AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
Kitaba.. kitaplığa dair...

Tatildeki ilk ve orta öğrencileri Türkçelerinin gelişmesi için Ömer Seyfettin'in, Kemalettin Tuğcu'nun, Gülten Dayıoğlu'nun, Saadettin Kaplan'ın, Server Bedi'nin Yavuz Bahadıroğlu'nun, Ali Osman Atak'ın eserlerini okumalıdır: lise'ye doğru çıkıldıkça Nihal Atsız'ın, N. Nazif Tepedelenlioğlu'nun, M. Turhan Tan'ın, Refi Cevat Ulunay'ın isimlerinden, Refik Halit Karay'a, Peyami Safa'ya, Reşat Nuri Güntekin'e, Yakup Kadri'ye, Halide Edip Adıvar'a, Necip Fazıl'a doğru seyretmek lazımgelir.

Başöğretmenimiz ve sınıf hocamız İsmail Altıner, ilkokul 5. sınıfta okul kütüphanesini bana teslim etmişti.. okumak isteyenlere kitabı ben verirdim. Kütüphanenin anahtarını cebimde taşıyordum.. okul dağıldıktan sonra kütüphaneye kapanır bir-iki saat kitap okurdum.. eğer bugün bir cümle sahibiysem, bunu sanıyorum bu kitap tiryakiliğine borçluyum, ortaokulda da bu alışkanlık devam etti.. Kütahya Lisesi'nin orta kısmında kitaplardan sorumlu tarih hocası Zülfiye Hanım, kitap dolabının anahtarını yine bana vermişti.. orta kısım, lise binasından 150 metre ötede olduğu için, lise binasındaki mükellef ve geniş kitaplık odasından ayrı bir başka kütüphane odası ayırmaya imkan bulunamamıştı.. geniş kitap dolabını, Zülfiye Hanım, evinden getirmişti.. hiç unutmuyorum, kendisi başka yere tayin olunca beni çağırdı: "Osman dedi, dolap benimdir, alıp götüremem, eğer uygun görürlerse dolabı okul satın alsın, git bunu müdür beyle konuş." müdür Mehmet Arısan'a durumu anlattım, ama ondan şöyle bir azar işittim: "burası devletin resmî okuludur, içeriye şahıs malı girmez; girerse bir daha dışarı çıkmaz!..." müdürümüz yalnız bana değil genç tarih hocasına da bir ders veriyordu.. demek: bizim böyle okkalı dörtdörtlük hocalarımız varmış!... her devirde böyle ağırlığı olan terbiyeciler mevcuttur, mevcut olacaktır..

Kütahya Ortaokulu'ndan lise kısmına geçince, lisenin zengin kütüphanesinde, tatil saatlerinde, yemek saatlerinde, öğleden sonraki mütalaâ vakitlerinde nasıl mutlu olduğumu unutamam.. ben; Eflatun, Aristo, Monteskiyö, Janjak Russo, Dekart, Beykın, Dante, Göthe, Şophanhaur, Loke, Hume, Ştaynbek, Russel, Mark Tıvayn, Şeyh Sadî, Stendal, Corc Sand, Labruye, Tagor, İkbal, Dostoyevski, Gorki, Viktor Hügo, Emil Zola, Jak London, Şekspir, Ziya Gökalp, Mehmet Akif, Remzi Oğuz Arık, Eşref Edib, Mehmet Kaplan, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu gibi edip ve düşünürleri bu kütüphanede tanıdım.. kütüphane açılırken girer kapanırken çıkardım.. bir de şükranla hatırladığım başka bir kitap olayı var: o da Kütahya Halkevi Kütüphanesi'nde geçirdiğim unutulmaz saatlerdir.. orada da çok çeşitli kitaplar, dergiler, gazeteler arasında dolaşır dururdum.. sevgili öğrencilere, geleceğimizin sahibi değerli evlatlarımıza tavsiyem odur ki; tatil günlerinde hem dinlensinler hem de kitaptan asla kopmasınlar; tatile ayırdıkları vaktin dörtte birini dinlenmeye dörtte üçünü de kitaba.. versinler!...




1 Ağustos 2005
Pazartesi
 
OSMAN AKKUŞAK


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED