AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Bir suikast, AB'ye kurulan tuzak ve terör diplomasisi…

Fransa'dan çıkan hayır kararı, Avrupa Birliği'nde entegrasyonun, genişlemenin, küresel aktör olmanın derinden sorgulanmasına yol açarken ben size bugün çok ilginç, ibret verici ve bugün yaşanan dünya savaşının şifresini çözen bir suikastin öyküsünü anlatacağım. AB'nin karşılaştığı en büyük siyasi krizle, 11 Eylül saldırılarıyla, ABD'nin küresel işgal harekatıyla, enerji ve küresel paylaşım kavgalarıyla hatta Büyük Ortadoğu Projesi'yle bu suikast arasında çok yakın ilişki var. Bu öyle bir suikast ki, gelecekte 21. yüzyılın dünya sistemini sorgulayanlar birçok şeyi buradan başlatacak. Bu öyle bir suikast ki, Ortadoğu/Orta Asya hattında kimlerin ne tür bir savaşın içinde olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Bu öyle bir suikast ki, hem AB'nin genişlemesiyle hem de ABD'nin küresel hegemonyasına karşı oluşturulmak istenen küresel dayanışma hattının niteliğini ortaya koyuyor. Bu öyle bir suikast ki, Fransa'daki referandumdan Türk dış politikasındaki eğilimlere kadar bir çok gelişmeyle bağlantısı var.

Suikasti neden tekrar gündeme aldım? Hem Fransa'daki gelişmenin AB'yi içine düşürdüğü sıkıntılı durum hem de Afganistan'ın eski Devlet Başkanı Burhaneddin Rabbani'nin geç gelen itirafları yüzünden. Bunu, haritanın, gerçeğin bütününü görmek isteyenler için, dünyada aslında nasıl bir savaş yaşandığını kavramak isteyenler için, kimin kimlerin oyuncağı olduğunu ortaya koymak için yapıyorum.

Ahmet Şah Mesud'in öldürülmesinden söz ediyorum. Afganistan'da ABD ile Pakistan'ın kurduğu Taliban'a karşı direnen tek güç ve komutan olan Mesud'dan...Dünya, "el Kaide öldürdü" diyerek suikastin üstünü örttü. ABD-İngiliz-İsrail cephesinin Orta Asya ile ilgili bütün planları da bu suikastle birlikte gizlenmeye çalışıldı. Mesud'un öldürülmesiyle 11 Eylül saldırıları ve Afganistan işgali arasındaki bağlantıyı ısrarla sorguladım. Birçok şey gibi.

Arkadaşımız Metin Mutanoğlu, Türkiye'de bulunan Rabbani ile dün bu konuyu da içeren bir söyleşi yaptı. Afganistan işgalinde ABD'ye destek veren, sonra da bir kenara atılan eski Rabbani, ilk kez, Mesud'un öldürülmesiyle ABD arasındaki bağlantıyı ortaya koyan ifadeler sarfetti. ABD'nin Mesud'un direnişini kırmak istediğini, kendilerine elçiler gönderdiğini, bunun suikastin nedenlerinden biri olabileceğini, ABD için Mesud'u öldürmenin direnişi bitirmek anlamına geldiğini söyledi. Tam ifade etmese de gerçeğe oldukça yaklaşan sözler bunlar. Gerçeği ben yazayım o zaman:

1997-98'de AB ile (Almanya-Fransa) Rusya, Çin ve İran arasında oluşturulan Berlin'den Moskova'ya ve Basra Körfezi'ne uzanan dayanışma hattı Orta Asya ve Kafkaslar'da ABD-İngiliz-İsrail tezlerine büyük darbe vurdu. ABD eksenindeki Türkiye de bundan nasibini aldı. Amerika'nın dünya liderliğine ilk meydan okuma olan bu gelişme ile söz konusu güçler Taliban'ı devirip Afganistan'ı da ele geçirerek Orta Asya'dan ABD'yi silmeye hazırlanıyorlardı.

