AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Tatile çıkıyorum

İngiliz Observer gazetesinden Gemma Bowes'un, iki hafta Marmaris'te yaptığı tatili anlatan yazısını okurken, ne yalan söyleyeyim, ağzımın suyu aktı. Manchester'den Marmaris'e gidip gelmiş, iki hafta hoş bir mekânda kalmış, gezmiş, tozmuş, yüzmüş, eğlenmiş... Uçakla gidiş-dönüş dahil 99 Sterlin'e (175 milyon TL)...

Geçen hafta Başbakan Tayyip Erdoğan'ın izinde gittiğim Londra'da Claridge's Oteli'nde bir gece kaldım, 260 Sterlin (450 milyon TL) fatura çıkardılar; yalnızca yatak ve kahvaltı ücreti olarak... Benim bir gece için ödediğim parayla iki İngiliz krallar gibi iki hafta Marmaris tatili yapabiliyor; uçak da şirketten...

Yolculuğu ayarlayan seyahat acentasının listesinde iki haftalık bir başka Türkiye turu daha görülüyormuş; 59 Sterlin'e... Çılgın, çılgın fiyatlar... Bu yüzden, Gemma'nın gazetesinde anlattığı üzere, kimsenin birlikte seyahat etmek istemeyeceği türden İngilizler rağbet ediyormuş Türkiye gezisine... Bir şikâyetini daha yazayım: Marmaris'in İngiliz turistlerle dolu kıyı şeridinde bütün dükkânlarda İngiliz malları varmış; İngiliz futbol formaları, İngiliz bayraklı havlular... "Kafeler bile bizim publar gibiydi" diyor Observer muhabiri... Zar zor kent merkezini bulmuş da kebap yiyebilmiş...

Bir de biz gitmeye kalkalım dünyanın herhangi bir yerine, iki haftalık tatil bize neye mâl olurdu?

Yazımın buraya kadarki kısmını okuyunca beni de medyamızın tatilsever yazarları silsilesine katmayın sakın... Gazetelerimizin neredeyse bütün yazarları şu günlerde Bodrum ve Marmaris çevresindeler. Ne yazacaklar, onlar da oturup plajlardan canlı yayın yapıyorlar... Önceki gün, bir baktım, bir dış politika yazarı bile, punduna getirip yazısını Bodrum'a ayırmış; tabii önce dolaylı bir giriş yaptıktan sonra...

Tatilini oralarda geçiren meslektaşları anlayışla karşılıyorum. Sonuçta, Bodrum, yazlık başkentimiz sayılabilir... Türkiye'de 'güç simsarı' (İngilizce bir deyim olan 'power broker' karşılığı olarak kullanıyorum) sayılabilecek herkes yazı o civarda geçiriyor. O grubun içinde yer alan dostlarımdan biliyorum; başka türlü pek göremeyeceğiniz nice ünlü işadamı, sanayici, bürokrat ve politikacı ile sokakta yanyana yürümek, akşam o dâvetten ötekine koşmak gazetecilerin kolayca ıskalamak istemeyecekleri bir mazhariyet...

Bodrum veya Marmaris'te geçirilen yaz tatili sırasında kurulan arkadaşlıklar ve dostlukların etkisi yıl boyu değişik düzlemlerde sürüyor. Birbirlerine ilk isimleriyle hitap eder hale geliyor insanlar plaj doğallığı içerisinde geçen haftalardan sonra; birbirlerini daha iyi tanıyor ve yakınlaşıyorlar...

Din sosyolojisi kitaplarından "Câmiler eşitlikçidir" tespitini hatırlıyorum; zenginle fakir, idare edenle edilen, güzel ile çirkin, câmide aynı safta yer alırlar ya, ondan... Bodrum ve Marmaris benzer bir işlev üstleniyor günümüz Türkiyesi'nde... Zengin ile fakiri, ya da güzel ile çirkini aynı plajda buluşturmuyor; aynı teknenin mavi yolculuk cemaati de olmuyor farklı sosyal kesimden insanlar... Ancak, meslekî duvarları kaldıran bir işlevi olduğu kesin Bodrum ile Marmaris'in... Üst düzey askerler, bizim diplomatlar ve yabancı sefirler de Bodrum ve Marmaris'te geçiriyorlar yaz tatillerini... Anlayın artık...

En olmaz yazıları bile politikaya bağlamakta üzerime yoktur; bu defa da öyle yapacağım: Bugünkü iktidarın geleneksel olarak ülkede söz sahibi olan 'güç simsarları' tarafından yadırganmasının en önemli sebeplerinden biri, Ak Partili bilinen isimlerin hemen hiçbirinin Bodrum ve Marmaris çevresinde görülmemeleri... Tayyip Erdoğan, siyasete atıldıktan sonraki ilk yıllarında, Yalova'ya bağlı Esenköy'de geçirirdi kısa tatillerini; şimdilerde ona da pek vakti olmuyor... Armutlu'yu seven Abdullah Gül, başbakan olduktan sonra yat sahibi bir hemşehrisinin dâvetiyle güneye gidecek oldu, gazeteler pişman ettiler...

İki ayrı dünya gibi görünüyorsa Türkiye'de politik yapı, bunda yaz tatillerinin, daha doğrusu Bodrum ile Marmaris'in önemli bir payı var... Türkiye'de politik yapı âdeta ikiye bölünmüş halde: "Her gece Bodrum" diyenler ile Bodrum ve Marmaris'e bayağı uzaktan bakanlar... Bir ara, o kadar çok dâvet aldım ki, "Acaba bu ikili görüntüyü ortadan kaldırmak için Bodrum ve çevresinde teftişe çıkayım mı?" diye düşünmedim değil... Sonra, o sıcağı ve birbirine yapışık yaşamayı göze alamadım...

Benim tatil anlayışımda gerçek anlamda 'dinlence' düşüncesi merkez yeri işgal ediyor... Kafa dinleme, bu arada günün hayhuyu içerisinde ihmal ettiğim ya da bir türlü vakit ayıramadığım konularla uğraşma zamanıdır tatil benim için... Yoksa yeni yorgunluklar, mahrumiyetler, iç çekmeler bana göre değil...

Gemma Bowes ile arkadaşı Anna ülkemize gelmiş, dolu dolu 15 mutlu gün geçirmiş... Bedavaya... Sürekli bildik yemekler bombardımanından bıkınca, garsona, "Türk kahvaltısı istiyoruz" demişler bir sabah... "Olur" demiş garson ve eklemiş: "Bizde Turkish yumurta ile yapılan Turkish bacon, Turkish sosis ve Turkish baked beans var." Observer tatil yazarı, "Fiyatlar bile Sterlin cinsindendi" diyor...

Bugünden itibaren ben de bol okumalara kanat açacağımı sandığım kısa bir tatile çıkıyorum. Siz yine de bana 'iyi tatiller' dileyin...


1 Ağustos 2005
Pazartesi
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED