T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S O N   D A K İ K A 9 AĞUSTOS 2006 ÇARŞAMBA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Bugünkü Yeni Şafak
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Baro'dan 'Askeri gözaltına alma' genelgesine dava

Ankara Barosu, gözaltına alınan ya da yakalanan asker kişilerin inzibat ya da askeri makamlara teslim edilmesini ve daha sonra Cumhuriyet Savcısı'na haber verilmesini öngören Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açtı.

Baro, genelgenin, suçüstü halinde uygulanması gereken tedbirleri engellediğini ileri sürdü.

Ankara Barosu adına Danıştay'da dava açan avukat Kemal Vuraldoğan, atıfta bulunduğu genelgenin, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'ne aykırı olduğunu savundu.

Dilekçede, genelgeyle asker kişilerin en yakın askeri inzibat karakoluna, inzibat karakolu yoksa askeri makamlara teslim edilmelerinden sonra yetkili Cumhuriyet Savcısına haber verilmesinin ilgili birimlere iletildiği, ancak bunun, Cumhuriyet Savcısının derhal haberdar edilmesini hükme bağlayan Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 90/5. maddesine aykırı olduğu belirtildi.

Ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerde, askeri mevzuatta düzenleme olmadığından Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerektiği anlatılan dilekçede, yönetmeliğin 6. maddesine göre yakalanan kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek amacıyla kaba üst araması yapılarak, silah ve bunun gibi unsurlardan arındırılmasının sağlanacağı kaydedildi. Yakalama sırasında suçun iz, emare, eser ve delillerinin yok edilmesini veya bozulmasını önleyecek tedbirlerin de alınacağı anımsatıldı.

Dilekçede, "Genelge; Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinde yakalanan asker kişilere uygulanmasını engellediği için hukuka aykırıdır ve iptal edilmelidir. Telafisi imkansız sonuçlar doğurmaması bakımından da yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmelidir" denildi.

"TSK İÇ HİZMET KANUNU, ANAYASAYA AYKIRI"

Dilekçede, asker kişilerin karıştığı suçlarla ilgili düzenlemeleri içeren Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun (TSKİHK) 92 ve 93. maddelerinin, görevle ilgisi olmayan suçları da özel soruşturma usulüne tabii tuttuğu anımsatıldı.

Görev suçlarına ilişkin özel düzenlemelerin, ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinde uygulanamayacağı, soruşturmanın genel hükümlere göre yapılacağı ifade edilen dilekçede, TSKİHK'nın 92 ve 93. maddelerinin asker kişilere ayrıcalık tanıdığı ileri sürüldü ve Anayasanın "eşitlik" ve "adil yargılanma" ilkelerine aykırı olduğu savunuldu.

Dilekçede, "Asker kişilerin görevle ilgili olmayan suç işlemeleri halinde, polis tarafından en yakın askeri makama veya inzibat karakoluna davet edilmelerini öngören düzenlemenin, anlaşılabilir, gerçek ve somut bir farka dayanan, kanunun amacıyla ilişkili, akla uygun, makul, adil bir düzenleme olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu düzenlemeyle herhangi bir fayda elde edilmesi mümkün olmadığı gibi anılan düzenleme çok önemli sakıncalar doğurabilecek niteliktedir" denildi.

Dilekçede, Anayasaya aykırılık iddiasıyla, TSKİHK'nın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması da talep edildi.

  • ANKARA (A.A)

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi