|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Fransa'nın ardından bugün Hollanda'nın da AB Anayasası'na 'hayır' demesi bekleniyor. Kalan 23 ülke onaylarsa, bu iki ülkenin durumu, AB liderlerinden oluşan AB Konseyi'ne bırakılacak.
MEHMET KOÇAK / BERLİN
Avrupa başkentlerindeki yoğun kulis ve tartışmalar, "AB'yi nasıl bir gelecek bekliyor?" sorusuna cevap arıyor. "Herşeye rağmen yolumuza devam etmeliyiz" diyen AB mimarları, referandumdan çıkan "hayır" sonucunun yarattığı krizi gidermeye çalışıyor. Hollanda da 'hayır' diyecek Yapılan açıklamalar, Brüksel'in şu anda ne kadar çaresiz durumda olduğunu da gözler önüne serdi. AB, Fransa'dan sonra şimdi Hollanda'da bugün yapılacak referandumun sonucunu beklemeye başladı. Hollanda'daki referandumda da "hayır" çıkması bekleniyor. Bu sonuç AB'nin çaresizliğini bir kat daha arttıracak. Ardından Brüksel, 16-17 Haziran tarihlerinde toplanacak Avrupa Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesine kilitlenecek. Liderler bu zirvede krizden çıkış yolunu bulmaya çalışacaklar. Ancak bu buluşmanın sorunları çözeceği de şüpheli. İkinci bir referandum ileride AB Komisyonu, AB'nin bir "B planı" olmadığına ısrarla dikkat çekiyor. Brüksel, şimdilik Fransa'da ikinci bir referandumun yapılması üzerinde durmuyor. Bu sonucun AB'de domino etkisi yaratmayacağı, iki fire hariç, diğer AB ülkelerinde 2006'ya kadar Anayasa'nın kazasız belasız onaylanacağını umut ediyor. Böylece, Fransızların da ilerde fikir değiştirmesi mümkün olabilecek. Anayasa'nın 25 ülkenin beşte dördü tarafından onaylanması ise, krizin atlatılmasına yardımcı olacak. Çünkü, Anayasa'nın yürürlüğe girmesi için 25 ülkenin onayı istense de, Anayasa metnine iliştirilen 30 numaralı deklarasyonda, birliğin beşte dördünün metni onaylaması durumunda, "bir çözüm bulmak üzere AB Konseyi'ne başvurulacağı"ndan bahsediliyor. Bu da, istendiği takdirde çoğunluğun onayı durumunda, Anayasanın yürürlüğe girmesinin mümkün olacağı anlamına geliyor. AB liderleri, Anayasa'nın geleceğine ilişkin kararlarını 16-17 Haziran'da Brüksel'de verecekler.
|
|
![]() |
|
|
|
|