AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
En büyük ibret!...

  • OSMAN AKKUŞAK osmanakkusak@hotmail.com
    Gazeteyi telefonla aradığım zaman karşıma Hale Kaplan Öz çıktı: "- Osman Amca, dedi, iyi misiniz?" teşekkür ettim, "-iyiyim" dedim.."- ölüm, başlıklı yazıyı niye yazdınız,merak ettik" dedi.."- yok" dedim,"- Hale, yeni bir ölüm yok.. bir sene önce kaybettiğim kardeşimin acısı bastırınca farkında olmadan elim kaleme gitmiş"

    Hale, teselli edici şeyler söyledi, ama asıl şaştığım şeyi dün "pazar akşamı" öğrendim: meğer ben o yazıyı yazdığım sırada "28 Kasım Cumartesi" aziz arkadaşım Orhan Esmer dünya değiştirmiş, Hakk'a yürümüş.. bir yıllık acı bağrımızı yakarken başka bir taze ölümün yeni dalgası da eski acıya karışıyor.. tesadüf mü bu? yoksa kader emrinin vukuûna ait bilmediğimiz mesajlar bana eski acımla birlikte mi geliyor?.. feryad ediyor ağlıyoruz ama ezeli ve ebedi gerçek, ölüm hakkında ne biliyoruz ki, nesini biliyoruz ki!... Şükür ki imanımız, aklımızın ve kalbimizin aczi karşısında imdadımıza yetişiyor, her canlının mutlaka tadacağı ölüm fiilinin bir Hakk emri olduğunu, kâinatın, ezel ve ebedin bu nizam üzre kurulduğunu bildirerek, yanmakta olan ruhumuza fasılalı da olsa, sükûnet ve teselli veriyor…

    Orhan Esmer'in vefatını Çemberlitaş'taki İstanbul Kıraathanesi'nde haber aldım.. onun çok yakınında bulunmuş olan Cahit, Yusuf ve Abdurrahman'la konuşurken:"- Orhan Bey ne yapıyor?" diyecek oldum.. Cahit Çetin:"-Osman Amca ben sizi üzmemek için Orhan Abi'den hiç bahsetmeyecektim, ama siz sorunca artık susmak olmaz: Orhan Abi sizlere ömür tam bir hafta oldu: Koca Sinan Mezarlığı'na gömdük!"…"- Ne!"…demişim; "- şaka mı ediyorsun?..."

    Ölüm haberi almak ne müthiş bir şey Yarabbi! haber kalbinize yahut beyninize bir kurşun gibi iniyor.. gayri iradî hareketler yapıyorsunuz.. gayri ihtiyarî lâflar söylüyorsunuz!... ne yaptığınızı da doğru dürüst bilmiyorsunuz!... bir sürü sual soruyorum.. nasıl olmuş.. neden olmuş? doktorlar bir şey yapamamış mı? sanki faydası varmış gibi her şeyi öğrenmek istiyorum.. hayatın bu en büyük gerçeği karşısında yapılacak tek şeyin: susmak.. konuşmamak.. olduğunu nihayet akıl ediyorum.. ve Yüce Allah 'a teveccüh ederek kendisine içimden rahmet diliyorum.. onun yakın arkadaşları Mehmet Alacalı, Hüseyin Gözgü, Mehmet Deliceoğlu, Salih Yeşil, Hüseyin Nakiboğlu, İsmail Kahraman, Bahattin Cebeci, Hasan Kalyoncu, Mehmet Özyol, Yusuf Aydeğer, Cahit Çetin,Mehmet Öznaneci, Abdurrahman Dursun, Orhan Töz, İrfan Gündüz, Burhanettin Sayın, Azmi Ateş, Yaşar Karayel, Ömer Dinçer, Atilla Öngüt ve şu anda adı hatırıma gelmeyen diğer arkadaşlarına Allah'tan sabırlar niyaz ederim…

    Rahmetli; güçlü bir maarifçi, sağlam arıduru bir mü'min, işbilir bir işadamı, iyi bir organizatör, vefalı bir dost idi.. Kültür Bakanlığı'nda daire başkanlığı yapmış, Milli Eğitim Bakanlığı'nda da birçok müdürlüklerde bulunmuştur.. beldelerin halisi Eğin'in (Kemaliye) halis bir evladı idi.. kökü maarifçi olduğu halde, inşaatçılık yapmış, onlarca bina inşa etmiştir.. özel sektörde de idareciliği vardır.. oğulları Fatih, Murat ve Selim'e Allah sabır ve tahammül ihsan buyursun.. babalarına layık evlat olmak yolunda Allah yardımcıları olsun!...

    Hayatın gamlı, hüzünlü ahvalinden birisi de bir dostun kaybı imiş.. Yüce Allah'ım; rahmetliye ve bize yardımcı ol!...



  • 9 Aralık 2004
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED