük, Balıkesir gibi diğer illerden sanat galerilerinin de bu yıl ilk kez katıldığı fuarda, ayrıca, yurtdışından Azerbaycan, Fransa, Almanya ve Meksika'dan da 6 galeri ve 42 sanatçı yer alıyor. Sanatseverlerin, Fikret Mualla, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Burhan Doğançay, Komet, Süleyman Saim Tekcan, Devrim Erbil gibi Türk sanatının önemli isimlerinin eserlerini görebileceği fuar, 12 Aralık 2004 tarihine kadar gezilebilecek. Ziyaretçiler, değerleri 100 dolardan başlayıp 50 bin dolara kadar uzanan bu eserler arasından bütçelerine göre olanları satın alabilecekler.
    Arp ve blok flüt albümü 'Lirik'
    Türkiye'nin ilk erkek arp sanatçılarından biri olan Çağatay Akyol'un ilk solo çalışması olan "Lirik" Kalan Müzik'ten çıktı. Hâlen Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) üyesi olan Akyol, arp eşliğinde türküleri yorumlayarak bir ilke imza atıyor. Sanatçı, arp ve blok flütle hazırladığı albümünde iki aleti aynı anda çalan bir sanatçı olduğu için bir ilke de imza atmış durumda. Kalan Müzik, caz sanatçısı Özdemir Erdoğan'ın sahnelerden canlı kayıtlarını da müzikseverlerin beğenisine sundu.
    Globalleşmeye karşı glokalleşme
    Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan bugün Altunizade Kültür Merkezi'nde "Globalleşmeye Karşı Glokalleşme AB Sürecinde Yerelden Evrenselliğe" başlıklı bir konferans verecek. 14:00-16.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek olan ve katılımcıların ücretsiz olarak takip edebilecekleri etkinlik İletişim, Danışmanlık, Eğitim Organizasyonları Merkezi (İDEMER) tarafından düzenleniyor. Bilgi için tel:0 216 310 71 06
  • 9 Aralık 2004
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED