|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Türkiye'de kadın istihdamının çok geride kaldığını belirten Müjgan Suver, geçim sıkıntısı içinde olup da 'sigortalı çalışma' ve 'normal mesai saatleri' talebiyle iş arayan kadınların büyük çoğunluğunun işsiz kaldığını söyledi.
METİN BADEMLİ / İSTANBUL
Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen "Uluslararası Kadın Yöneticiler Forumu"nun Yürütme Kurulu Başkanlığını da yapan Suver ile Türk ekonomisini değerlendirdik ve kadının istihdam sorunu ile AB'nin istihdam stratejisini konuştuk. Kalkınmada istihdamın rolü nedir? Kalkınmada, üretim kadar istihdamın rolü ve önemini sanırım hiç kimse göz ardı edemez. 2003 yılı verilerine bakarsak, OECD ülkeleri ortalamasında yüzde 7,3 olan işsizlik oranı, ülkemizde yüzde 10,5'tir. Kentsel yerlerde işsizlik oranı toplam işsizlik oranının üstündedir ve yüzde 15'i bulmaktadır. Bunun en önemli nedeni, kentsel yerlerde kadınların ve eğitimli gençlerin işsizlik oranlarının yüksek olmasıdır. Türkiye'de genç işsizliği oranı yüzde 20,6'dır. Genç işsizliği oranı gelişmiş ülkelerde ortalama yüzde 12 civarındadır. Bunun nedenlerinden biri eğitim sisteminin işgücü piyasalarının ihtiyaçlarına göre düzenlenmemiş olması, bir diğeri de okul - İŞKUR işbirliğinin eksikliğidir. İşgücü piyasası bilgi sisteminin olmaması, rehberlik ve iş bulma kanallarının zayıf olması gibi nedenler gençlerin iş bulma süreçlerini uzatmaktadır." Nüfusun kırsal alandan hızla kentlere yönelmesi işsizlik oranını ne ölçüde etkiliyor? 70'li yıllarda yüzde 55'leri gösteren kırsal kesim nüfusu bugün DİE rakamlarına göre yüzde 33'lerdedir. Kentlere gelen ve daha önce tarım işçisi olan kadın nüfusun kentlerde iş bulması sosyo-kültürel nedenler dolayısıyla erkeklere göre daha zor olmaktadır. Erkeklerde yüzde 12,6 olan işsizlik oranı, kadınlarda yüzde 18,3'tür. Kadınlar toplam kentsel işgücünün yüzde 21'ini oluştururken, toplam işsizlerin yüzde 28,5'i kadındır. Kentlerdeki işsizliğin esas itibarı ile bir kadın sorunu olduğunu bu rakamlar açıkça ortaya koymaktadır. Kadınların işgücüne katılım aşamasında sorunları nelerdir? Bana göre birinci etken, kadınlardaki eğitim seviyesinin erkeklere oranla düşüklüğüdür. Bu, kadınların iş arama tavrını da etkilemekte, kadınlar daha ziyade yakınları ve tanıdıkları üzerinden iş aramakta, gazete ilanlarını güven verici bulmamaktadırlar. 2004 yılında işsiz kadınlarla yapılan bir araştırmada kadınların öncelikli sorununun "geçim sıkıntısı" olduğu görülmüştür. En temel iki taleplerinin de "sigortalı iş" ve "normal mesai saatleri" olduğu ortaya konulmuştur. Böyle bir iş arayan kadınların büyük çoğunluğunun da işsiz kaldığını bilmekteyiz. İş bulma şansına sahip olanların büyük bir bölümü de ancak sigortasız ve güvencesiz işlerde çalışmayı kabullenenler olmaktadır. Oysa, sosyal güvenlik hakkı, tüm çalışanların Anayasa tarafından teminat altına alınmış temel haklarından biridir. Diğer taraftan, çocuklarını bırakabilecekleri bir yer olmaması, çalışmak isteyen bir çok kadının da çalışmasını engelleyen nedenlerden bir tanesidir. Kadınların istihdamı için çocuk bakımı ve okul öncesi eğitimin önemi burada bir kere daha ortaya çıkmaktadır. Bu alandaki kamusal destek ve hizmetlerin eksikliği de bilinen bir gerçektir. Avrupa ülkeleri ile Türkiye'deki istihdam rakamları karşılaştırılacak olursa, ortaya çıkan tablo nedir? Son 15 yıllık dönemde istihdam oranı hem kadınlarda hem erkeklerde azalmıştır. Erkeklerin istihdam oranı 1988'de yüzde 75 iken 2003'te yüzde 63'e düşmüştür. Kadınlar açısından söz konusu oran ise 1988'de yüzde 30 iken 2003 yılında yüzde 24 olmuştur. Bu gelişmede 1999 sonrası yaşanan ekonomik krizlerin büyük etkisi olduğu muhakkaktır. Ama bunun yanında Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma kapasitesinin düşük olduğu da bir gerçektir. Bu da ülkemizin insan kaynaklarını etkili kullanmasını engellemektedir. AB'nin gelişmiş ülkelerindeki kadınların istihdam oranı 1997 itibarı ile yaklaşık yüzde 45 iken 2001 yılında yüzde 55'e ulaşmıştır. AB ülkeleri ortalama kadın istihdam oranının 2010 yılına kadar yüzde 60'a çıkarılması hedeflenmektedir. Türkiye, istihdamda fırsat eşitliğinin altına imza koydu
Avrupa İstihdam Stratejisi nedir? Sizce Avrupa yeterince iş imkanı sağlamakta mıdır?
Avrupa Birliği fırsat eşitliğini ve istihdamını birbirine bağlamıştır. İstihdam oranının yüzde 75'e yakın olduğu ABD ve Japonya ile karşılaştırıldığında, AB'de istihdam oranı düşüktür. Bu oran Avrupa'da yüzde 61'dir. İstihdamı teşvik etmek için ekonomik ve parasal birlik, ekonomi politikalarında eş güdümü sağlayacak somut bir çerçeve oluşturmaktadır; üye devletlerin Avrupa'da rekabetçi bir emek piyasası oluşturmalarını desteklemek, işsizliğin üstesinden gelmek için "Avrupa İstihdam Stratejisi" belirlenmiştir. İstihdam kuralları da üye devletlerin istihdamla ilgili eylemlerini geliştirecekleri çerçeveyi oluşturmaktadır. İstihdam kurallarının 4 dayanağı vardır: İstihdam edilebilirlik, girişimcilik, uyum sağlayabilme ve fırsat eşitliği. Türkiye, bu uyum çalışmalarına Türkiye İş Kurumu Koordinatörlüğü'nde başlamıştır. Bu amaçla hazırlanan "Ortak Değerlendirme Belgesi"nin dördüncü bölümü Türkiye'de temel politika önceliklerini içermektedir. Eşit fırsatların özendirilmesi, kadının iş gücüne katılımını arttırma, iş piyasasında ve eşit işe ödenen ücretlerde farklılığı giderme, çalışma saatlerini düzenlemelerde aile yaşamını gözetme, çocuk bakım hizmetleri imkanlarını sağlama koşulları da bu "Ortak Değerlendirme Belgesi" içinde yer almaktadır. "Ortak Değerlendirme Belgesi" "Avrupa İstihdam Stratejisi" doğrultusunda Türkiye'nin işgücü ve istihdam konusunda yapması gerekenlerin taahhüt altına alındığı bir belgedir.
|
|
![]() |
|
|
|
|