|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
tanık ediyoruz
Belgesellere fazla yer verilmeyen ekranlarda, 80 bölümü devirme başarısı gösteren Oradaydım'ın yapımcısı Aylin Atasoy, sözlü tarihe odaklandıkları belgesel için, "Olaya taraf olanı değil tanık olanı konuk ediyoruz, objektifiz" diyor
HANDAN KAZANCI
Daha önce 32. Gün, 5n1k ekipleri ile çalışan, Kız Kulesi Efsanesi ve Milenyum belgesellerini hazırlayan Aylin Atasoy, Yalçın'ın oluşturduğunu formatı değiştirmediklerini söyleyerek, "Orada olan, tanıklık eden bir kişi ile konuşmak üzerine kurulmuştu formatı. Değiştirmek gerekmedi" diyor. Denge sağlıyoruz Bugüne kadar pek çok konuyu işleyen program ekibi, Süleyman Demirel'le 12 Eylül belgeseli hazırlamak istediklerini söylüyor. Atasoy, "Demirel, Güniz Sokak'a döndüğünde teklif etmiştik. Ancak o zaman çok yoğundu ve kabul edemedi. Daha sonra da talebimiz olmadı" diyor. Belgeselin tanım itibari ile objektif olması gerektiğini Oradaydım'da ise olayın bir kişinin ağzından aktarıldığını hatırlatarak, bu handikapı nasıl aşmayı başardıklarını sorduğumuz Atasoy, programda işlediklerinin konunun tarafını değil tanıklarını konuk ettiklerinin altını çizerek, "Sadece konuk olan kişinin anlattığı ile subjektif bir anlatım olur. Ben taraf olan kişiyi değil tanıklık etmiş kişiyi konuk etme taraftarıyım." diye konuşuyor. Konularını kimi zaman gazetelere yansıyan olaylardan kimi zaman da haber bültenlerine takılan olaylardan aldıklarını aktaran Atasoy, "Bütün bunları alıp alışılmış belgesel çalışmalarından farklı olarak işliyoruz" diyor. Farklı bir amacımız yok
Çalışırken karşılaştıkları en büyük sorunun yeterli görsel kaynağa ulaşamamak olduğunu söyleyen Atasoy, konuşmasını şöyle sürdürüyor, "Bazı konularda konuşacak kişi bulmakta zorluk çekiyoruz. Bu yüzden geçmişe yönelik konuları tercih ediyoruz. Bazı konuların belgeselinin yapılabilmesi için bazı şeylerin oturması da gerekiyor." Oradaydım'ın yönetmenliğini yapan Engin Yıldız ise belgeselde kullanılan efektler ve görüntülerin işlenen konuya uygun olması gerektiğinin altını çizerek, "Seyirci izlediği zaman 'Rahat rahat bir belgesel izledim' diyebilmeli." diye konuşuyor. Atasoy, araştırmalar neticesinde röportaja gitmeden önce bir çatı kurduklarını söyleyerek, "Bunu bunu söyleyecek diye bir çatı kuruyoruz kafamızda. Görüntüleri biliyoruz, o insandan özünde almanız gerekeni de biliyoruz. Ama duygusal boyut eklendiği zaman değişebiliyor." diyor. Kahveci'den kaza anı Uzun zamandır görünmeyen isimlerle konuştuklarını dile getiren Atasoy, "'Neden bu konuyu gündeme getiriyorsunuz?' diye tepkiler alıyoruz. Ama programı izleyince anlıyorlar aslında farklı bir amacımızın olmadığını." diye konuşuyor. Programda etkilendiği ve şaşırdığı olaylar olduğunu da aktaran Atasoy, "Cihan Kahveci bunlardan biri. Anne babasını kaybettiği kazayı dinlemek beni yordu, üzüldüm ve acısını hissetim. Olayların detayının yaşayan kişiden dinlemek çok çarpıcı oluyor. Mimikler, ses tonu o anı yaşatıyor. O kadar çok konu var ki yapabileceğimiz, ancak sponsor olmadan çok hayata geçirilecek projeler değil" diyor sözlerinin sonunda. Saf ve temiz kalpli bir kadının dramı
Kanal 7'nin TV filmi kuşağında bu hafta şefkatten mahrum kamış bir kadının dramını anlatan Ümmühan filmi ekrana geliyor. Zeynep Tor'un yönetmenliğini yaptığı, senaryosu Mehmet Uyar'a ait olan filmde, Funda Cen ve Mete Dönmezer rol alıyor. Filmin konusu ise kısaca şöyle; Ümmühan saf ve temiz kalpli bir genç kadındır. Yıllar önce babasının karşı çıkmasına rağmen evlendiği Reşit'i ilk günkü gibi sevmektedir. Ancak genç adam yıllardır evli olduğu Ümmühan'ın saflığından ve çocukça davranışlarından rahatsızdır. Günün birinde eşini babasının evine ziyarete gönderir. Ümmühan yıllar sonra döndüğü evinde babasından beklediği sıcaklığı göremez. Kısa bir süre sonra Reşit'in mektubu kayınpederine ulaşır. FİLMLERDEN SEÇMELER
Oleanna
Talos Mumyası
Maria Callas
Havada Panik 2
Dilan
|
|
|
![]() |
|
|
|
|