AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
H A Y A T
SU'dan nedenlerle
hasta olmayacaklar

Su kaynaklarının kirliliği ciddi bulaşıcı hastalıklara yol açıyor. Sağlık Bakanlığı çevre şartlarından kaynaklanan çocuk hastalıklarını önlemek için yeni eylem planı hazırlıyor.

  • ASLIHAN ALTAY KARATAŞ / ANKARA
    Sağlık Bakanlığı, sağlıksız ve güvenliksiz çevre şartlarından kaynaklanan çocuk hastalıklarını önlemek amacıyla "Ulusal Çocuk Çevre Sağlığı Eylem Planı" hazırlıyor. Türkiye, temmuz ayında Budapeşte'de yapılan "Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Çevre ve Sağlık Bakanları" konferansında imzaladığı anlaşma doğrultusunda kendi 'Ulusal Çocuk Çevre Sağlığı Eylem Planı'nı hazırlıyor. Sağlık Bakanlığı, sağlık şartlarına uygun su temin edilmesi, kazaların önlenmesi, iç ve dış ortam kirliliğinin azaltılması ve çocukların zararlı kimyasal, fiziksel ve biyolojik maddelerden korunması amacıyla bir ulusal eylem planı oluşturacak. Budapeşte'de imzalanan uluslararası anlaşmayı esas alarak bir taslak plan hazırlayan Bakanlık, taslak plana son şeklini vermek üzere otuz üniversiteden yetmişe yakın bilim adamını Ankara'ya davet etti. 23-24 Aralık'ta yapılması planlanan toplantıda ulusal eylem planının yol haritası belirlenecek.

    Hastalıkların üçte biri sağlıksız çevreden

    Sağlık Bakanlığı'ndan Yeni Şafak'a verilen bilgi notunda, çevresel tehlikelere maruz kalan çocuklarda, yetişkinlik döneminde de etkisini sürdüren kalıcı hasarların oluşabildiğine dikkat çekildi. Avrupa'da yapılan 'Çocuk Çevresel Hastalık Yükü Çalışması'na göre, doğumdan 18 yaşına kadar çocukların karşılaştıkları hastalıkların üçte birinin olumsuz çevre koşullarından kaynaklandığı ve bunların önlenebilir hastalıklar olduğu belirtildi. Çocukların, toprakla daha sık temas ettikleri ve özellikle ilk birkaç yılda ellerini sık sık ağızlarına götürdükleri için sağlıksız koşullara ve tehlikeli maddelere daha çok maruz kaldıkları ifade edildi. Bakanlık açıklamasında dünyada çevresel nedenlere bağlı çocuk hastalıklarının doğrudan ya da dolaylı maliyetlerinin milyarlarca doları bulduğu, buna karşılık alınacak önlemlerin maliyetinin çok daha az olduğu vurgulandı.

    Sağlık Bakanlığı'na göre, Türkiye'de çevresel nedenlerden kaynaklanan hastalıklar grubunun başında ishal geliyor. Su ve besinlerle bulaşan ishalli hastalıkla özellikle yaz aylarında salgın boyutuna ulaşırken, Türkiye'de ishalli çocuk ölümlerinin oranının toplam çocuk ölümleri içindeki payı yüzde 3 olarak açıklandı. Bakanlığın hazırladığı bilgi notunda Türkiye'de su kaynaklarının kirliliğinden kaynaklanan bulaşıcı hastalıkların varlığını sürdürdüğü, buna kimyasal kirliliğin eklendiğini gösteren veriler de olduğuna dikkat çekildi. Çevre faktörlerinin kişilerin ruh sağlığı üzerindeki etkisine de değinilirken, 1996'da yapılan Ruh Sağlığı Profili araştırmasının 2-18 yaş grubundaki ruhsal bozukluğun yüzde 17 olduğu hatırlatıldı.

    Sağlık Bakanlığı'nın taslak planı üç gruba ayrılırken, ilk grupta çevre sağlığının temel unsurlarına bağlı olumsuz etkilenimlerinin önlenmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda herkesin temiz içme suyuna ve güvenilir gıdaya ulaşması, atıkların güvenilir şekilde imhası, hava kirliliğinin kontrolünün sağlanması, kazaların önlenmesi, arazi kullanımının planlanması ve afetlerin önlenmesine yönelik düzenlemeler bulunuyor. İkinci grupta, orta ve uzun vadeli önlemler yer alırken, endüstriel atıkların ıslahı, tarımda kullanılan kimyasalların kontrolü, radyasyon ve kimyasalların kontrolü gibi faaliyetler öne çıkıyor. Üçüncü gruba ise, sürekli iyilik hali ve ruhsal sağlığın korunmasına yönelik düzenlemelerin alınması öneriliyor.

  •  
    'YABANCI DAMAT' BEYLİKDÜZÜ'NDE
    Zekamı ortaya çıkaracak sorular sorun
    Bakırköy Town Center Alışveriş Merkezi'nin 1. yaş kutlamasına katılan şovmen Beyazıt Öztürk, burada ilginç açıklamalarda bulundu. Özel hayatı ile ilgili bir soru üzerine, evlenmeyi düşünmediğini söyleyen Beyaz, gördüğü evliliklerin hiç de gıpta edilecek özellikler taşımadığını belirtti. Hayatında 'aşk' olmadığını söyleyen Beyaz, "Aslına bakarsanız, baba olmayı çok istiyorum ama çocuk için de evlilik çekilmez" dedi. Hayranlarının hep aynı soruları sormasından yakınan Beyaz, "Artık aynı soruları cevaplamaktan sıkıldım. Enteresan sorular sorulamıyor. Oysa benim hayat görüşümü ve bilgi düzeyimi ortaya çıkaran sorular sorulabilir" diye konuştu. Beyaz Show programında canlandırdığı tiplemelerden 'Hüsmen Ağa'nın aslında aslında anneannesinden bir esinlenme olduğunu söyleyen Beyaz, kendisine gösterilen ilginin azalması durumunda mesleğine 'hoşçakal' demesini bileceğini de ifade etti.
  • İSTİHBARAT SERVİSİ

  • 9 Aralık 2004
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED