|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Prof. Fadime Taner ile Prof. Mustafa Tefek'in santral için hazırladığı raporda, "Afşin Çernobil'den daha tehlikeli, toplu ölümler başlayacak. Santral âdeta radyoaktif uranyum üreten işletme işlevi görüyor" denildi.
AYDIN DEMİR / AFŞİN
'Acil tedbir alınmalı' "Afşin'den incelenmek üzere gönderilen materyal üzerinde yapılan incelemede, atmosfere yayılan katı taneciklerin kömür tozu ve kül karışımı olduğu sonucuna varılmıştır. Santralden atmosfere yayılan taneciklerin, tekrar yer yüzüne inmeleri tanecik boyutunun ve yoğunluğunun oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. İri taneciklerin çevreye yayılması termik santralde ciddi bir arızanın varlığını ve ileride büyük zararlara yol açacak, temizlenmesi çok zor katı taneciklerin çevreye verilmesinin önlenmesi ile ilgili tedbirlerin baştan alınması gereğini ortaya koymaktadır." Santral ölüm saçıyor Raporda, havada bulunan kül parçacıklarından 2-5 milimetrik olanlarının akciğere çökelerek "pnömokoniozis" hastalığına yolaçacağına dikkat çekilerek, "Hastalığın nefes almada güçlük, sık nefes alma, öksürük, göğüste sertleşme ve sıkışma çıkarma şeklinde kendini gösterdiği bilinmektedir. Yapılan incilemeler sonucunda ulaşılan bilgiler, termik santralden çevreye ölüm saçıldığını göstermektedir. Uzun vadede birikim sonucu acı olaylar beklenmektedir. Kül ve kömür tozu karışımı tanecikler, insan sağlığının yanısıra çevre bitki örtüsüne de büyük zarar vermektedir. Bitkilerin genetik yapısı uzun vadede değişecek, bunun sonucu olarak vahim olaylar meydana gelecektir. Organik maddelerin içme sularına karışması ile, sularda birçok mikrobun üremesine ve mikrobun türüne bağlı olarak değişik salgın hastalıklar meydana gelecektir..." denildi. 'Adeta radyoaktif işletmesi' Raporda, termik santralin yılda 4.125 Mton kül ürettiğine gönderme yapılarak, özetle şu görüşlere yer verildi: "Kül ile birlikte üretilen uranyumun 132 bin ton olduğu hesaplanmıştır. Elbistan linyitini yakıt olarak kullanan termik santral, âdeta radyoaktif uranyum üreten bir işletme gibi işlev yaptığı görülmektedir. Kömürün yakılması sırasında bacadan yayılan katı tanecikler daha uzak bölgelere taşınabilmektedir. Radyoaktif maddelerden yayılan radyasyonun canlı vücudunda radikal oluşuma yol açarak, kanserin oluşumunu yaygınlaştıracaktır. Tanecikler atmosfer olaylarına bağlı olarak bir başka bölgeye taşınabilir. Çernobil'deki bir patlamanın etkisinin Doğu Karadeniz ve Trakya Bölgeleri'nde görülmesi gibi bir olay olasıdır. Bu olayları önlemenin yolu ise termik santralde önlemler alınarak, zararlara neden olan etkenleri çıktığı noktada kontrol altına alarak, yayılmasının önlenmesidir." Başhekim çareyi Ankara'da arıyor Çoğulhan Sağlık Ocağı istatistiklerine göre, son yıllarda astım gibi alerjik hastalıklarda önemli artış olmuş. Bir yetkili, "Sağlık ocağında sürekli doktor olmu-yor. Doktorun burada olduğu dönemde tuttuğumuz istatistiklere göre, kanser şüphesiyle sevk yaptığımız hastalarda önemli artış var" dedi. Afşin Devlet Hastanesi'nde ise, başhekim'in Ankara'ya gittiğini öğreniyoruz. Hastaneden bir yetkili, "Özellikle Çoğulhan'dan gelen hastalarda kanser vakalarında artış var. Biz kesin teshiş koyamıyoruz. Başhekimimiz bu sorunu çözmek için Ankara'ya gitti" diye konuştu. Akpınar: Otobüsler canlı ölüler taşıyor Afşin Ziraat Odası Başkanı Hasan Akpınar, "tarım deposu Afşin Ovası'nın can çekiştiğini" söyledi. "Buradaki çevre faciası Afşin'in değil, bütün Türkiye'nin ortak sorunu" diyen Akpınar, şöyle konuştu: "Buraya devlet milyonlarca dolar harcayarak bir tesis yaptırmış. Biz kapatılmasını istemiyoruz. Fakat çevreye verilen zararın önlenmesi için bacalara filtre takılmasını istiyoruz. Burası Türkiye'nin ortak değeri. Domates, fasulye, nohut artık yetişmiyor. Türkiye'de tüketilen fasulyenin yüzde 30'unu bizim bölgemiz karşılıyordu. Artık fasulye yetişmiyor. Çoğulhan fasulye deposuydu. Bu çevre felaketinin yanısıra insanlarımızın yüzde 80'i hasta. Kanser, kalp ve damar hastalıklarında patlama var. Geçenlerde Ankara'ya gittim, otobüs hastalarla doluydu. Herkes çare aramak için Ankara başta olmak üzere, çevre illerdeki hastanelere gidiyor. Otobüsler adeta canlı ölü taşıyorlar." Çoğulhanlı çiftçi Ömer Ali Bingöl ise, nohut ve fasulyenin kirlilik dolayısıyla yetişmediğini anlatırken, "Pancar ekmeye başladık. Fakat devlet ona da kota koydu. Bu durumda ne yapacağımızı şaşırdık. Üzüm bağlarımız kurudu. Üzüm deposunda üzüme ve pekmeze hasret kaldık" dedi. 'Mezar kazmaktan yoruldum' Çoğulhan Beldesi mezarlık görevlisi Ahmet Bingöl, şöyle konuşuyor: "20 yıldır mezarlıkta çalışıyorum. Eskiden defnettiğimiz cenaze sayısı düşüktü. Son 10 yıldır, gençler arasındaki ölüm oranları da arttı. Eskiden yaşı 30'un altında cenaze gelmezdi. Mezar kazma ve defin işlerini de ben yapıyorum. O kadar cenaze oluyor ki, mezar kazmaktan kollarım yoruldu." Radyoaktif işletmesi gibi
Termik santralde yılda 11 milyon ton linyit kömürü kullanılıyor. Santralde filtre arıtma sistemi olmadığı için her gün yanan kömürün külleri atmosferden bölgeye yayılıyor. Temiz bir şekilde bırakılan bir araç, birkaç saat sonra küllerden tanınmaz hale gelebiliyor.
|
|
![]() |
|
|
|
|