|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Dışarıdan bakıldığında, mutlu görünüyorlar. Ama bir dokunuyorsunuz, bin ah işitiyorsunuz. En büyük sorunları, ayrımcılık ve işsizlik. Herkesin çalıştığı işlerde çalışamadıklarını, daha doğrusu çalıştırılmadıklarını söylüyorlar
Kışın, evlerine çekilirler. Yazın, araçlarını alıp, hoşlarına giden bir yerde, mümkünse bir ırmak kenarında ya da suya yakın bir yerde, çadırlara çıkarlar. Kimileri müzisyendir, düğünlerde çalgı çalar. Kimileri panayırlarda çalışır, kimileri eski toplar, eskiciye satar; bohçacı, temizlikçi, seyyar satıcı, çiçekçi olarak görürüz onları. Peki bir dertleri var mıdır? Sorduk mu hiç? İzmit-Kefken yönünde, Kandıra'nın hemen çıkışında, Akdurak mahallesindeki Roman çadırlarını mesken tutmuşlar. Hallerinin hatırlarının seçimden seçime sorulduğunu, bunun dışında kimsenin yanlarına uğramadığını söylüyorlar. En büyük sorunları, ayrımcılık ve işsizlik. Herkesin çalıştığı işlerde çalışamadıklarını, daha doğrusu çalıştırılmadıklarını söylüyorlar. Herkes gibi görülmediklerinden yakınıyorlar. Sülük topluyorlar Belli belirsiz bir 'Rumeli' aksanıyla konuşuyorlar. Aralarında kullandıkları, Balkan dillerine benzeyen bir lisanları da var. Buralarda bizim çalışabileceğimiz tek yer, sülük fabrikası, diyor Tevfik. Baharda sülük toplayıp fabrikaya satıyoruz. Yazları da çocukları oraya çalışmaya gönderiyoruz ama paralarımızı her zaman doğru dürüst alamıyoruz. Akdurak mahallesindeki nüfusları 100'den fazla. Bu kadarcık nüfusun içinden, bir kaç dakika içinde 12-13 yetişkin erkek yanıma geliyor. Bir o kadar da uzaktan seyreden var. Yani, Temmuz ortasındaki işsizlik, çıplak gözle görülebiliyor. Akçakayran mahalllesindeki Roman nüfusu buradakinin üç katı. Orası daha eski bir yerleşim olduğu için, konut, elektrik, su sorunu büyük ölçüde çözülmüş. Kadınlar, yol kenarındaki suyun başında halı yıkıyorlar. 10-15 kadar çocuk da, su birikintisinin oluşturduğu çamurun içinde oynuyor. Halı yıkayan Aynur ile Semra da diğerleri gibi, hem çile çektiklerinin farkındalar, hem de yüzleri gülüyor. Bizler Müslümanız, diyor Cengiz. Romanya taraflarından gelmişiz. Kendilerine 'Çingene' denilmesinden rahatsız olup olmadıklarını sorusuna "Roman denilmesini tercih ederiz" diye cevap veriyorlar. Ama, konuşurken bazen onların da dilleri sürçüyor. İSTİHBARAT SERVİSİ/ KANDIRA
|
|
![]() |
|
|
|
|