Taliban'a karşı savaşan Ahmed Şah Mesud, Afganistan Devlet Başkanı Yardımcısı sıfatıyla AB tarafından Strasbourg'a davet edildi ve en üst düzeyde ilgi gördü. Başta Fransa Dışişleri Bakanı Hubert Vedrine, Fransa Meclis Başkanı Raymond Forni ve Senato Başkanı Christian Poncelet ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Nicole Fontaine olmak üzere, hem Fransız yönetimi hem de AB'nin üst düzey yöneticileriyle bir araya gelen Mesud, Taliban'ın devrilmesi için Avrupa'dan destek istedi. AB ise Pakistan'a çağrıda bulunarak, Taliban'ı desteklememesini istedi. AB'den siyasi destek alan, ekonomik ve askeri destek sözü alan Mesud'a aynı zamanda Rusya da askeri yardım yapmaya başladı. Taliban'ı devirmek için Yeni Delhi'de bir toplantı bile yapıldı. Rusya, İran ve Avrupa gezisinden dönen Mesud 9 Eylül 2001'de öldürüldü. Belçika'dan 2 Arap gazeteci, Tacikistan içlerindeki Hoca Bahuiddin'deki merkezde Mesud'la görüşmek üzere izin aldı. 5 gün bekletildikten sonra, 9 Eylül 2001'de Mesud'la görüştürüldüler. Görüşme odasında kameraman hazırlık yaparken, teçhizat arasına gizlenmiş güçlü bir bomba infilak etti. Kameraman ve muhabirin intihar saldırısında, Mesud göğsüne saplanan şarapnellerle olay yerinde hayatını kaybetti. Dikkat edin, Mesud'un ölümünden sadece 2 gün sonra 11 Eylül saldırıları oldu.

Mesud'un, bugün Ortadoğu/Orta Asya'yı ele geçiren ABD-İngiliz/İsrail cephesi tarafından öldürüldüğüne ve suikastin Avrupa-Rusya-İran-Çin dayanışmasına karşı yapıldığına ilişkin ilki 8 Nisan 2001 yılında olmak üzere çok sayıda yazı yazdım. Ama birçok hayati gerçek gibi kimse buna dikkat etmedi. Şimdi Rabbani de yarım ağız da olsa aynı şeyleri söylüyor.

Bu suikast AB'yi Kafkaslarda ve Orta Asya'da on yıl geriye götürdü ve süper güç hedefine büyük darbe vurdu. AB'nin bölgeye ilişkin bütün tezleri donduruldu. Fransa'daki hayır kararı, AB'yi, Mesud suikastinden sonra ikinci kez geriye itiyor. Önceki günkü yazıya "jeopolitikçilerin hezimeti" başlığını atmamın nedeni de bu. Mesud öldürülmesiydi ABD bugün Afganistan'da ve Orta Asya'da olamayacaktı. Yerine AB olacaktı, üyelik yolunda giden Türkiye olacaktı. O dönemde ABD'nin tetikçiliğini yapan Türkiye şimdi yeni arayışlar içinde. Bu büyük savaşı size gösterilenlerle değil ancak ve ancak gerçeklerin peşine düşerek anlayabilirsiniz. AB'yi ve Türk dış politikasındaki eğilimleri de.

Mesud suikastinin şifresi çözüldüğünde bütün pislikler çevreye saçılacak. İnsanlığı rehin alan büyük yalanlar ve küresel savaşın gerçek boyutu ancak o zaman ortaya çıkacak. Belki bunları yıllar sonra öğreneceğiz. Ancak o zaman öğrenmenin hiçbir anlamı kalmayacak. Şifreleri bugünden çözmek zorundayız. Yoksa çok şey kaybedeceğiz. Kaybediyoruz da…

Tekrar edelim: Mesud'u öldürenler, Refik Hariri'yi öldürenler, Şeyh Yasin'i öldürenler, Yaser Arafat'ı ölümüne kadar tecrit edenler aynı güçler. Başkalarını da öldürecekler!


1 Haziran 2005
Çarşamba
 
İBRAHİM KARAGÜL


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED